Cumartesi Anneleri 763 haftadır Galatasaray Meydanı'na çıkamıyor. Anneler bu hafta yine polis kalkanları altında açıklama yaptı. 1991'de gözaltında kaybedilen Hüseyin Toraman'ın ablası Sakine Toraman, "Bilirsin annem ne çok severdi" diyerek kardeşinin akıbetini sordu. Bu haftaki açıklamaya Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Kumi Naidoo da katıldı.

Gazete Duvar'dan Hacı Bişkin'in haberine göre İçişleri Bakanlığı ve Beyoğlu Kaymakamlığı tarafından Galatasaray Meydanı’nda oturma eylemleri yasaklanan Cumartesi Anneleri 763’ncü kez bir araya geldi. İnsan Hakları Derneği’nin bulunduğu Çukurluçeşme sokağı önünde bir araya gelen Cumartesi Anneleri 1991’de gözaltında kaybedilen 24 yaşındaki Hüseyin Toraman için adalet talep etti.

‘HUKUK YOK’

Gözaltında kayıp yakını Sebla Arcan bu haftaki açıklamayı yaptı. Arcan şunları söyledi: “Türkiye’de hukuk yok. Yargı sisteminin görevi yurttaşların hakkını korumaksa Türkiye’de hukuk yok. Güvenlik güçleri tarafından kaybedilen yakınlarınızın akıbetleri açıklanmıyor. Hakikat ve adalet talebimiz karşılanmıyor. 64 haftadır toplanma hakkımız keyfi şekilde engelleniyor. Sevdiklerimize ne olduğunu öğrenmek istiyoruz. Gözaltında kaybedilen suçların son bulmasını, adaletin sağlanmasını istiyoruz. Bunları söylediğimiz için suçlanıyoruz, şiddete uğruyoruz, gözaltına alınıyoruz. Gerçeği söylemekten vazgeçmeyeceğiz.”

‘BİLİRSİN NE ÇOK SEVERDİ ANNEM SENİ…’

Açıklamanın ardından Toraman ailesinin mektubu okundu. Hüseyin Toraman’ın ablası Sakine Toraman, “Ekmeğini getiremediğin ekmek sofrası hala yerde. Berkin Elvan’ının annesi beklemez mi ekmeği! Hüseyin’im biliyor musun İstanbul sokakları ilk senle gördü insan kaçırmayı. Bilirsin ne çok severdi annem seni. Çalmadığı kapı kalmadı. Hakimi, savcısı, bakanı cumhurbaşkanı bir olup sustular. Babamı sürgünde kaybettik. Ben mi ben hiç ağlamadım… Evlatsız bırakılan anne babalar sonra buluşup bir araya geldi. Galatasaray’ı siz kayıplarımızla buluşma mekanı belledik. Canım kardeşim, çeyrek asrı aştı adalet arayışımız. Zaman aşımına uğramaz adalet arayışımız. Hüseyin’i kaybeden annemi ne korkutabilir ki? Baskılar bizi yıldıramayacak. Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz. Adalet yerini buluncaya kadar adalet arayışımız devam edecek” dedi.

AF ÖRGÜTÜ: KABUSLA YAŞAMAYA MAHKÛM EDİLİYOR

Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Kumi Naidoo da bir konuşma yaptı. Naidoo yaptığı açıklamada şöyle konuştu: “Size dünyanın dört bir köşesinden küresel hareketimizin selamlarını getirdim. Sevdikleriniz için hakikat ve adalete ulaşmak adına on yıllardır sürdürdüğünüz mücadele, insan haklarına saygı gösterilen bir dünya için verilen tüm mücadelelere ilham veriyor. Bu suçun mağdurları alınıp götürülmekle kalmıyor, devlet yetkilileri tarafından varlıkları inkar ediliyor, hayatları en sert şekilde yarıda kesiliyor. Zorla kaybedilenlerin yakınları babalarının, kız kardeşlerinin, oğullarının ve kızlarının akıbetini bilmedikleri, yas tutacak bir mezara bile sahip olamadıkları ve sorumlulardan hesap sorulduğuna ve adaletin yerini bulduğuna tanıklık edemedikleri bir kabusla yaşamaya mahkum ediliyor.”

TORAMAN NASIL KAYBEDİLDİ?

1 Mayıs için bildiri hazırlama suçlamasıyla hakkında arama kararı olan 24 yaşındaki Hüseyin Toraman, 27 Ekim 1991 sabahı İstanbul Kocamustafapaşa’da evinin önünde silahlı, telsizli, sivil giyimli kendilerini polis olarak tanıtan kişiler tarafından 34 ATZ 56 plakalı beyaz torosa bindirilerek kaçırıldı.

Olay birçok kişinin ve semt karakolunun önünde gerçekleşti. Ailenin karakol amirlerine, ‘Neden müdahale etmediniz’ sorusuna, ‘Onlar da polis’ cevabı verildi. Ailenin tüm başvuruları sonuçsuz kaldı. Toraman’ın gözaltına alındığı inkar edildi. Açılan soruşturmalar bir sonuca ulaşmadı.