Metal geri dönüşüm fabrikasında çalışan bir işçi, “Test yaptırabilmek için iki gün uğraştım. Dört toplu taşıma aracı kullanarak gidip geldim. Evde karantinadayız, çıkmamız yasak. Komşuların desteği olmasa ekmeğimiz bile yok” diyor.

Ankara’da metal geri dönüşüm fabrikasında çalışan ve Covid-19 teşhisi konulan bir işçi yaşadıklarını BirGün’e anlattı. İşini kaybetme korkusu ile isminin açıklanmasını istemeyen işçi, “Aynı servisi kullandığım diğer işçinin testinin pozitif olduğu bilgisi geldiğinde test yaptırabilmek için iki gün çaba sarf ettim. Testim pozitif çıktı. Dört kişilik bir aileyiz, karantinaya alındık. Komşuların desteği olmasa ekmeği dahi temin etme şansımız yok” dedi.

Uzun yıllardır metal sektöründe çok zor şartlar altında düşük ücretle çalıştığını belirten işçi, yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Fabrika evime çok uzak olduğu için servis ile gidip geliyorum. Pazar günü işyerinden aranarak aynı servisi kullandığım arkadaşımda Covid-19 çıktığı bildirildi. Pazartesi akşamına kadar Ankara’da bulunan devlet ve özel hastaneleri arayarak test yaptırabileceğim bir kurum aradım. Oğlumun aracılığı ile bir özel hastaneden randevu aldım.

Arabam olmadığı için de yaklaşık bir saat uzaklıktaki hastaneye otobüs ve dolmuş kullanarak ulaştım. Test yaptırmak istediğimi bildirmeme rağmen doktor muayenesi ile birlikte toplamda 350 TL ödeme yaptım. Test için kalabalık bir ortamda saatlerce bekledim. Randevum akşam olmasına karşın test için gece 02.00’ye randevu verildi. İtirazım sonrasında birkaç saatlik bir bekleme ile testi yaptırdım. Aynı şekilde dolmuş ve otobüs kullanarak evime döndüm. Salı günü hastaneden gelen bilgilendirme mesajı ile Covid-19 olduğumu öğrendim.”

İLAÇ PROSPEKTÜSÜ OLMADAN VERİLDİ

Test sonucundan birkaç saat sonra eve filyasyon ekibinin geldiğini söyleyen işçi, “Gelen ekip kapının önünde bana, eşime ve kızıma birtakım sorular sordu. Bulgu olup olmadığı, kronik rahatsızlıklarımız gibi… Bunun ardından 14 gün karantinada kalacağımız belirtilerek, ilaçlardan biri kutusu ile diğeri de prospektüssüz ve kutusuz olarak verildi” diye konuştu.

“Bir komşumuz ilaç kullandığında yan etkilerinden dolayı hastanelik olmuştu, bunun için kaygılandım; çünkü ilaçlardan birinden ilk gün toplam 16 tane içmem gerektiği söylendi. Diğer ilacın prospektüsünün olmayışı da bizi kaygılandırdı ” diyen işçi, filyasyon ekibinin yeterli bilgilendirmeyi yapmadığını söyledi.

Eşinin şeker, kolesterol, karaciğerde yağlanma gibi rahatsızlıklarının olduğunu belirten işçi, “Aynı evde yaşadığım eşim ve kızım için tedirginim” dedi.

OĞLUMA ‘EVE GİTMEYİN’ TELEFONU

İşçi, oğlunun iki gün sonra askere gideceği için tesadüf eseri sabah test yaptırdığını ifade ederek, “Benim test sonucum çıktıktan sonra Sağlık Bakanlığı’ndan oğlum aranmış, evin karantinaya alındığı ve eve girmemesi gerektiği söylenmiş. Oğlum iki gün sonra askere gidiyor, bütün eşyaları evde. Hem nasıl olacak, nerede kalacak, otelde kalması için paramız var mı diye soran yok” diye isyan etti.

MAAŞ KESİNTİSİ KORKUSU

Test sonucunun ardından işyerinin muhasebecisi tarafından aranarak kendisinden rapor istendiğini anlatan işçi, “Maaşım kesilmesin diye aile hekimimi arayarak Covid-19 testimin pozitif çıktığını ve rapor istediğimi söyledim. Aile hekimim test sonucuma ilişkin e-Nabız ve Sağlık Bakanlığı sisteminde bir bilgi bulunmadığını söyledi. Bugün aile hekimime tekrar ulaşarak test sonucumun sisteme düşüp düşmediğini öğreneceğim, yoksa maaşım kesilecek” ifadelerini kullandı.

KOMŞULAR DA OLMASA AÇ KALIRIZ

Ev halkı olarak karantinada olduklarından zorunlu ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiklerini de dile getiren işçi, “Komşularımız da olmasa ekmeğimizi, suyumuzu kapıya getiren yok. Evin içinde üç kişiyiz. Sürekli ihtiyaç çıkıyor ama bu ihtiyaçların karşılanması için hiçbir şey yapılmıyor. Bugün denetime gelerek evde miyiz diye baktılar, evde olmasak para cezası kesilecek. Para cezası keserek evden çıkmamızı engelleyen devlet, eve ekmeğin nereden geleceğine ilişkin de bir çözüm bulmalı” şeklinde konuştu.