Ülkedeki mevcut ekonomik kriz, Covid-19 salgınıyla daha da derinleşince çarşı pazarın tadı kaçtı. Halk artık gramla değil, taneyle alım yapıyor.

Yılbaşı hareketliliğinden de umudunu kesen esnaf ise satışlarının geçen seneye göre yüzde 50-80 düşmesinden şikâyetçi.

Cumhuriyet Gazetesi'nden Gamze Bal'ın haberine göre; Hem yurttaşın hem esnafın pandemi sürecinden ekonomik olarak nasıl etkilendiklerini yerinde görmek için Eminönü’ne ve Beyoğlu’na gittik. Mısır Çarşısı, Kapalıçarşı, Mahmutpaşa ve bir semt pazarında hem son fiyatları hem çarşı pazardaki durgunluğu gözlemledik. Kuruyemişinden sebze ve meyvesine her şey, geçen seneye göre ortalama yüzde 25-30 zamlı.

Mısır Çarşısı’ndaki bir esnaf, “TEFE, TÜFE’yi nasıl hesaplıyorlar bilmiyorum. Bizdeki zamlar bazı ürünlerde yüzde 80’i buluyor. En iyimseri yüzde 60” diyor. Öyle ki esnaf dahi sattığı ürünün pahalılığından şaşkın. 1940’tan bu yana Mısır Çarşısı’nda yer alan Malatya Pazarı’nın yetkisili, “40 senelik esnafım, müşteri fiyat sorunca artık söylemeye utanıyorum. Geçiştirmeye çalışıp etiketleri gösteriyorum” diyor.  

Örneğin, geçen sene 40 lira olan kuru incir bu yıl 65 TL’ye; 50 lira olan fındık, 80 TL’ye; 75 TL olan badem ve kaju 88 TL’ye çıkmış. Malatya Pazarı’nın yetkilisi, fıstıklı lokumun içinde artık antepfıstığı değil, yerfıstığı olduğunu söylüyor. Mısır Çarşısı’nın dışında, çarşı içine göre daha ucuz olan tezgâhlarda bile en ucuz kuruyemiş 40-48 liradan başlıyor. En çok talep gören karışık kuruyemişlerin leblebili olanları 40-48; fındıklı, bademli ve kajulu olanları 90 lira. 

30 senelik bir pazarcı esnafı, satış yaptıkları tezgâhtan 4 ailenin geçindiğini, geçen sene günlük 1000-1500 TL ciro yaparken bu yıl bazen 200 lirayla eve döndüklerini söylüyor.

ATEŞ PAHASI

Semt pazarında da özellikle meyveler ateş pahası. Bir kilo mandalina 6-8, ayva 7, nar 5-8, portakal 10, üzüm 15 liradan satılıyor. Beyoğlu Piyalepaşa Semt Pazarı’nda gördüğümüz domatesin kilosu 5 liradan başlayıp 10 liraya kadar çıkıyor. Patates ve soğanın kilosu da 5 TL’den başlıyor. Sivribiberin kilosu ise 16 liraya çıkıyor. Esnaf, yurttaşın ancak 250 gram biber alabildiğini söylüyor.

Elindeki poşetleri göstererek pahalılığa dikkat çeken bir yurttaş, “Daha yemeklik doğru düzgün bir şey almadım, 65 lira tuttu” diyor. Vatandaşın artık taneyle alım yaptığını söyleyen bir esnaf ise şöyle konuşuyor: “Gücüm yetmiyor diyerek 4 tane salatalık isteyen müşteri var. Hafta boyunca taneyle satın aldıkları kadar yemek zorundalar.”

Pazarcı esnafının satışlarında yaşadığı kayıp, yurttaşın alım gücünün ne kadar azaldığını ortaya koyması bakımından önemli. 35 senelik bir esnaf, geçen yıl bu dönem günlük 30-40 kasa domates satarken şimdi 10 kasa satamadıklarını anlatıyor. 30 senelik bir başka esnaf da satış yaptıkları tezgâhtan 4 ailenin geçindiğini, geçen sene günlük 1000-1500 TL ciro yaparken bu yıl bazen 200 lirayla eve döndüklerini söylüyor.

DESTEKLER GÜLÜNÇ

Esnafın nabzını tutmaya ise Mısır Çarşısı’ndan başlıyoruz. 2016’dan bu yana düzenli olarak gittiğimiz çarşıda, bir şey dikkatimizi çekiyor: Esnaf artık kapıda durup “Kahve ikram edelim” diyerek vatandaşı çekmeye çalışıyor. 

Tarihi Yarımada’daki esnafın ortak vurgusu, bu süreçte devlet tarafından yeterli desteği göremediklerini ve yalnız bırakıldıklarını söylemeleri oldu. Mahmutpaşa’daki bir esnaf, “Devlet böyle zamanda lazım. Ama şu ana kadar bir yardım göremedik” diyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın geçen hafta esnaf için açıkladığı destekleri nasıl buldukları solrulduğunda ise ise acı gülüşmeler başlıyor.

Esnafın hemen hemen hepsi açıklanan destek rakamlarını gülünç bulduklarını, “hiçbir derde derman olmayacağını” vurguluyor. “70 bin TL kira ödeyen insanlar var. 750 liralık kira desteğini ne yapsın? Elemanlarına yemek ısmarlar...” diyen de var, “Nasıl harcayacağımızı bilemiyoruz. Çar çur da etmek istemiyoruz” diyerek dalga geçen de... Mısır Çarşısı’ndaki bir esnaf ise “Yılbaşından sonra kiralarımıza yüzde 11.7 zam gelecek. Bu zammın ötelenmesini beklerdik” diyor. Son 8 aydır yapılan satışlar üst üste konulduğunda bir aylık masrafın ancak çıktığına dikkat çeken Mahmutpaşa’daki bir esnaf da hükümetin nakdi yardımlarını yaygınlaştırması gerektiğine vurgu yaptı:

“Artık telefonla müşterinin ayağına giderek işlerimizi sürdürmeye çalışıyoruz” diyen bir başka esnaf ise umutsuzluğunu esprili bir dille şöyle ifade ediyor: “Şu an kapı kapı dolaşıyoruz, bir isteğiniz var mı diye soruyoruz ki satış yapabilelim. Ümidimizi kaybetmek istemiyoruz ama tünelin sonundaki ışık maalesef henüz görünmüyor. Gözükecek gibi de değil uzun vadede. Belki de bizim gözlerimizin uzağı görmede bir sıkıntısı vardır.”