Anayasa Mahkemesi (AYM), yargılandığı davada 'terör örgütüne üye olma' suçundan 10 yıl hapis cezası aldıktan sonra Kürtçe savunma yapmak adına AYM'ye bireysel başvuruda bulunan Mehmet Bozhan hakkında karar verdi. 

Adana'da yaşayan Mehmet Bozhan (67), terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın talimatıyla 'demokratik çözüm çadırları' adıyla kentte kurulan çadırda başlatılan 'sivil itaatsizlik' eylemleri kapsamında 'sivil imam' olarak görev yaptığı tespit edilince 2011'de tutuklandı.

Hakkında Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde kamu davası açılan Bozhan, 2013'te 'terör örgütüne üye olma' suçundan 10 yıl hapis cezası aldı.

4 Mart 2014'te AYM'ye bireysel başvuruda bulunan Bozhan, dilekçesinde, yargılama sırasında Kürtçe savunma yapmak istediğini; ancak mahkemece bu talebinin gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini ve susma hakkını kullanmış sayıldığını, savunmasının da alınmadığını öne sürdü.

"Savunmasını Türkçe yaptı"

Başvuruyu 23 Ekim'de görüşen AYM, 'adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması' nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verdi.

Kararın gerekçesinde şöyle denildi:

"Somut olayda başvurucunun soruşturma aşamasında ve müdafii huzurunda kollukça, Cumhuriyet Başsavcılığınca veya Mahkemece alınan savunmalarında Türkçe'yi anlamadığı veya konuşamadığını herhangi bir surette ileri sürmediği, aksine savunmalarını Türkçe yaptığı, yine kovuşturma evresinde Kürtçe savunma yapma istemi Mahkemece reddedildikten sonra savunmasını yine Türkçe yaptığı ve susma hakkını kullanmadığı anlaşılmıştır. Yeni usul kuralının yürürlüğe girdiği tarihten önce ilk derece mahkemesi önünde gerçekleştirilen başvurucuya tercüman atanmamasına ilişkin işlemde Türkçe'yi anlayan ve konuşan başvurucunun mensubu olduğu etnik dilde savunma yapabilmesi için tercümandan yararlanma talebinin kabul edilmemesinin savunma hakkını kısıtlamadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle bir ihlalin olmadığı açık olduğundan başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir."