CHP’li Özel, FOX TV’de “İsmail Küçükkaya ile Çalar Saat” programına katılarak gündemi değerlendirdi.

Özel, koronavirüsle mücadeleye ilişkin olarak, “Bu ulusal bir mücadele hatta bu insanlığın toplam mücadelesi. Biz, katkı sağlamaya, gördüğümüz eksiklikler konusunda uyarmaya, yapıcı önerilerde bulunmaya çalışıyoruz. Bu meseleyi önemsemekle paniğe kapılmak arasında ince bir çizgi var. En yüksek düzeyde önemsemek gerekiyor. İlk vaka tespit edildiği günden bugüne 14 gün geçti” dedi.

YENİDEN TARTIŞILACAK

Özel, “Bu koronavirüs başlamadan önce bir dünya vardı, bundan sonra başka bir dünya olacak. Mevcut dünya düzeninin yeniden tartışılması gerekiyor. Türkiye’deki varlıklı yüzde 20, Türkiye’deki milli gelirin yarısını elinde tutuyor. Büyük bir gelir adaletsizliği var, sağlığa ve eğitime erişimde adaletsizlikler var. İki çocuk doğuyor, birinin ailesi zenginse her şeyin en iyisine sahip. Diğerinin ailesi yoksulsa, her konuda dezavantajlı başlıyor hayata. Bu eşitsizlik hayat boyu sürüyor. 77 sülalesine yetecek mirası bırakıyor biri, öbürü çocuğuna sadece borç bırakabiliyor. Bunların hepsinin baştan sona tartışılacağı bir süreç lazım. Biz hatayı önce bu kadar eşitsiz bir ülkeye ve bu kadar eşitsiz bir dünyaya isyan etmeyerek, isyan edenlerin isyanını görmeyerek yaptık. Dünyada popülizm çökecek. Popülizm terk edilecek. Milliyetçilik şehit cenazesinin başında yapılır ama gerçek milliyetçilik bu ülkenin çocukları için aşı üretecek fabrikaları kurmaktır. Bize popülist liderler değil, halk için iyi şeyler yapacak kişiler, gelir adaletsizliğini ortadan kalktığı bir dünya lazım” diye konuştu.

EN BÜYÜK YANLIŞIMIZ AZ TEST YAPMAK

Özel, Sağlık Bakanlığı’nın neleri doğru neleri yanlış yaptığına ilişkin bir soru üzerine, “Bilim Kurulu’nu oluşturmak en doğrusuydu. Sınırların kapatılması doğruydu ama biraz daha hızlı davranılabilirmiş. Kalabalık işyerlerinin kapatılması doğruydu. 65 yaş ve üstüne yönelik alınan karar doğruydu ama iletişiminin daha doğru yapılması gerekirdi. Yaşlılar için neredeyse nefret söylemine varacak bir takım sosyal medya paylaşımlarına sebebiyet verecek bir algı yaratıldı. Türkiye’nin bir salgın hastalıkla mücadele eylem planı yok. Anlık olarak hazırlanıyor. 500 bin test kiti ihraç etmişiz ABD’ye, bununla övünüyorduk ama şimdi anlıyoruz ki o kitler bize lazımmış. Bir salgın yaklaşırken test kitlerini, maskeleri ihraç etmek yanlıştı. En büyük yanlışımız az test yapmak. Dünya Sağlık Örgütü’nün uyarısı test. Ölüm oranlarına bakıyorsunuz Almanya yüzde 0,3, Güney Kore yüzde 1’lerde. Türkiye yüzde 2’lerde. Almanya ve Güney Kore, çok fazla test yaparak bu noktaya geldi. Esas yanlış dünyada salgın varken umreye 20 bin kişiyi yollamaktı” ifadesini kullandı.

ŞEFFAFLIK ŞART

Özel, “Türkiye’de kaç tane hasta var, kaç test yapıldı, vaka sayısı, ölüm sayısı kaç, buna yönelik bir monitör yok. Dünyada anlık olarak güncelliyorlar. Türkiye’de monitör Sağlık Bakanı’nın twitter hesabı. Korku filmi gibi gün biterken herkesin gözü Sağlık Bakanı’nın twitter hesabında. Herkesin ulaşabileceği bir ekran olması gerekiyor. Bizde Sağlık Bakanı günde bir kere korku filmi gibi twit atıyor. Bu, doğru değil. İnsanlar merak ediyor, merakları bastırılmadığında devreye söylentiler giriyor. Şeffaflık şart” diye konuştu.

GÜNLER ÖNCESİNDE ÖNERDİK

Özel, Ticaret Bakanlığı’nın tek kullanımlık tıbbi maskelerde uygulanan ilave gümrük vergisi ile kolonya ve dezenfektan üretiminde ham madde olarak kullanılan dökme etil alkol ithalatında uygulanan gümrük vergisinin sıfırlanmasına ilişkin olarak, “Bunu günler önce önermiştik. Bugün de olsa yerine getirilmesini önemli buluyoruz. Alkolde vergi sıfırlarken de şeker fabrikalarını kapatan fabrikanın başını duvarlara vuruyor olması. Milli şeker fabrikanız yoksa alkolü dışarıdan almak zorunda kalırsınız” dedi.

EVDE KAL DEMENİN AÇ KAL DEMEK NOKTASINDA OLDUĞU BİR GRUP VAR

Özel, “Evde kal dediklerimizden bazılarına aç kal diyoruz. Türkiye’de 6 milyon kişi sokak ekonomisinden geçiniyor, çiçek satıyor, sokak müzisyenliği yapıyor. Bu insanların her birisi o gün kazandığı parayla geçiniyor. Evde kal demenin aç kal demek noktasında olduğu bir grup var. 1,8 milyon kişinin işyeri kapandı, onlar evlerine ekmek götüremiyor. Bir ülkenin sokağa çıkma yasağı tartışılıyor ama bir ülkenin sokağa çıkma yasağı ilan edebilmesi için, vatandaşının elektrik, su, doğalgaz, mutfak masrafı ve maaşlarını karşılayacak parasının Hazinesinde olması lazım. Maalesef yok. Bugün alınması gereken tedbirleri alabilecek durumda değiliz. Bizim beğenmediğimiz Merkel, ‘Kimse korkmasın, kimse işsiz, aç, açıkta kalmayacak’ diyor. Yoksullara, işsizlere, günübirlik geçinenlere, yevmiyecilere uzanacak şefkatli bir el lazım. Devlet, yüzde 65 dolaylı vergi alıyor, devletin bu mantığını değiştirmesi lazım. Bir tarafta kollanan 5 şirket var. Bunlar her daim kazandı, bunlar şimdi biraz duracak. Devlet, ben verdiğim bütün garantili ödemeleri bir yıl süreyle erteliyorum demeli. Bu müteahhitler semireceği kadar semirdiler, biraz kenarda otursunlar” diye konuştu.

ÇOCUK İSTİSMARINI DAHİL ETMEK AKIL ALMAZ

Özel, Parlamento’nun gündeminde olan infaz düzenlemesine ilişkin olarak, “Yıllardır cezaevlerindeki kapasite sorununu, insanlık dışı şartları, nöbetleşe uykuyu, nöbetleşe nefes alıp vermeyi raporlaştırıyoruz. MHP, 24 Haziran 2018 seçimlerinden önce bu konuyu gündeme getirdi ama arkasında durmadı. Bizim ikna edemediğimiz MHP ile AK Parti’yi koronavirüs ikna etmiş gözüküyor. Şimdi bir pozitif duyguyla hareket ediliyorken, çocuk istismarına, kadına karşı şiddete af nereden çıktı? Kadına karşı şiddet suçundan, çocuk istismarından içeride olanlar, uyuşturucu baronları da bu kapsamın dışında kalmalı. Koronavirüs bizi bir af noktasına getirdi ama böyle bir günde düşünce suçuna af getirmeyeceksin, gazeteciler içeride kalacak, Osman Kavala içeride duracak. Bunlar dururken çocuk istismarı yapanlar ve kadına karşı şiddet uygulayanlara ve uyuşturucu baronlarına af getirmek akıl almaz bir şey” ifadesini kullandı.