Yoksulun evi dayanıksız

Megakentte 1999 öncesi yapılan riskli binaların kiraları daha ucuz. Konut piyasasının içindeki uzmanlara göre yoksullar eski yapıları tercih etmek zorunda kalıyor.

Yoksulun evi dayanıksız

Elazığ’da yaşanan deprem tüm Türkiye’yi sarsarken İstanbullular da beklenen Büyük Marmara Depremi’nin tedirginliğini yaşıyor. 16 milyon yurttaşın yaşadığı şehirde yüzbinlerce bina 1999 yılında yaşanan Gölcük Depremi’ni gördü. On binlerce binanın beklenen büyük depremde yıkılması öngörülüyor.

Peki İstanbul’da depreme dayanıklı bir binada yaşamanın maliyeti nedir? Eski ve yeni binalarda oturan yurttaşlar arasındaki fark nedir? İstanbul Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Nizameddin Aşa, BirGün’e yaptığı değerlendirmede İstanbul’da Gölcük depremi sonrası yapılan binaların, eski binalardan en az 2 kat daha pahalı olduğunu belirtti. Aşa, herhangi bir semtte aynı sokakta yapılan ve metrekare boyutu aynı olan eski ve yeni bina arasındaki fiyat farkların 3 kata kadar artabildiğini vurguladı.

GÖLCÜK DEPREMİ SONRASI YAPILAN BİNALAR DA YIPRANDI

Nizameddin Aşa eski ve yeni binalar arasında en az yüzde 100’lük fark olduğunu ve 1999’dan sonra yapılan binaların da artık korozyona uğradığını belirtti. Aşa “1999’dan sonra yapılan bina deprem yönetmeliğine uygun ve yapı denetimlerinin de denetlediği şekilde yapıldığı için daha sağlıklı ve güvenli gözüküyor. Fakat böyle olsa bile onlar da 20 senelik binalar sonuçta, onlar da bir korozyona uğruyorlar. Ama tabi 1999’dan önce yapılan binalardan daha güvenli. Şu anda 70’li yılların sonu ve 90’lı yıllarda yapılan binalar oldukça sağlıksız, kalitesiz” dedi.


Her yurttaşın bütçesine göre konutlarda oturmak zorunda kaldığına değinen Aşa şöyle konuştu: “Merkezlerde oturmak isteyenler ve fazla parası olmayan kişiler ikinci el yani 99’dan önce yapılmış hatta 40-50 yaşlarında binaları tercih ediyor ve onu almak zorunda kalıyor. Ancak aynı bedelle daha uzak semtlerde daha yeni bina alması mümkün. Tabi ki tercih meselesi. Tercih ve bütçeler ön planda. Gücü yeten kişi merkezde 2 oda 1 salona 1-2 milyon lira verebiliyor ama yetmeyen de aynı bölgede 500-600 bin liralık bir ev alıyor.”

VATANDAŞIN DAYANIKLI KONUTTA YAŞAMAYA EKONOMİK GÜCÜ YOK

Binaların yıpranmış olup olmadığını çıplak gözle tarif edilemeyeceğini, mutlaka denetimlerin ve kontrollerin yapılması gerektiğini aktaran Aşa şu ifadeleri kullandı: “Asıl olan, binaları belediyenin kontrol etmesi. Özellikle sahil kesimindeki binalarda belediyelerin önemli çalışmaları var. Bu binayla ilgili belediyenin bir tespiti var mı yok mu ona bakılmalı, belediyenin iskânı, tespiti var mı o önemli. Ancak birçok bina sahibi tespit yaptırmak istemiyor, çünkü binası sakat çıkarsa 3 ayda tahliye etmesi gerekiyor. Mal sahibi bunu göze alamıyor. Çünkü insanların parası yok, bir ev almış geçip oturmuş, 2’nci bir evi almaya gücü yetmiyor ya da katkı yapmaya gücü yok. Bazı binalarda imar durumu fazla kat vermediği için ya aynı binayı yıkıp yeniden ya da 1 kat fazla yapması gerekiyor ki o da ne müteahhit masrafını kurtarıyor ne maliyetini. İnsanların cebinden para ödemesi söz konusu. Ancak vatandaş bunu ödeyemiyor. Zaten kıt kanaat geçiniyor, başını zor sokmuş bir çatı altına, yeni bir borcu ödeyecek gücü yok.”

Devletin kira yardımlarının yetersizliğine de değinen Aşa “Kontrolsüz, eski binalarda kira yardımı da olmuyor. Devletin verdiği cüzi bir şey. Kira yardımı 700-800 lira en fazla bin lira ancak bugün 3 bin- 3 bin 500’den aşağı ev yok. Aradaki farkı da vatandaş cebinden ödeyecek, onu da ödeyemiyor. Korkuyor evi tespit edilip yıkılacak diye bu defa. Onun için de ölümle kucak kucağa yaşıyor.”

FİYATLAR YÜKSELMEYE DEVAM EDECEK

Elazığ’da yaşanan son depremin konut fiyatlarına yansıyacağını aktaran Aşa sözlerini şöyle noktaladı: “Ben Beşiktaş’ta oturuyorum. Aynı sokakta 40-50 yıllık 2 oda bir salon daire 400-500 bin liraya satılıyor ama aynı sokakta yeni yapılan bir ev 1 milyon lira ve üzerinde. Kadıköy’de aynı keza. Hemen hemen 2 mislidir ancak, bazı bölgelerde bu 3 katına kadar çıkıyor. Deprem fiyatlara yansıyacak. Elazığ’da depremi öncesinde İstanbul’da sallandı. Biz de ilanlarda hemen görmeye başladık ‘depreme dayanıklı ev, depreme dayanıklı bina, güvenli bölge, güvenli bina’ gibi bu tip özellikleri. İnsanlar şu anda tedirgin olmuş durumda. O bakımdan şu anda talep oluştukça fiyatın artması anlamına gelecek. Depreme dayanıklı evlerin fiyatı yükseliyor, yükselmeye devam edecek.

Etiketler
Kiralar Konut