Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Gönül Boran Özüpak, mücadelelerinin kapsamını ve siyasetçilerden beklentilerini RS FM’de Ali Çağatay’la Seyir Hali programında anlattı.

Özüpak “Sorunlarımızla muhalefet partileri ilgilenirken, hükümetimizin bize algılarla yaklaşımını asla kabul etmiyoruz. İstiyoruz ki işi bu hale getirmesinler ve hükümetimiz de masaya otursun” dedi.

Özüpak, mücadele ettikleri konuları ve mağduriyetlerini şöyle sıraladı:

“8 Eylül 1999 öncesi işe girişliler olarak devletimizle yaptığımız sözleşmenin tek elden fesh edilmesiyle kadınlarda 20 yıl 5 gün erkeklerde 25 yıl 5 gün, prim günü ile devam eden çalışma hayatımıza üçüncü şartın getirilmesi 2 ila 17 yıl arasında yaş haddinden dolayı emekli hayallerimizin ötelenmesi üzere verdiğimiz bir mücadeledir. Bu süre zarfında sadece yaş haddiyle mağdur edilmedik. 2008 yılında aylık bağlanma oranlarının bugün emekli olan arkadaşlarımıza yansıyan emekli maaş aralığı 1500-2000 arasındadır. Asgari ücretimiz 2835 lira olarak yeni belirlendi biliyorsunuz ama her ay da açıklanan bir açlık sınırı var. 4 kişilik bir ailenin geçinebileceği 8000-9000 arasında yoksulluk sınırı var. Bağlanan maaşların 1500 liralarda kalması açlığa sefalete mahkum edilmektir. 5510 sayılı yasanın da mücadelesini ayrıca veriyoruz.”

TÜRKİYE ŞARTLARINDA 65 YAŞA KADAR ÇALIŞMAK MÜMKÜND DEĞİL

Avrupa’daki emekli yaş örneklerinin Avrupa ülkelerindeki çalışma şartları ile birlikte sağlandığını söyleyen Özüpak, devamında “Bize hep Avrupa örnekleriyle geliniyor. Avrupa örnekleri, Avrupa şartlarıyla 65-70 yaş aralığında. Bizim Türkiye şartlarında 50-55 yaş aralığında hayatını kaybedenler, işsizler ve hastalıkla mücadele edenler var. Çalışma şartlarının en ağır koşullarında yaşayanlar var. Türkiye şartlarında 65 yaşa kadar çalışmak mümkün değil. Bu kadar çalışma hayatıyla emekçinin üzerine yüklenilmez” dedi.

Siyasetçilerin kendileri üzerinde algı oluşturduğunu söyleyen Özüpak, hükümetin sorunlarına çözüm getirmemesi üzerine “28-30 yıllık çalışma hayatımızla bu memleketimize en fazla alın teri dökenleriz ve en fazla mağdur edilen topluluk olduk. Bizim için ‘erken emeklilik istiyor’ algılarını yaratanlar, maalesef 45-46 yaşlarında emekli olup bunu bu hale çeviren siyasetçilerimiz. Sayın Çalışma Bakanımızın açıklamaları ortada, kendisi de çok iyi biliyor ama algı yöntemleriyle üzerimize farklı isimler konduruyorlar. Çözüm odaklı değiller, muhalefet partilerinin tüm programında varız. Bize söz değil, icraat lazım. Siyasetin kavgalarından vatandaş olarak bıktık” ifadelerini kullandı.

MECLİSİ OY HAKKIMIZLA BİZ SEÇİYORUZ

Özüpak, söz değil güvence istediklerini söyleyerek iktidara talip olanların muhalefet partilerinin kendilerine noter tasdikli taahhüt alacaklarını açıkladı:

“Biz diyoruz ki, seçim beyannamelerinin içerisinde yer alıyoruz. Güvence istiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi, İYİ Parti genel başkanları ve diğerleriyle de iletişim halindeyiz. Bize ‘noter tasdikli taahhüdünüzü vereceksiniz, iktidara talipseniz, güvencesini yazılı istiyoruz’ dedik. Kendileri de ‘evet’ dediler. Yakın zamanda noter taahhüdünü kendilerinden teslim alacağız. Sorunumuza muhalefet partileri çözüm bulmuşken, hükümetimizin bize algılarla bu şekilde yaklaşımını asla kabul etmiyoruz. O meclisi vatandaşlık görevimiz olan oy hakkımızla biz seçiyoruz. Seçimleri sabırsızlıkla da bekliyoruz. İstiyoruz ki bunu bu hale getirmesinler ve hükümetimiz de masaya otursun. En iyi yol bulunacaktır.”