Şule Çet’in şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmesinin ardından başlayan ve sanık Çağatay Aksu ile Berk Akand’ın yargılandığı davanın üçüncü celsesinde olay yerinde ikinci keşif yapılması kararlaştırıldı.

Birgün'den Burcu Cansu'nun haberine göre, 17 Temmuz’da yapılacak keşifte biyolojik lekeler üzerinden tecavüzü belgeleyecek ek deliller bulunabileceği bildirildi.

Olay yerinde yapılan ilk keşifte DNA tespiti için biyolojik inceleme önerisinde bulunan Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Hakan Kar, BirGün’e şunları anlattı:

“Mahkeme heyeti ilk keşifte bilirkişi müdahillik talebimizi kabul etmedi. ‘Keşif bittikten sonra inceleyin, bulguları bildirin’ denildi. Işık kaynakları kullanarak olay yeri incelemesi yaptık. Şüpheli lekelerin fotoğraflarını ve videolarını çektik. Bu görselleri olay yerine ait bir yıl önceki görüntüler ile karşılaştırdık. Halı üzerinde, olayın geçtiği iddia edilen odadaki çekyatta, yastıklarda, kadife kaplamalı duvarda bazı lekelerin durduğunu gördük. Bir rapor sunarak mevcut lekeler olduğunu, lekelerden örnek alınıp maktul ve sanıkların DNA’sı ile karşılaştırılırsa ek delil şansı olacağını belirttik. Bazı kurumuş lekeler adli tıpta uzun yıllar biyolojik incelmeye uygundur. Mahkeme heyeti uygun buldu ve olay yerinde biyolojik inceleme yapılacak.”

ZORLAMA OLDUĞU ORTADA


Bu incelemenin bir yıl önce yapılmamasının sebebinin polis telsizinden “intihar” olarak anons edilmesi olduğunu belirten Kar, “Delilleri değerlendirdiğimizde bir cinsel ilişki olduğu ve istemli olmadığı ortaya çıkıyor” dedi.

Kar, Şule Çet’in cinsel saldırıya uğramadığı, olay yerine gelmeden önce cinsel ilişkisi girdiği iddialarına ilişkin de “Şule’nin plazada bulunduğu saat ile örneğin alındığı saat arasında geçen süreyi düşündüğümüzde bunun bir gün önce değil o gün gerçekleşmiş bir ilişki olduğu kanaatine vardım” dedi.