Sözcü gazetesi yazarı Saygı Öztürk, Dağlık Karabağ'daki sıcak çatışmalar devam ederken, Azerbaycan ordusundaki başarıya damga vuran 3 Türk komutanı yazdı.

"Azerbaycan'ın yeni silahlı kuvvetleri yapılanmasında 3 Türk komutanın büyük emeği vardı" diyen Öztürk, Binbaşı Kaşif Kozinoğlu, Yüzbaşı Levent Göktaş ve Özel Kuvvetler eski Komutanı Engin Alan'ın çağdaş, güçlü, kendi topraklarını koruyacak bir ordunun kuruluşunun gerçekleştirilmesinde büyük emekler harcadığını aktardı.

Öztürk, "Kahramanlıkları dillere destan olan komutanlardan Engin Alan “Balyoz soruşturması” kumpasında tam 39 ay cezaevinde yattı. Binbaşı Kaşif Kozinoğlu, yurtdışı görevindeyken Türkiye'ye çağrıldı ve “Ergenekon Davası” kapsamında Silivri Cezaevi'ne konuldu. Orada hayatını kaybetti. Onun vefatıyla ilgili soru işaretleri hala devam ediyor. Albay rütbesiyle emekliyle ayrılan Levent Göktaş da ‘Ergenekon kumpası'nda yıllarca cezaevinde tutuldu. Ama o Azerbaycan'dan, orada yetiştirdiği askerlerden hiç kopmadı" ifadelerini kullandı.

Saygı Öztürk'ün Sözcü'deki yazısı şöyle:

Can Azerbaycan'a ilk kez dönemin Sağlık Bakanı Halil Şıvgın ile birlikte gitmiştik. Yokluğun, yoksulluğun zirvede olduğu dönemdi. Bugün “Şehitler Hiyabanı” olarak bilinen gerek 1918'de Bakü muharebelerinde, gerekse, Azatlık meydanında şehit olanların kabirlerinin bulunduğu Bakü'de, Rus komutanın heykeli vardı. Millet Meclisi'nin önünde ise dev bir Lenin heykeli bulunuyordu.

Önce, şehitlikteki heykeli yerle bir ettiler. “Sıra Lenin heykeline de gelecek” diyorlardı. İşte mitinglerin yapıldığı o meydana da “Azatlık” adını vermişlerdi. Başka bir gidişimde artık Lenin heykeli de yoktu. Azerbaycan'da herkesin aklı-fikri Ermenistan tarafından işgal edilen Karabağ'daydı. Şiirler, türküler hep “Karabağ” diyordu. Şehitleri de hiç unutmadılar. Her zaman ziyaret edilen, her zaman taze çiçek konulan yerdi.

KARŞILIKSIZ KALMAYACAKTI

Azerbaycan'ın Tovuz bölgesinde Kolordu Komutanı Tümgeneral Polat Haşimov, Albay Ilgar Mirzaev, iki binbaşı, 2 astsubay, bir er geçen Temmuz'da şehit edilmişti. Olayın meydana geldiği yer, Gürcistan-Kars-Azerbaycan demir yolu hattının geçtiği, Türkiye'ye gelen enerji hatlarının bulunduğu yerdir. Yani, Karabağ'dan ayrı bir bölgededir.

Azerbaycan askerleri Türk ve Rus ekolüne göre yetiştiriliyor. Şehit edilen general, albay ve iki binbaşı da Türkiye'de eğitim gördü. Hepsi “Türk dostu”, askerin, halkın sevdiği isimlerdi. 2016 yılının Nisan ayında Taliç bölgesinde Ermenilerle yaşanan çatışmadaki kahramanlığı nedeniyle bir karakola Tümgeneral Polat Haşimov'un adı verilmişti. Bu kahramana, Devlet bir ev armağan etmişti. Polat Haşimov ne yaptı? O evi bir şehit ailesine bağışladı. Gelin de bu komutanı sevmeyin, baş tacı etmeyin, saygı duymayın…

Ankara'ya ulaşan bilgiler arasında bu suikastın arkasında Fransa bulunuyordu. 26 Temmuz 2020'de bu köşede, “Azerbaycan'ın bu çok sevilen komutanının intikamı çok değil, kısa süre içinde alınacaktır. Çünkü, askerler de, halk da bunu bekliyor” demiştim. Ermenilerin yeni saldırısı, o günü getirdi. Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri, eskisi gibi değildi. Yeni silahlı kuvvetleri yapılanmasında üç Türk komutanın büyük emeği vardı.

ALAN, KOZİNOĞLU, GÖKTAŞ

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri'nin çok iyi bir eğitime ihtiyacı vardı. Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın en gözde, parlak isimlerinden olan, atış gösterilerinden insanın nefesini tutup izlediği komutanlardan birisi Binbaşı Kaşif Kozinoğlu, diğeri de Yüzbaşı Levent Göktaş'tı. Türk Silahlı Kuvvetleri adına 1992'de Azerbaycan'a 12 kişilik Özel Kuvvetler timi gönderildi. Tim komutanı Kaşif Kozinoğlu, yardımcısı ise Levent Göktaş'tı. Alt yapıyı oluşturup silahlı kuvvetleri eğitmeye başladılar. 1994 yılında Azerbaycan'a bir başka ünlü komutan daha gitti. Özel Kuvvetler eski Komutanı Engin Alan, çalışmaları koordine etti, çağdaş, güçlü, kendi topraklarını koruyacak bir ordunun kuruluşunu gerçekleştirilmesinde büyük emekler harcadı.

Engin Alan gibi, Kaşif Kozinoğlu gibi Levent Göktaş'ın kahramanlığı dillere destandır. Türk Silahlı Kuvvetleri'nde “Efsane Yarbay” olarak tanınan Korkut Eken'den dinlemiştim: “Levent Göktaş'ı dağda 500 PKK'lının arasına at, onların arasından yara bile almadan sağ-salim kurtulur.” İşte Göktaş da böyle bir kahramandı.

HEPSİ CEZAEVİNE GİRDİ

Kahramanlıkları dillere destan olan komutanlardan Engin Alan “Balyoz soruşturması” kumpasında tam 39 ay cezaevinde yattı. Binbaşı Kaşif Kozinoğlu, yurtdışı görevindeyken Türkiye'ye çağrıldı ve “Ergenekon Davası” kapsamında Silivri Cezaevi'ne konuldu. Orada hayatını kaybetti. Onun vefatıyla ilgili soru işaretleri hala devam ediyor. Albay rütbesiyle emekliyle ayrılan Levent Göktaş da ‘Ergenekon kumpası'nda yıllarca cezaevinde tutuldu. Ama o Azerbaycan'dan, orada yetiştirdiği askerlerden hiç kopmadı.

Emekli Korgeneral Engin Alan, “Türk Azerbaycan; Gazan mübarek olsun. Güneyde Aras'tan, Kuzeyde Murov dağına kadar cepheyi karış karış biliyorum. Stratejik Murov öncelikle kontrol edilmelidir. Hankendi yolunu açmak için Terter ve Ağdam'da Ermeni işgalindeki yerler ele geçirilmelidir. Rusya ve İran'a dikkat” diyor. Alan, “Yüreğimin yarısı orada. Allah yardımcıları olsun” diye de ekliyor…

Ermeni işgali altındaki Fuzuli kenti ile 7  köy Azerbaycan tarafından alındı. Açıkçası Ermeniler, Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri'ndeki bu değişim karşısında şaşkına döndü. Azerbaycan ordusu sadece askeri hedeflere, Ermeniler ise sivil hedeflere yöneliyor. Bir TSK yetkilisi, “Rusya, İngiltere, ABD  müdahale etmezse Azerbaycan, Karabağ'ı bırakın, Ermenistan'ı bile alabilir. Top, tank atışları, Türk ve İsrail yapımı SİHA'lar çok etkin olarak kullanılıyor” diyor.

Azerbaycan askeri tıpkı Türk Silahlı Kuvvetleri düzenine göre yetiştirildi. Harp okullarıyla, eğitimiyle hatta üniformasıyla. O yüzden “İki devlet, bir millet” diyoruz…