22 Eylül’de ABD Merkez Bankası’nın (FED), 23 Eylül’de de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yapacağı faiz toplantıları kritik öneme sahip. Geçen hafta ABD’den gelen enflasyon rakamları piyasa beklentilerinin altında kaldı.

Fed üyelerinin uzun zamandır ifade ettikleri enflasyonun geçici olduğu yönündeki açıklamaları son veri ile teyit edilmiş oldu. Ancak bu veriyle enflasyon endişelerinin bittiğini söylemek için erken. Çünkü ABD’de enflasyon hala yüksek seviyelerde.

FED'in tahvil alımlarını azaltma konusunda atacağı adım son veri ile piyasalar tarafından bir miktar ötelenmişe benziyor. İşte bu noktada FED'in 22 Eylül’deki toplantı sonrası yapacağı açıklamalar piyasalarda yönü etkileyebilecek önemde.

ODAK DEĞİŞİMİ ETKİLEDİ

Dünya gazetesinden Ufuk Korcan'ın haberine göre, önceki hafta Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun odağın manşet enflasyondan çekirdek enflasyona çevrildiğini söylemesi piyasalarda hareketliliğe neden olmuş ve kurlarda bir miktar yukarı hareket yaşanmıştı.

Başkan Kavcıoğlu’nun açıklamalarının ardından yabancı para zorunlu karşılık oranlarında 200 baz puan artırıma gidilmesi sonrasında gözler 23 Eylül’deki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına çevrildi. Piyasalardaki genel beklenti Merkez’in politika faizlerinde bir değişikliğe gitmeyeceği yönünde.

SÜRPRİZ BEKLENTİLERİ ARTTI

Son açıklamalardan önce piyasalardaki ağırlıklı beklenti Merkez Bankası’nın ilk faiz indirimini kasım ve aralık ayında yapacağı yönündeydi. Öyle ki BloombergHT’nin beklenti anketine katılan 21 kurumdan sadece 4’ü eylül ve ekimde indirim beklediğini söylemişti.

Ancak Başkan Kavcıoğlu'nun açıklamalarının ardından sürpriz indirim gelebileceğini düşünen uzmanların sayısında artış var. Enflasyondaki yüksek seyre rağmen faiz artırımı piyasaların gündeminden çıkmışa benziyor. İlk faiz indirimine yönelik miktar beklentileri ise 50 baz puanda yoğunlaşıyor.

MEVDUATTA UZUN VADE SEÇENEĞİNİ DEĞERLENDİRİN

Yüksek enflasyona rağmen parasını riske atmayanlar için mevcut faiz seviyeleri mevduatta 6 aydan daha uzun vadeleri cazip hale getirebilir. Böylece tasarruf sahipleri vade sürecinde olabilecek faiz indirimlerinin getirileri üzerinde yaratabilecek düşüşlerden daha az etkilenebilir.

Ayrıca 180 gün yerine 181 gün vadeyi tercih edenler, elde edecekleri faiz geliri için daha düşük stopaj ödeyecek. 6 aya kadar (6 ay dahil) vadeli hesaplardan yüzde 5, 1 yıla kadar (1 yıl dahil) vadeli hesaplardan yüzde 3 oranında stopaj alınıyor. 1 yıldan uzun vadeli hesaplarda ise stopaj oranı yüzde 0.

BORSADA KRİTİK SEVİYE 1.396 PUANDA

Geçen hafta yurtdışındaki zayıf görünüm Borsa İstanbul’da da etkili oldu. Hisse senedi piyasaları da önümüzdeki hafta Fed ve TCMB toplantılarını yakından takip edecek BIST 100 Endeksi’nin 1.430 puanın altına kalıcı olarak inmesi halinde 1.414 ve devamında 1.396’ya kadar yeni bir satış dalgası görülebilir. Orta vade için izlenecek en önemli destek 1.396 puanda. Buranın altına sarkılması teknik görünümün daha da bozulmasına neden olabilir. Endekste 1.450’nin aşılması halinde alımlar artabilir ve 1.463’e kadar yeni bir yükseliş yaşanabilir. Bu seviyenin üzerinde 1.480 puan hedeflenebilir.

FAİZDE OLASI SÜRPRİZ DOLARI NASIL ETKİLER?

Önceki hafta TCMB Başkanı Kavcıoğlu’nun açıklamalarının ardından 8.50 TL’nin üzerini test edip geri çekilen dolar, geçen hafta büyük bölümünde 8.42-8.47 TL aralığında hareket etti. Haftanın son işlem gününde ise kurlar 8.50’nin üzerine çıktı. Kurda geri çekilmeler yaşanması halinde 8.40 ve 8.38 TL destek seviyeleri olarak öne çıkıyor.

Yukarı yönlü hareketlerde ise 8.70 ve 8.80 TL direnç noktaları olarak takip edilecek. Merkez Bankası’nın beklentilerin aksine faiz indirimine gitmesi halinde direnç noktalarının test edilebileceği söyleniyor. Burada olası yükseliş hareketinin şiddetini hem faiz indirimin miktarı hem de Merkez Bankası’nın faiz kararı sonrası yapacağı açıklamaların satır aralarındaki ifadeler belirleyecek.