Yaklaşık 7 milyon işçinin bir aylık geçim ücreti olan yeni asgari ücreti belirlemek üzere pazarlık başladı.

 İşçi tarafı ilk günden şartını açıklayarak “gerçekleşen enflasyon kırmızı çizgimiz” dedi. Türk-İş, 2 bin liranın üzerine, enflasyon ve refah payı artışı istedi. İşveren tarafı ise “ekonomik duruma” dikkat çekerek, “işletmelere yansıyacak olumsuz etki çalışanları da aynı yönde etkiler” uyarısı yaparken, hükümet “artış ekonomik konjonktürle uyumlu olacak” diyerek tavrını belli etti.

2 binin altı olmaz

Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantısı öncesinde dün sabah Türk-İş’te çay, simit ve peynirden oluşan kahvaltı düzenlendi. Sonra simitler Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda gerçekleştirilen komisyon toplantısına götürülerek katılımcılara da ikram edildi.

Cumhuriyet'ten Mustafa Çakır'ın haberine göre, Türk-İş Başkanı Ergün Atalay kahvaltıda, eylülde asgari ücretin hemen 2 bin liraya çıkarılmasını istediklerini ancak binlerce işletmeden sadece 35’inin ücretleri 2 bin liraya çıkardığını söyledi. TBMM’de patron, sermaye ağırlıklı bir yapı bulunduğuna dikkat çeken Atalay, “Meclis’te işçi olarak sadece 4 kişiyiz. Biz orada 50’inin üzerinde vekil olamadığımız sürece paçayı kurtaramayız. Daha çok ağlamaya devam ederiz” dedi.

Atalay, CHP’nin 2 bin 200 liralık asgari ücret teklifini ise makul ve mantıklı buldu. Kırmızı çizgilerinin “gerçekleşen enflasyon” olduğunu, bunun altında bir rakamı konuşmayacaklarını vurgulayan Atalay, 2 bin liranın üzerine gerçekleşen enflasyon ve refah payı istediklerini söyledi. Atalay, gerçekleşen enflasyonun da yüzde 24-25 olduğuna vurgu yaptı. İşverenlere sağlanan asgari ücret desteğinin de sadece sendikal örgütlülüğün bulunduğu işyerlerine verilmesini isteyen Atalay, Türkiye’de sendikal örgütlenmenin en kötü olduğu iki ilin de Denizli ve Antalya olduğunu söyledi. Atalay, Denizli’deki durumun da şu anda AKP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan Nihat Zeybekci’nin “başarısı” olduğuna dikkat çekti. 500 bin çalışanın olduğu Antalya ve Denizli’de örgütlenmenin yüzde 5’lerde kaldığına işaret eden Atalay, “sonradan görme” işverenler olduğunu da söyledi.

Emekçi borçla yaşıyor

Komisyon toplantısında işçi heyetinde bu yıl ilk kez bir asgari ücretli işçi de yer aldı. Yalova Üniversitesi’nde özel güvenlik olarak çalışan, taşerondan kadroya geçen Gülden Görmez adlı işçi Türk-İş’teki kahvaltıda, asgari ücretle nasıl yaşamaya çalıştığını anlattı. Eşinden ayrı, iki çocuk annesi Görmez, kirada oturuyor. Bir çocuğu geri ödemeli bursla üniversitede okuyor. Diğer çocuğunun ise lise 2’den terk olduğuna işaret eden Görmez, “Oğluma okulda giymesi için hırka alamadım. Ben kredi kartı ile geçinmeye çalışıyorum. Okul yönetimi de sürekli oğlumu hırka için uyarıyordu. Oğlum gurur meselesi yaptı ve okulu bıraktı” dedi. Yol ve yemek yardımı ile birlikte bin 903 lira aldığını, 850 lira kira verdiğini anlatan Görmez, yaşadıklarını “Elimde sadece 200 - 300 lira kalıyor. Mutfağa ancak makarna, pirinç giriyor. Bu şekilde gitmiyor. Hayat yürümüyor. Borç içinde yaşıyoruz. Borcu borçla kapatıyoruz. Ne istediğimizi yiyebiliyoruz, ne istediğimizi giyebiliyoruz. Sosyal hayatımız yok bizim” dedi. Türk-İş heyeti daha sonra toplantı için bakanlığa gitti.

Müsterih olun

Taraflar komisyonun ilk toplantısında taleplerini dile getirdi. Açılış konuşmasını yapan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, hükümetin tavrını belli etti. Selçuk, “2019’da istihdamı koruyacak ve daha da artıracak en önemli eylemlerden biri asgari ücretin hem çalışanlar hem de işverenler için ekonomik konjonktürle uyumla bir şekilde ve verimliliğe de katkı verecek bir şekilde tespit edilmesi olacak” diye konuştu. Selçuk, taraflara “müsterih olun” dedi.
Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri Nazmi Irgat, çalışanların gelirlerinin enflasyon karşısında iyice eridiğine dikkat çeken Irgat, “Asgari ücretle çalışanlardan yine fedakarlık beklenmemelidir. Fedakarlık buna gücü olanlardan istenmelidir” dedi. 

 

Ücret az kayıp çok

Türk-İş’in hazırladığı asgari ücret raporunda ise şu değerlendirmeler yer aldı:

-Halen asgari ücret net 1.603 lira. Buna karşın açlık sınırı bin 943 lira, yoksulluk sınırı 6 bin 328 lira. Bir yıl içinde asgari mutfak masrafı neredeyse 400 lira arttı. Asgari ücret ailenin gıda harcamasını bile karşılamıyor. 

-Almanya’da brüt asgari ücret 1498 Avro. Türkiye’de brüt asgari ücret 2 bin 29 lira. 1.603.12 liralık net asgari ücret ise 270.21 Avro’ya karşılık geliyor. 

-Asgari ücret yıl sonunda vergi nedeniyle düşüyor. AGİ dahil yılbaşında bin 603.12 TL olan net asgari ücret ekim ayında bin 516.87 TL’ye geriliyor. Eşi çalışmayan, evli, üç çocuklu bir asgari ücretlinin eline yılbaşında1.709 lira net asgari ücret geçerken, vergi dilimindeki adaletsiz yapı nedeniyle ücreti ekim ayında 1.623 TL’ye geriliyor.
Temel hedef yatırımlar

Komisyonda işverenleri temsil eden Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Genel Sekreteri Akansel Koç, belirlenecek ücrette ülkenin ekonomik durumu ve işletmelere olan etkisinin de göz önünde bulundurulmasını istedi. Koç, taleplerini ise, “İşverenler olarak asgari ücret görüşmelerinde hedef yatırımlar, rekabet gücü, verimlilik, işsizlik ve en önemlisi enflasyonla mücadele hedefleri dikkate alınmalı. Asgari ücret destek arttırılarak devam ettirilmeli. 

Yüzde 2 olan işsizlik sigortası işveren payı 2019 için alınmamalı” şeklinde  sıraladı.