Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) raporuna göre, dünya genelinde 188 milyon olan işsizler ordusuna 2020’de 2.5 milyon kişi daha eklenecek. 165 milyon kişi istememesine rağmen yarı zamanlı işlerde çalışırken ve 120 milyon kişi iş bulma ümidini yitirme ve diğer gerekçelerle işgücü piyasasından çıkmış durumda. Toplamda 473 milyon kişi işsizlik ve istediğinden daha kısa süreli iş sorunuyla karşı karşıya.

Raporda ayrıca, 2008’deki küresel finansal kriz sonrasında yükseldikten sonra son 9 yılda yatay seyreden ve 2019’da yüzde 5.4 olan küresel işsizlik oranının tekrar yükselişe geçebileceği, küresel ekonomideki yavaşlama nedeniyle işgücü artışına karşılık gelecek yeni iş üretilemeyebileceği uyarısı yer aldı. 2021 için de işsizliğin yüzde 5.5’e yükseleceği öngörüldü.

 

‘BİR İŞE SAHİP OLANLAR İÇİN BİLE GİDEREK ZOR’

ILO Genel Direktörü Guy Ryder, “Çalışarak daha iyi yaşam kurmak milyonlarca insan için giderek daha zor hale geliyor” dedi. Ryder, işle ilgili eşitsizliklerin ve dışlamanın, milyonlarca insanı insan onuruna yakışır iş bulmaktan ve daha iyi gelecek kurmaktan alıkoyduğunu, bunun sosyal kaynaşma açısından son derece kaygı verici bir sorun olduğunu vurguladı. Ryder, bir işe sahip olanlar için bile yoksulluktan kurtulma ve daha iyi yaşama sahip olmanın giderek daha zor hale geldiğine dikkat çekti.

 

TÜRKİYE GERİDE

ILO’nun dikkat çektiği bir diğer konu, 15-24 yaş aralığındaki gençlerde ne işte ne eğitimde olanların oranının yüzde 22 gibi yüksek bir seviyeye ulaşması oldu. Kadınların işgücüne katılma oranı da erkeklerin 27 puan altında yüzde 47’de kaldı.

Öte yandan, Türkiye, TÜİK’in dar tanımlı hesaplamasıyla bile yüzde 13.4’lük işsizlik oranıyla, yüzde 5.4’lük küresel ortalamanın çok üzerinde yer aldı. Ne istihdam ne eğitimde olan gençlerin oranı da Türkiye’de yüzde 26 ile, küresel ortalamanın 4 puan üzerinde yer alıyor. Kadınların işgücüne katılma oranı da yüzde 34.6 ile küresel ortalamanın 12.4 puan altında.