GERÇEK GÜNDEM - Piyasa, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin üç hafta önce “tasarım çalışmalarının tamamlandığını” duyurduğu enflasyona endeksli tahvili bekliyor.

Kur korumalı mevduata (KKM), örtülü rezerv satışlarına ve diğer önlemlere rağmen son günlerde döviz kurlarındaki artış hızlanırken, vatandaşa yönelik olacağı belirtilen ancak vadesi ve diğer detayları henüz açıklanmayan enflasyona endeksli tahvilin, mevcut durumu nasıl etkileyeceği tartışılıyor.

''HAZİNE UZUN SÜREDİR BU ŞEKİLDE BORÇLANIYOR''

'Enflasyona endeksli tahvilin' detaylarını 'Faiz indiriminin bir nimeti daha' başlıklı yazısında değerlendiren Dünya Gazetesi yazarı Alaattin Aktaş, ''İndirdik faizi; tırmandı döviz, tırmandı enflasyon... Dövizi tutmak uğruna kur korumalı mevduatı icat ettik ama o da gözden düştü sanki, tasarruf sahibi bu uygulamaya eskisi kadar ilgi göstermiyor. Şimdi belki bu satırları okuduğunuz sırada detayları açıklığa kavuşmuş olacak yeni araçlar yaratma peşindeyiz. Enflasyona endeksli kağıt çıkarmak gibi'' diyerek şu ifadelere yer verdi:

''TÜFE’ye endeksli kağıt hiç çıkarılmıyor değil, Hazine uzun süredir bu şekilde borçlanıyor ve bunun maliyeti de dün detaylı olarak değindiğimiz gibi iç borç faizinin baş döndüren bir hızla artması sonucunu doğuruyor. Hatırlatmış olalım; iç borcun anapara bakiyesi ilk beş ayda 188 milyar lira büyürken, faiz yükü tam 1.3 trilyon lira arttı. Anapara ile faiz yükü arasındaki makasın böylesine açılmasının nedeni Hazine’nin döviz cinsi, dövize endeksli ve TÜFE’ye endeksli borçlanmasından kaynaklandı. Ortalık batmış, kirlenmiş ve bunu sürekli olarak halının altına süpürerek gizlediğimizi sanıyoruz. Gün gelecek o halı kalkacak... Vay o halı kalktığında temizliği yapmak durumunda olanların haline!''

Aktaş'ın yazısının tamamı şöyle: