Akit yazarı Hacı Yakışıklı, 30 Ağustos Zafer Bayramı ile ilgili hutbede Atatürk'ün adı geçmediği için Diyanet'i eleştirenleri FETÖ'cülükle suçladı. Yakışıklı ayrıca, EYT mağdurlarına da aynı ithamda bulundu.

Akit yazarı Hacı Yakışıklı, 'Kayyımlar, KHK’lılar, EYT’liler, Suriyeliler' başlıklı bugünkü yazısında hakaretler yağdırdı.

Yakışıklı, 30 Ağustos Zafer Bayramı hutbesinde Atatürk'e yer vermeyen Diyanet'i eleştirenleri "FETÖ'cü olmakla" suçladı.

"EYT ADI ALTINDA FETÖ PROPOGANDASI YAPILIYOR"

Sosyal medyada haklarını arayan EYT'lileri  de FETÖ'nün örgütlediğini savunan Hacı Yakışıklı'nın yazısından ilgili bölüm şöyle;

Emeklilikte “yaş” faktörü biraz daha aşağı çekilsin diyen insanların bu talepleri normaldir. Herkes daima en iyisini ister. Emeklilikte “yaş” faktörüne bir çözüm getirilmesi de her zaman talep edilebilir, normaldir. Bu durumun 1999’da oluştuğu da unutulmamalı!

FETÖ gibi örgütler ortaya çıkan boşluğa ve taleplere “EYT’liler” diye isim vererek herkesi “tek çatı” altında toplamaya çalışıyor. Bu da “olağan” diyelim, insanların “tek yumruk” hareket ederek haklarını istemesi daha etkili olur. Peki, olağandışı olan nedir? “Tek çatı” halinde toplanan EYT’liler üzerinden kendi emellerini araya sıkıştıran FETÖ herkesi çatır çatır kullanıyor, çoğu kişi de bunun farkına varamıyor. Tıpkı siyonizme çalışıp bunun farkında olmayanlar gibi!

Mevzu “hak arama” noktasından çıkıp siyasi propagandaya dönüşüyor. “EYT’lilere vermediler ama Suriyelilere veriyorlar” demeye başladılar. Bu formül İstanbul’da tuttu. FETÖ hedefine ulaştı.

Bu duruma da siyasi iradenin önlem alması gerektiği ortada! Adamlar plan yapıyor, herkesi aynı torbanın içine koyuyor, PKK’lısı, FETÖ’sü, Ulusalcısı, Kemalisti, eski ülkücüsü, muhafazakar görünümlüsü bir araya geliyor ve “aynı kişiye” oy verip onu seçebiliyorlar.

Kanun Hükmünde Kararname ile işten çıkarılanlar da KHK’lılar diye sosyal medyada örgütlenmiş vaziyette ve çoğu hâlâ çok saldırgan mesajlar atıyorlar. Ancak tüm KHK ile işten çıkarılanlar suçlu olmayabilir, aralarında “aklanmış” olanlar ve devletin güvenlik güçlerinin incelemesi sonucu örgüt üyesi olmadığı tespit edilenler olabilir. Bu durumda bunların haklarını istemesi doğaldır. Çoğu kişi aslında işlerine döndü, bunu da görmek gerekiyor. Devlet illa ki, “kurunun yanında yaşı da yakalım” demiyor. 

FETÖ “boş bulduğu her yere” sızmaya devam ediyor. Bir bakmışsınız caminin birine giriyor; “Niye hutbede Atatürk ismi geçmedi” diyerek namaz kılan cemaati birbirine düşürüyor. Bir bakmışsın camiden çıkıp pat diye Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Transseksüel yani LGBT’lilerin eylemlerinde kafalarına başörtü takarak boy gösteriyorlar. Bunların “İslam ehli” olması mümkün mü?

Dikkat ederseniz KHK’lı, EYT’li derken iş LGBT’liye kadar geldi. FETÖ’nün son sızma taktiği bu! FETÖ Amerika’nın ileri karakoludur. Bu karakol ülkemizde tamamen yıkılınca dünyada da yıkılması daha kolay olacaktır.