Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, dört gündür süren yangınla ilgili konuştu. Böcek, yangında amaçlarının canları kurtarmak olduğunu söyledi. 2 orman işçisinin ölümüyle birlikte, Antalya’daki yangında yaşamını yitirenlerin sayısının 5’e yükseldiğini bildirdi.

Böcek, “Orman işçisi 2 kardeşimi kaybettik. Biz yanıyoruz, Manavgat yanıyor şu anda. Bizim artık büyüklerimiz bunu, ne yapabilirlerse yapmalarını istiyoruz. Bin 146 çalışanımla gece gündüz buradayım” dedi.

Böcek, belediyelerinin bütün imkanlarını yangını söndürmeye sevk ettiklerini ve diğer belediyelerden de yardımların geldiğini belirterek, şunları söyledi:

“Siyaseten söylemiyorum, her partinin büyükşehir belediye başkanı gönderiyor. Dün genel başkanım vardı, bakanlar burada, yarın Meral Akşener, Sayın Genel Başkanım, ablamız geliyor. Bugün Cumhurbaşkanımız geliyor. Bizim yangımızı söndürün, biz yanıyoruz. Burada eksik helikopter mi var, uçak mı var ne varsa. Sarp yerlere ulaşamıyoruz. Ne orman işçisi kardeşim, ne ormanın arazözleri, ne bizim büyükşehrimizin; yetişemiyoruz, ulaşamıyoruz. Biz helikopter, uçak ne varsa. Yanmak istemiyoruz daha fazla, 5 canımızdan olduk. Ayrıca ormanda binlerce canlar yanıyor şu anda. Bizi kurtarın, Antalya’yı, Manavgat’ı kurtarın.”

Böcek; yangın ilk çıktığında 79 mahallede su almadığını ve şu anda suyu olmayan mahalle sayısının 4’e indiğini bildirdi.

“Ben ineğin yoğurt - süt parasıyla büyümüş bir birisiyim” diyen Böcek, yurttaşların hayvanlarını ve geçim kaynaklarının yandığını söyleyerek, “Yangınları biz ağıllar, ahırlar bilirdik. Ama biz şu anda 2 bin 300 yapı, ev yandı. Ben 27 yıllık yöneticiyim, başkanlık yapıyorum ama böylesi bir yangın görmedim. İçimiz, geleceğimiz yanıyor. Bir sarp yerleri söndüremiyoruz. Alanya’ya Gazipaşa’ya geçiyor. Akseki, Gündoğmuş’a geçiyor. Yanıyoruz artık, bir an önce yangını söndürürüz diye umut ediyorum” dedi.

Böcek, acil ihtiyaçlarının yangını söndürmek olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

“En büyük ihtiyacımız yangını söndürmek, onun dışında her şeyi çözüyoruz. Gıda yardımı, belediye başkanlarımız. Hepsi çok şey gönderiyorlar. Samanı, yemi. Her şeylerini gönderiyorlar. Seferber bütün herkes. Ama bizim isteğimiz, sarp yerlerde, ulaşılamayan. Torosların orada baktığımızda helikopter mi, uçak mı? Ne yapılması gerekiyorsa onları bekliyoruz biz.”