• BIST 105.964
  • Altın 162,960
  • Dolar 3,9325
  • Euro 4,6364
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 1 °C

Erdoğan bu sözleri Esad için söyledi

Erdoğan bu sözleri Esad için söyledi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Le Meridien Otel'de düzenlenen, “Türk-İngiliz Tatlı Dil Forumu Gala Yemeği'ne katıldı.

DHA - Gaziantep - Hasan KIRMIZITAŞ Programda, İngiltere'nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika'dan Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Tobias Elwood, York Dükü Prens Andrew, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, AKP İstanbul Milletvekili Egemen Bağış da hazır bulundu. '

“EN AZ 3 ÇOCUK DİYORUM AMA KİMSE BUNA YAKLAŞMIYOR"

Avrupa genelinde giderek yaşlanan nüfusla, bunun sosyal güvenlik sistemi üzerine getirdiği yükün etkilerinin uzun vadede devam edeceğinin görüldüğüne dikkati çeken Erdoğan, nüfusun yaşlanması noktasında şahsen kendisinin de Türkiye'de ciddi bir mücadele verdiğini anlattı.

Erdoğan, "Ama henüz başarılı olduğumu söyleyemem. Çünkü her gittiğim veya davetli olduğum nikahta şunu söylüyorum; 'en az 3 tane çocuk' diyorum ama kimse buna yaklaşmıyor" dedi.

Ekonominin en dinamik unsurunun insan olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu: "Genç nüfus. Eğer genç nüfusa sahipseniz, ekonomide başarılı olmanın yolu açıktır. Aksi takdirde başaramazsınız. Birçok Avrupa ülkesinden farklı olarak bankacılık sektörümüzün altyapısını güçlendirmek suretiyle bütçe açığımızı düşürerek, düşük borç stoğu ve sağlam bir finans yapısıyla krizi karşıladık. Bu çabalarımızın meyvesini de kriz döneminde alma imkanı bulduk. Krizin olumsuz etkilerinden en az etkilenen ülkelerden biri Türkiye'dir. Ağır kriz döneminde dahi ekonomimizdeki büyüme ve milli gelirimizdeki artış devam etti. Bu bakımdan 2015 yılında sürdüreceğimiz G-20 dönem başkanlığımızın son derece önemli ve anlamlı olduğunu burada ifade etmek istiyorum."

"AVRUPA BİRLİĞİNE TAM ÜYELİK ÜLKEMİZ İÇİN STRATEJİK BİR HEDEF"

Türkiye'nin, tarihi, coğrafi ve kültürel bakımdan Avrupa'nın doğal ve vazgeçilmez bir parçası olduğunu söyleyen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Avrupa Birliği'ne tam üyeliği ülkemizin stratejik bir hedefi olarak görüyor, yaklaşık 50 yıldır bunun mücadelesini veriyoruz. Bu süreçte gerçekten çok önemli reformları hayata geçirdik. Temel hak ve özgürlükler ile demokrasimizin güçlendirilmesi noktasında ciddi adımlar attık. Biz bu reform sürecini çeşitli ülkelerin siyasi engellemelerine rağmen hız kesmeden aynı

kararlılıkla devam ettireceğiz. Bu noktada AB üyeliğimizin önündeki siyasi engellerin aşılması ve halkımızın bu süreçle ilgili motivasyonunun yeniden canlandırılması önem taşıyor. Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği, ülkemize katkılarının yanında Avrupa'nın da ihtiyacı olan dinamizmi, kültürel çoğulculuğu ve hoşgörü iklimini yeşertecektir.Birleşik Krallık'ın Avrupa Birliği üyeliğimiz için gösterdiği tutumu her zaman takdir ettiğimizi, verilen desteğe müteşekkir olduğumuzu belirtmek isterim."

“BÖLGEDEKİ ÇATIŞMALARDAN EN FAZLA ETKİLENEN ÜLKELERİN BAŞINDAYIZ"

Birinci Dünya Savaşı'nın, meseleleri çözmeyip sadece ertelediğini, bölgedeki etnik, mezhebi ve dini çatışmaların en önemli nedenlerinden birini, bu savaşın bıraktığı acı mirasın oluşturduğunu aktaran Erdoğan, Türkiye'nin hem coğrafi hem de kültürel olarak, bölgede yaşanan çatışmalardan ve krizlerden en fazla etkilenen ülkelerin başında geldiğini söyledi. Türkiye'nin kuzeyinde ve güneyinde ciddi sıkıntılar yaşandığını dile getiren Erdoğan, "Yaklaşık 2 milyon mülteciye biz şu anda ev sahipliği yapıyoruz. Bunun 1,5 milyonu Suriye'den, diğeri Irak'tan gelenler. Bunların eğitim, gıda, sağlık, bütün bunların yanında barınma, bu ihtiyaçlarını Türkiye gideriyor. Şu ana kadar yaptığımız harcama 5 milyar dolara ulaştı. Bize dünyadan gelen destek ne biliyor musunuz? 200 milyon dolar. Tüm Avrupa'da ne kadar sığınmacı var? 200 bin. Sadece Türkiye'de 10 katı. Çünkü biz açık kapı politikasıyla ölümden kaçan o insanlara kapımızı kapayamazdık ve kapımızı açmak zorunda kaldık" diye konuştu. Bugün, Mürşitpınar Sınır Kapısı'nın Suriye tarafında çatışmalar yaşandığını ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin tüm sınır boyunda güvenlik tedbirlerini kararlı şekilde aldığını ifade etti.

"BATILILARIN DEAŞ TERÖR ÖRGÜTÜNE DESTEK VERDİĞİMİZİ SÖYLEMESİ BİZİ ÜZÜYOR"

Batılıların DEAŞ gibi terör örgütüne Türkiye'nin destek verdiğini söyleyerek kendilerini "ciddi manada üzdüğünü" aktaran Erdoğan, "Bir defa bizim El Kaide gibi, DEAŞ gibi buna benzer terör örgütlerine destek vermemiz mümkün değil çünkü bunların hepsi bizim bir defa dinimize de gölge düşüren, bir barış dini olan İslam'a da gölge düşüren terör örgütleridir. Bunlarla bizim asla bir dayanışma, birliktelik içinde olmamız mümkün değil ama bu kampanyayı yürütenlerin İslamofobia'dan kaynaklanan bir rahatsızlıkları var. Çünkü ona karşı da böyle bir mücadeleyi vermediler. Onun karşısında da durmadılar" dedi.

Türkiye'nin terörle mücadelesini hatırlatan Erdoğan, "Biz terörden çok çektik, hala çekiyoruz. PKK terör örgütüne karşı 35 yıldır bu topraklarda biz bir mücadele sürdürüyoruz. Biz terörün ne olduğunu çok iyi biliriz. İngilizler de bunu çok iyi biliyorlar. Öyleyse bizi en iyi anlaması gereken İngiltereli dostlarımızdır. Dolayısıyla bu mücadeleyi aynı kararlılıkla sürdürmek durumundayız" ifadelerini kullandı.

“NİYE ESED'E BU KADAR GÜVENİYORSUNUZ Kİ?"

"Niye Esed'e bu kadar güveniyorsunuz ki?" "Ben biraz açık sözlüyüm, sözümü esirgemem" diyen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Suriye'nin başındaki zat, devlet terörü estiren bir zattır. DEAŞ terör örgütü ama öbür tarafta da devlet terörü estiren birisi var. Söylenen ne? 'Esed giderse yerine kim gelecek?' Eğer demokrasiye inanıyorsak, demokratsak ben diyorum ki 'Halk kimi isterse o gelecek'. Niye Esed'e bu kadar güveniyorsunuz ki? Eğer başarılı bir idareci olabilseydi Suriye bu hale gelmezdi. Şu anda Suriye'de bir medeniyet ülkesi, bir tarih ülkesi olan, hakikaten kültürel zenginliklerin çok çok ileri seviyede olduğu Suriye artık yok. Kendisi bombalayarak bu Suriye'yi bitirmiştir. Yeniden bu Suriye'nin inşası böyle kolay olmayacak ama bir mezhep kavgasına maalesef Suriye'yi feda etmişlerdir ve babası Hama, Humus'ta 30 bin insanı öldürmüştür. Bu adam da Hama, Humus'a nazire olsun diye 300 bini aşkın insanı Suriye'de öldürmüştür. Kim bu öldürülenler? Kendi insanı. Bu insan için 'Bu giderse yerine kim gelir?' sorusu sorulabilir mi, böyle bir şey olabilir mi? Bir an önce ondan kurtulmak ve onun yerine de halkın samimi oylarıyla seçilmiş demokratik yollardan birisinin gelmesi şart. Bölgenin kaderi, -açık samimi söylüyorum- aynı zamanda bizim de kaderimizdir. Bölgedeki kanın, çatışmanın durması, her türlü menfaatin, her türlü hesabın üzerindedir. Bölgemizde kader birliği ettiğimiz kardeşlerimizin onurlu, demokratik bir hayat özleminin artık acilen hayat bulmasını arzu ediyoruz."

“KARA HAREKATI OLMADAN DEAŞ'I BİTİREMESSİNİZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte DEAŞ (IŞİD), Irak'tan çıktı, orada doğdu, El Kaide'den doğdu, Suriye'de beslendi, orada palazlandı, güçlendi tekrar Irak'a döndü ve Musul'da çok enteresan, Irak Ordusu kaçtı ve Amerika'nın o ağır silahlarını bıraktı, bu ağır silahlarla DEAŞ oradaki operasyonlarına başlayarak şu anda Irak'ın yüzde 40'ına sahip oldu. Şu anda yüzde 40'ına DEAŞ sahip. Böyle bir durum var ortada. 'Bütün bunların karşısında biz havadan bombalamak suretiyle bu işi bitiririz...' Hayır, bitiremezsiniz. Bir defa kara harekatı olmadıktan sonra DEAŞ, yine orada işgallerine devam ediyor. Suriye'de de aynı şey. İşgallere devam ediyor. Onun için bütün dostlarımıza açık açık söyledim, söylüyorum, bugün burada da söylüyorum: Bir defa açık ve net; uçuşa yasak bölge ilan edilmedikçe, güvenli bölge ilan edilmedikçe, eğit-donat halledilmedikçe ne Irak'ta, ne Suriye'de netice alınmaz. Onun için de Irak'ı ayrı, Suriye'yi ayrı düşünemeyiz. Her ikisini birlikte düşünmemiz gerekir ki bu terör örgütleriyle de mücadeleyi başarılı sürdürelim, Suriye'de de Esed rejiminin hallini birlikte halledelim."

“PKK BÖLGEYE YÖNELİK TEHDİTTİR"

PKK terör örgütü sadece ülkemizde değil tüm bölgeye yönelik bir tehdittir. Askeri mücadele kadar siyasi ve ekonomik boyutlarıyla birlikte topyekun mücadelenin esas alınması şarttır. Türkiye, yanı başındaki bu tehditlerle mücadele noktasında kararlıdır. Aynı mücadele azmini, aynı kararlılığı, terör örgütleri arasında ayrıma gitmeden, bizler de uluslararası toplumdan bekliyoruz."

İngiltere Başbakanı David Cameron'un 9 Aralık'ta Türkiye'ye geleceğini, burada da kendileriyle değerlendirme yapacaklarını belirten Erdoğan, "Yalnızca ikili ilişkilerimiz için değil, zor bir dönemden geçen ülke ve bölgelerin halkları açısından da bunun önemli ve değerli olduğunu ifade etmek isterim. Ortak siyasi irade ve iki ülke halkının beklentileri doğrultusunda işbirliğimizi daha da derinleştirerek ileriye taşıyacağımıza inanıyorum" dedi.

"IŞİD ASLA İSLAM'I TEMSİL ETMİYOR"

İngiltere'nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika'dan Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Tobias Elwood da,Türkiye'nin AB'ye katılımını desteklerini dile getirerek, "Her iki ülkede terörden çok etkilendi. PKK konusuda da ortak girişimlerimiz oldu. Esed'ın Türkiye için nasıl bir risk olduğunu biliyoruz. Suriye'de Çok acılara neden oldu. Esed'in Suriye'nin geleceğinde olamayacağı yönünde düşüncemiz var. Ilımlı muhalefete desteğimizi sürdüreceğiz. Esed'in ortaya koyduğu boşluk, El Nusra ve IŞİD gibi terör örgülerinin ekmeğine yağ sürdü. Bunu kontrol altına almalıyız. Türkiye bu konuda çok katkı sunuyor. Peşmerge ile Özgür Suriye Ordusu'nun Kobani'de mevcudiyetine imkan sağladınız. Yaklaşık bir buçu milyon Suriyeli'ye kucak açtınız. Biz de 700 milyon poundluk yardım ettik. Tabi Türkiye hükümeti ve halkının yaptığı katkılar bunun çok ötesinde. IŞİD asla İslam'ı temsil etmiyor. Onlarla sadece askeri alanda mücadele etmek yetmez." dedi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.