Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, dünyada her yıl 400 milyon ton plastik üretildiğini, bu üretimin yarısından fazlasının ‘tek kullanımlık’ olan ve toplam 12 dakika içinde fonksiyonunu yitirmesinde karşın doğada yok olması yüz yılları bulan plastikler olduğunu vurguladı.

T24'te yer alan habere göre; Çakıroğlu, 2020 yılı sonuna kadar Koç Topluluğu şirketlerinde ‘tek kullanımlık’ plastik tüketimine son vereceklerini taahhüt ettiklerini belirtirken, “bu hedefi gerçekleştirmek kadar, farkındalığı artırarak bireysel sorumlulukları geliştirmeye” de önem verdiklerinin altını çizdi.

Koç Holding CEO’su Çakıroğlu, Koç Holding Kurumsal İletişim ve Dış İlişkiler Direktörü Oya Ünlü Kızıl ile birlikte bir grup gazeteciyi ağırlayarak, topluluğun çevre konusundaki çalışmaları hakkında bilgi verdi. Koç Topluluğu Spor Kulübü’nün merkezi olan Bağbarbaşı Korusu’ndaki İstanbul Golf Kulübü’nde gerçekleşen buluşmada holding çalışanı 1200 kişinin Avrasya Maratonu’na katıldığını belirten Çakıroğlu, 93 yılı geride bırakan Koç Topluluğu’nun toplumsal ve ekonomik alanda değer yaratma gayreti içinde olduğunu kaydetti. Levent Çakıroğlu, özetle şu görüşleri dile getirdi:

Oya Ünlü Kızıl  ve Levent Çakıroğlu

 

"Çok iddialı bir hedef belirledik"
“2007’den bu yana Uluslararası İstanbul Bienali’nin ana sponsoruyuz. Bienal İstanbul’un kültür ve sanat hayatının en önemli faaliyetlerinden biri hâline geldi, bundan çok mutluyuz. Bu yılki teması ‘7. Kıta’ olan bienal, okyanuslardaki plastik atık yığınlarını ele alıyor. Plastik atık yığınlarının ikisi Atlas Okyanusu’nda, ikisi Pasifik Okyanusu’nda, biri Hint Okyanusu’nda, biri de maalesef Akdeniz’de. Plastik atıklar çok büyük bir sorun."

“Plastik 20. yüzyıl başlarında çok önemli bir buluş olarak hayatımıza girdi. Ve hayatımızdan çıkmayacak, ihtiyacımız da var. Ancak bu atıkları nasıl daha iyi yönetebiliriz, bu çok önemli. Dünyada her yıl 400 milyon ton plastik üretiliyor. Bu üretimin yarısından fazlası tek kullanımlık olan ve toplam 12 dakika içinde fonksiyonunu yitiren plastik ürünler. Buna karşılık bunların doğada yok olması yüzyılları buluyor.”

“Hem kamu, hem sivil toplum, hem de özel sektörün birlikte çalışması gereken bir sorun ile karşı karşıyayız.  Bu alanda farkındalık yaratmak da çok önemli. Farkındalık ile bireyleri harekete geçirmek, bireysel sorumlulukları geliştirmek mümkün.” “Bu konuda Koç Topluluğu çok iddialı bir hedef belirledi; 2020 sonuna kadar Koç Topluluğu işyerlerinde tek kullanımlık plastik ürünlerin kullanımına son vereceğiz, bu ürünleri yok edeceğiz. 90 bini geçen çalışan sayımızla bu hedefe yöneldik. Şu anda envanterimizi çıkarıyoruz, tek kullanımlık plastiğin yerine geçecek malzemeleri belirleyerek, bunları süratle tek kullanımlık plastik ürünlerin yerine geçirmek istiyoruz. Dolayısıyla plastiğin yerine geçecek ürün geliştirmeleri çalışmalarımız da eş zamanlı olarak sürüyor.”

2020 sonuna kadar ek kullanımlık plastikleri yok etmek iddialı bir hedef, biliyoruz. Ancak -Koç Topluluğu, -hedeflerini ve sözlerini realize eder- bu hedefe de hiç şüphesiz ulaşılacak. Bu bizim için ilk adım ve en önemli kısmı farkındalığı artırarak sorumluluğu kişisel olarak hissettirmek.”

"Süreci şeffaf şekilde raporlayacağız"
“Böyle bir taahhüdün şeffaf bir şekilde yönetilmesi gerekiyor. Bütün süreci raporlayarak yürüteceğiz. İlk adımda başlattığımız envanter çalışması devam ediyor. Kolay olmamasına rağmen 2020 sonuna kadar bu hedefi gerçekleştireceğiz. Önemli olan, bu hedefin gerçekleşmesi kadar farkındalığı artırmak; sonuçtaki hedefimiz plastik kullanımını azaltmak, geri dönüşümü hızlandırmak.”

“Koç Topluluğu’nda da plastik alternatifi diğer çalışmalar üretim sürecinde devam ediyor. Çalışmalar ve denemeler yapıyoruz. Mesela Arçelik’teki buzdolabı, çamaşır ve bulaşık makinesi üretiminde bu çalışmalar sürüyor. Mümkün olduğu kadar -yumurta kabuğu gibi- doğal malzemelere yönelmek istiyoruz. Ford’da ‘geri dönüşümlü malzeme’ çalışmaları sürüyor. Bu önemli konuda Koç Topluluğu olarak sorumluluk hissettik ve kamuoyu ile paylaşmak istedik.”

"Ekonomik-sürdürülebilir modeller önemli"
Levent Çakıroğlu, sorular üzerine de şu görüşleri dile getirdi:

“Küresel ısınmayı azaltmak için karbon emisyonunu azaltıcı çalışmalar gerekiyor. Mevcut enerji tüketimini azaltmak, verimliliği artırmak bunlar arasında. Bu alanda da birçok çalışma yapıyoruz. Çevre tahribatını azaltma çalışmalarını ekonomik modellere oturtmak, böylece sürdürülebilir olmasını sağlamak gerekiyor. Üretim tarafında enerji tüketimini azaltma çalışmaları sürerken, tüketiciler de enerji tüketimi düşük ürünleri giderek daha çok talep ediyorlar. Kullanıcılar bir bütçeleri açısından, iki çevresel duyarlılıkları sebebiyle enerji tüketimi düşük ürünleri giderek artan ölçüde tercih ediyorlar. Bizim de enerji açısından daha verimli ürünleri artırmamız gerekiyor.

Arçelik, kendi sektöründe ilk geri dönüşüm tesisini kuran kuruluş. Bu nedenle Özel Sektör Başarı Ödülü kazandı. Öncelikli olarak belirlediğimiz konulardan biri de dijital dönüşüm.  Dijital gelişmeler iş modellerini-formüllerini değiştiriyor. Verimliliği artırıyor. 2016’dan beri Koç Topluluğu’nda dijital dönüşüm çalışmalarını yürütüyoruz. İş modelini topyekûn değiştiren dijital dönüşüm çalışmalarında verimlilik artışı hedefleniyor. Daha az malzeme ile ürün tasarımı planlanıyor. Malzeme bilimlerinde önemli gelişmeler var. Bilgisayarlarının kapasite ve hızları arttıkça, bilmediğimiz şeyleri bilir hâle geliyoruz ve bu üretim sürecine yansıyor.”

“TÜPRAŞ ciro açısından en büyük işimiz. Faaliyet alanı olarak zor bir konu, kabul etmek lazım. Ancak oradaki üretime de ihtiyaç var ve Koç Topluluğu olarak bu alanda bizim yarattığımız farklar var. Örneğin, geri dönüşüm tesisi yaptık. Rafinerilerimizden çıkan fuel-oil’i doğrudan satmak yerine bu tesiste tekrar işliyoruz ve çevresel etkiyi azaltıyoruz. Diğer yandan dizelde Türkiye ne ithalatçı bir ülke. Dizel tüketiminin yüzde 50’si ithal ediliyor. TÜPRAŞ’ta ürettiğimiz ürünler Türkiye’nin ithalatını ve cari açığını azaltıyor. TÜPRAŞ, verimlilikte en üst sıralarda yer alan şirketlerden biri. Kırıkkale Rafinerisi’nde de önemli yenilemeler yaptık. Ekonomik modele oturttuğumuz alanlarda sürdürülebilir çabaları artırıyoruz.”

“Otomotiv endüstrisinde birçok ülkede caydırıcı düzenlemeler var, ancak bizde henüz yok. İdeal model tüketicinin sürdürdüğü modeldir. Tüketici daha iyi ürünü talep ettikçe şirketler de yanıt vermek zorunda. Çok katı emisyon sınırlamaları olan ülkelerde portföyü dengelemek için elektrikli araç üretimi artıyor. Otomotivde Çin, hacim olarak dünyanın en büyük pazarı, ama üst sıralarda bir markaları yok. İçten yanmalı motor sektöründe iddialı olmaları bu aşamada zor olduğu için hızla elektrikli araç üretimini teşvik etmeye başladılar. Çin’de bu alanda şirketlerin önü açılıyor.”

‘Halktan izole yaşayan biri değilim’
Levent Çakıroğlu, toplu taşıma araçlarını kullanıp kullanmadığı sorusu üzerine “halkın içinde yaşadığını” belirtirken, şunları söyledi:

“2002-2007 yılları arasında Koçtaş’ı yönettim. Koçtaş’ta cumartesi sabahları ofiste çalışırdım, öğleden sonraları ise Kartal mağazamıza giderdim. Orada Koçtaş’ın turuncu iş kıyafetlerini giyer, müşterilere servis yapardım. Müşterinin gözüne bakıp ihtiyacını anlamanız gerekiyor. O çalışmalarda Koçtaş’taki sorunları tespit eder, çok kısa sürede çözerdik. İzole biri değilim, her zaman halkın içinde yaşayan biriyim.”

Oya Ünlü Kızıl: Koç’un kaldıraç gücü heyecan verici
Koç Holding Kurumsal İletişim ve Dış İlişkiler Direktörü Oya Ünlü Kızıl da, Koç Topluluğu’nun Türkiye’de ilk ‘sürdürülebilirlik raporlaması’nı yapan kuruluş olduğunu belirtti. Topluluk şirketlerindeki çalışmalarda toplumsal etkileri de, ekonomik etkileri de ölçtüklerini vurgulayan Kızıl, şunları söyledi:

“Her sektörün alanı farklılık gösteriyor. Dolayısıyla yaratabilecekleri etkiler de farklı oluyor. ‘Önceliklendirme’ önemli bir metodoloji. Toplulukta şirketlere göre önceliklendirme yapıyoruz; hangi şirket hangi alanda daha yüksek etki yaratıyor, bunlara bakıyoruz. Holdingdeki bütün projeler, kültürel gelişim de gözetilerek yürütülüyor. Örneğin; bütün yeni yapılan holding binaları ‘engelli dostu’ olarak tasarlanıyor.” “Kültürel dönüşümü hem şirketlerimizde, hem de çalışanlarımızın kişisel gelişiminde gözetiyoruz. Beni en çok heyecanlandıran Koç Topluluğu’nun kaldıraç gücü. O kaldıraç etkisine sahip olup da kullanmamak büyük bir sorumluluk. Yaklaşık 100 bin çalışan olan bir aileyiz. Çalışanlarımızın ailelerini de hesaba kattığınızda yaklaşık 500 bin kişiden söz ediyoruz. Onların farkındalığı bile toplum için önemli sonuçlar üretebiliyor.”

“Önceki senelerde Bienal’in tanıtım ve iletişimi daha sanatsal tonda oluyordu. ‘7. Kıta’ bienalinde yaygın algıyı o kadar önemsedik ki, çok anlaşılır bir iletişim çalışması yapıldı. Toplumda çok beğenildi.”

Toplantıda ‘7. Kıta’ temalı 16. İstanbul Beinali’nin tanıtımında kullanılan video da tekrar gösterildi. Videodaki ‘7. Kıta temsilcisi’nin merak konusu olduğu, hatta bazı televizyon kanallarından videoda başına plastik poşet geçirilerek konumlandırılan ‘temsilci’ ile tanışma/görüşme talebi geldiği paylaşıldı.

Oya Ünlü Kızıl, Bağlarbaşı Korusu'ndaki Abdülmecid Efendi Köşkü'nde Ömer Koç'un özel koleksiyonundan eserlerle açılan "İçimdeki çocuk" sergisine 100 bini aşan rekor sayıda ziyaret olduğunu, yoğun talep nedeniyle serginin aralık ayına kadar uzatıldığını söyledi.