ECE SEÇİL ŞAHİN / GERÇEK GÜNDEM

Türkiye'de Merkez Bankası'nın aldığı faiz indirme kararları ve AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın üst üste yaptığı "Faiz sebeptir, enflasyon sonuçtur" açıklamaları dolarizasyonu arttırdı. 

Haziran 2013’te yüzde 30 seviyesinde bulunan döviz mevduatının toplam mevduat içindeki payı bugün itibarıyla yüzde 61 ila 62 seviyesine ulaştı. 

Gelecek Partisi Ekonomi Politikaları Başkanı Kerim Rota, Türkiye'deki döviz mevduatının yüzde 62'ye çıktığını ve miktarın 250 milyar dolar olduğunu söyledi. Bu seviyede bir dolar mevduatı, tarihi bir ilk olma özelliği taşıyor. 

"1 HAFTA ÖNCE YÜZDE 58'Dİ"

Rota'nın açıklamasının ardından ulaştığımız ekonomist Mustafa Sönmez, döviz mevduatının yüzde 61 olarak hesapladığını söyleyerek, "Türk lirasına güven azaldığı için insanlar paralarının yüzde 61'ini döviz olarak tutuyorlar. Bu oran 1 hafta önce yüzde 58'di. Yüzde 58'den yüzde 61'e geçmiş olması Türk lirasına olan güvenin daha çok azaldığına işaret ediyor. Niye güven azalıyor? Enflasyon yüzde 20. Cuma günü enflasyon açıklanacak ve yüzde 20'nin de üzerine çıkacak. Buna karşılık Merkez Bankası politika faizlerini 15'e indirdi. Yani enflasyonun 5 puan altında. Vatandaş olarak bankada birikiminizi Türk lirası olarak tutarsanız ancak yüzde 15 faiz alacaksınız ancak enflasyon yüzde 20. Yani 5 puan zarar edeceksiniz." ifadelerini kullandı. 

TARİHİ BİR İLK

Bunun bir ilk olduğunu kaydeden Sönmez, "Daha önce böyle bir şey olmadı. İlk defa yüzde 61 gibi bir rakama ulaşıyor. Türkiye'de her zaman iki para var; döviz ve Türk lirası. Mevduatlardan gidersek; bir ara yüzde 30'a düşmüştü, 3'te biri dövizdi. Şu anda neredeyse 3'te 2'ye doğru gidiyor. Bu sağlıksız bir durum tabi. Yerel paranın güçlendirilmesi gerekir ama güven kaybı olduğu için insanlar Türk lirasında kalmak istemiyorlar." dedi. 

Konuyla ilgili değerlendirme yapan ekonomist Barış Çalışkan ise, "Buna dolarizasyon deniyor. Bunun nedeni, faiz oranının ekonomik gerçekliklerin dışında düşürülmesi. Şu anda faiz oranı yüzde 15 ama enflasyon rakamı resmi rakamlarda yüzde 20. Halkın hissettiği yüzde 40-50. Bu da insanların alım gücünü korumak için dolara yönelmesine neden oluyor. Bu işin iktisadi tarafı." yorumunu yaptı. 

"HALK, HÜKÜMETE GÜVENMİYOR"

Halkın dolara yönelmesinin iktisadi tarafının dışında bir de güven tarafı olduğunu söyleyen Çalışkan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Halk, hükümete güvenmiyor. Dolarizasyonun sebeplerinden birisi de bu. Halk, hükümetin gelecekte uygulayacağı politikalara güvenmediğinden dolayı parasını Türk lirasına yatırmıyor. Çünkü Türk lirası üzerinde çok büyük belirsizlikler var. Sayın Cumhurbaşkanı çıkıp bir açıklama yapar da doları 14 liraya çıkarır mı? Bu herkesin kafasında bir soru işareti. Ne zaman çıkıp, ne diyeceğini bilemiyoruz. Türkiye'nin şu an riskleri ve belirsizlikleri çok fazla olduğu için insanlar parasını Türk lirasında tutup riske girmek istemiyor. 

Türk lirası artık o kadar az değer görüyor ki, yurt içinde ve dışında artık bir itibarı kalmadı. İnsanlar artık ödemelerini de dolar üzerinden alıp, dolar üzerinden vermek istiyor."