Giresun’un Eynesil ilçesinde 1 buçuk yıl önce şüpheli bir ölümle hayatını kaybeden 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan’la ilgili yeni gelişmeler yaşanıyor.

Türkiye’nin yüreğini yakan olayda baba Şaban Vatan “Kızım evimizin bulunduğu binanın üstünden atlamadı. Ona bir araç çarptı ve çarpanlar önce metruk bir evde kızımı tedavi etmeye çalıştı. Tedavi edemeyince de evin önüne bırakıp kaçtı” iddiasında bulundu. Küçük kızın ölümü ve benzer ölümlerin aydınlatılması için kurulan Meclis Araştırma Komisyonu’nun hem Eynesil’de hem de Başkent’teki görüşmelerinden de yeni detaylar çıktı.

Komisyonun sorularını yanıtlayan baba Vatan, kızına siyah renkli bir aracın çarptığı iddiasını yineleyip, “Mahallede bulunan oto yıkamacıya gittim. O gün yalnızca bir aracın yıkandığını, aracın da bu araca benzer olduğunu ve sahibinin de telaşlı olduğunu öğrendim” dedi. Baba ayrıca “Kızıma ehliyeti olmayan birisi çarptı. Kızımın ayağı da kimyevi bir madde ile yıkanmış” iddiasında da bulundu.  

Giresun Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahim Alan da, komisyon üyelerine Adli Tıp raporlarında düşmeye bağlı ölüme işaret edildiğini söyledi. Alan, tanıklardan da yola çıkarak olayın intihar olarak da değerlendirildiğini kaydetti.

Karar Gazetesi’nden Kenan Butakın’ın haberine göre; Meclis Araştırma Komisyonu’un elde ettiği bilgilerden de yola çıkarak, tek tanığın ifadesiyle “intihar” olarak ifade edilen ancak teknik incelemelerde hâlâ yanıt verilemeyen sorular ise şu şekilde; 

ÇORAP NEDEN AİLESİNE GÖSTERİLMEDİ?: Küçük kızın ölümünün ardından tokası ve çorabının kaybolduğu ve deliller içerisinde yer almadığı kaydedildi.  Komisyona bilgi veren Başsavcı ise tokanın bulunamadığını ancak bir yıl sonraki çalışmada olay yerinde bulunan çorapta ise DNA sonucuna ulaşılamadığını söyledi. Alan “Bu çorap tabii renk değiştirmiş falan ve ailesine göstermedik tanığa gösterdik” dedi. 

TEK DELİL “GÜM” SESİ Mİ?: Başsavcı, bir yıl sonra ifadesini yenileyen tek tanık Mürsel Küçükal’ın ifadelerinden yola çıkarak “Tanık ‘güm’ sesi duyuyor. Bu sesi bölgede çalışan işçiler de duyuyor” dedi. Ancak bu sözler, olay yerinde sadece “güm” sesinin mi delil olduğu sorusunu akıllara getiriyor.  

AMBULANS ŞOFÖRÜ ‘KAZA’ DEDİ: Rabia Naz’a ilk müdahaleyi gerçekleştiren ambulansın şoförü Mehmet Yetim, komisyona bilgi verdi. Yetim, olay yerine ulaştıklarında yara veya kan izine rastlamadıklarını söyledi. Bayılma bilgisi üzerine olay yerine gittiklerini söyleyen Yetim “Nasıl trafik kazası kanaatine vardın” sorusuna ise “Ayak kırık olunca biz ekip olarak kaza dedik” dedi.  

BOYNU KIRIKSA NASIL SÜRÜNEBİLİR?: Soruşturmada ilk etapta küçük kızın binanın ön kısmına atladığı ifade edildi. Ancak yapılan teknik çalışmalarda küçük kızın yapının ön kısmındaki verandayı aşmasının imkansız olduğu ortaya çıktı. Komisyon üyesi MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt da “Çatıdan düştüğü söyleniyor. Çatıdan düşse veranda parçalanır, yırtılır, oraya düşemez. Çatının diğer tarafından düşse, bahçeye düşmesi gerekiyor. Bulunduğu yere sırtüstü sürünerek geldiğini söylüyor görgü tanığı ama niye kan izi yok” dedi. Komisyona konuşan Rabia Naz’a ilk müdahale eden Ortopedi Uzmanı Dr. Mustafa Kavak da “Bendeki izlenim yüksek enerjili bir travma olduğu yönündeydi. Hastanın 2 metre veya daha üzerinden düşmesi veya şiddetli bir şekilde bir araba çarpması, arabanın altında kalması olabilir” dedi. Küçük kızın otopsi raporunu komisyon üyelerinin yanında inceleyen Kavak, Rabia Naz’ın boynunun da kırık olduğunu söyledi. “Boynu kırık bir çocuk sırtüstü sürtünebilir mi?” sorusuna da Kavak “Hayır, zaten ayaklarını ve bacaklarını oynatamaz” yanıtını verdi.  

KAZA HABERLERİ NEDEN İNCELENMİYOR?: Küçük kızın şüpheli ölümünden kısa süre sonra iki ayrı haber ajansının ‘Sürücünün çarpıp kaçtığı küçük kız hayatını kaybetti’ şeklinde haberler servis ettiği ortaya çıktı. Hem İHA hem de DHA’da 13 Nisan 2018’e yayınlanan iki haberde “Eynesil ilçesinde bir sürücünün çarpıp kaçtığı 11 yaşındaki bir kız hayatını kaybetti” denilerek, “Yol kenarında oyun oynayan Rabia Naz Vatan’a sürücüsü belirlenemeyen bir otomobil çarptı. Sürücü kaçarken kız çocuk ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Vatan, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Polis, kaçan sürücünün tespit edilmesi için çalışma başlattı.” ifadeleri kullanıldı. Olayda bu haberlerin kaynağı ise hâlâ açıklanmadı.  

METRUK EV NEDEN YIKILDI?: Olayda, Rabia Naz’ın üzerinde tespit edilen talaş parçalarının okul yolu üzerindeki metruk bir evdeki talaş ve saman parçaları ile örtüştüğü ortaya çıkmıştı. Ayrıca, söz konusu metruk evin de polisin yaptığı olay yeri keşfinden hemen sonra yıkıldığı ortaya çıktı. Bu evle ilgili de soru işaretleri giderilemedi.  

İLK SORUŞTURMADA NEDEN ‘KAZA’ DENİLDİ’?: Baba Vatan, Meclis Komisyonu’na verdiği ifadesinde Savcılığın ilk gece saat 24:00’a kadar alayı ‘kaza’ diye nitelediği, sabah 06:00’da ifadenin intihar olarak değiştiğini son olarak öğlen 12:00’da da ‘şüpheli ölüm’ olarak yer aldığı iddiası da cevap bekliyor.