İzmir'de merkezi sistemle ezan okunan çeşitli camilerin minarelerinden İtalyan partizan marşı "Çav Bella" çalınmış ve olayla ilgili olarak İzmir Müftülüğü soruşturma başlatmıştı.

Kentin farklı ilçelerinde bulunan camilerden çalınan müzikleri, sosyal medya hesabından "Müftülük bu konuda açıklama yapacak mı?" diyerek yayınlayan ve sonrasında 'troll' hesaplar tarafından hedef gösterilen CHP eski İl Başkan Yardımcısı Banu Özdemir'in duruşması, 26 Kasım Perşembe günü saat 14.00'da İzmir Adliyesi'nde gerçekleşecek.

Paylaşımı sonrasında Özdemir hakkında, TCK 216'ya 3'ten işlem yapıldığı duyurulmuş, soruşturma maddesi değiştirilerek TCK 216'ya 1 kapsamında, Mayıs ayında cezaevine gönderilmişti.

Özdemir'in tutuklanması, Türkiye ve dünya kamuoyunda tepkiler yaratmış, avukatlarının tutukluluğuna itirazları reddedilmesine rağmen, Özdemir tahliye edilmişti.

Yaşanan gelişmelerin üstünden yaklaşık 7 ay geçmesine rağmen, olayın failleri henüz bulunamamışken, halen tutuksuz yargılanmakta olan Özdemir, 17 Eylül'de ilk duruşmasında hakim karşısına çıkmış, iddia makamı Özdemir'in paylaşımlarının kamuoyunda herhangi bir infial yaratıp yaratmadığının araştırılması için kolluk kuvvetlerine sorulması gerekçesiyle duruşmayı 26 Kasım Perşembe günü saat 14.00'a ertelemişti.

Duruşma sonrası açıklama yapan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "Herhangi bir infial olmadığını hepimiz biliyoruz, çalanlar hala yok. 'Burada bir olay var, bir şey çalınıyor, müftülük bu konuda açıklama yapacak mı?' diyen insanı yargılıyorsunuz. İki kere iki dört eder; dört demeye çekiniyorsunuz. Bıktık sizden. Ne suçu var Banu Özdemir'in ve bu İzmir'in güzel insanlarının" açıklamasını yapmıştı.

Duruşmaya günler kala Özdemir, bugün sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşım ile savcılık istemiyle İzmir Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan Kasım ayı raporunun, kendisinin suçsuz olduğunu kanıtlar nitelikte olduğunu açıkladı.

Özdemir'in paylaşımı şu şekilde;

"Bilindiği üzere, bundan tam 7 ay önce Mayıs ayında kimliği belirsiz kişilerce İzmir'in farklı ilçe camilerden şarkı çalındığında, konuya dikkat çekmek ve yetkili kurumu göreve davet etmek için ilgili videoları haber sitelerinden indirerek paylaşım yapmış, siyasi kimliğim hedef alınarak maruz kaldığım iftira ve karalama operasyonu sonucunda hiçbir suçum yok iken haksızca ve hukuksuzca özgürlüğümden alıkonulmuş, Ramazan Bayramı'nı ailemden ve sevdiklerimden ayri cezaevinde geçirmek zorunda bırakılmıştım.

Aradan 7 ay geçmesine rağmen bu provakasyonu yapan kişiler bulunamadı. Savcılık makamının cevap yazısı istemi üzerine "herhangi bir şüpheli/failin tespit edilemediği de Kasım ayı içinde ilgili makamlarca yazılan resmi yazıyla kesinleşmiştir.

17 Eylül'de hakim karşısına çıktığımız ilk duruşmamızda bu sürecin asıl mağdurunun organize bir iftira ve karalama girişimine maruz kalan bizlerin ve Türk yargısının olduğunu ifade etmiştik.

Her bir detayı Türk Hukuk tarihine geçecek nitelikte olan duruşma tutanaklarıyla mahkememiz "paylaşımlarımın herhangi bir infiale sebep olup olmadığının araştırılması için kolluk güçlerine sorulması" gerekçesi ile 26 Kasım saat 14:00'e ertelenmişti.

Herhangi bir infial olmadığını belirten, kamuoyunu yanıltan bazı provaktif paylaşımlar ile sürecin esas mağdurunun bizler olduğunu bir nevi ifade eden İzmir Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanmış resmi rapor Kasım ayı içinde dava dosyasına işlendi. Devam eden yargı süreci sebebiyle bugüne dek sabır ve sükunet içinde bu konuda sessizliğimi korumaya devam ettim. Beklentimiz, kamuoyu vicdanında çoktan beraat ettiğimiz, hiç bir yönüyle ilişiğimin bulunmadığı bu haksız ve hukuksuz mağduriyetin hukuki zeminde 26 Kasım günü karara bağlanarak sonlandırılması.

Hak, Hukuk ve Adalet mücadelemi sonuna dek sürdüreceğimi ve bu yolda dostlarıma, halkıma ve adalete dair inancımı kaybetmeyeceğimi bir kez daha söylemekten onur duyuyorum."