AKP yıllardır, “Bu bir havalimanı değil, zafer anıtı” diyerek kendi seçmen tabanında büyük beklentiler yarattı. Bugün işletme, kamu bankalarına olan borcunu ödeyemiyor, ortaklar işletmeden çekiliyor. Üstelik yeni havalimanı turist rekoru kırılan dönemde dahi henüz Atatürk Havalimanı’ndaki yolcu sayısını yakalayabilmiş değil

İstanbul Havalimanı’nı işleten İGA bankalara olan 5 milyar dolarlık borcunu yapılandırmak istiyor. Borca batık işletmenin THY’ye ve kamu bankalarına devri ise iddialar arasında. Peki ne oldu da Cumhuriyet tarihinin en büyük ihalesine girenler ödeme takvimi başlayınca borçlarını ödeyemez oldular?

Birgün gazetesinden Ozan Gündoğdu'nun haberine göre İstanbul Havalimanı’nı yapan ve 25 yıl boyunca işletme hakkını elde eden İstanbul Grand Airport (İGA) konsorsiyumu başlangıçta beş şirketten oluşuyordu. Bu şirketler adını hükümetle kurduğu izaha muhtaç ilişkiyle sıkça duyuran Kolin, Limak, Kalyon, Cengiz, MNG idi. İhale, açık ara farkla Cumhuriyet tarihinin en büyük ve üzerine en çok konuşulan ihalesi oldu. Zira başta AKP Genel Başkanı Erdoğan kendisine yönelen tüm muhalefet unsurlarını “Bunlar 3. Havalimanı'na karşı olan Alman ajanlarıdır” diyerek bertaraf etmeye çalıştı. Böylece AKP seçmen tabanında da aslında sadece bir inşaat projesi olan 3. Havalimanı'na ilişkin ciddi bir beklenti oluştu. Öte yandan ihale tarihi olan 3 Mayıs 2013’ü izleyen haftalarda gezi isyanının yaşanması AKP çevreleri tarafından komplo teorileriyle süslendi. Türkiye’yi kurtaracak olan proje artık İstanbul’a yapılacak yeni havalimanıydı.

TARİH 3 MAYIS 2013: KARŞI ÇIKAN AJANDIR

İGA 2013’te yapılan ihaleyi 22 milyar 150 milyon avro bedelle aldı. İktidar ise bu taahhütü kolaylaştırmak adına çeşitli Hazine garantileri sağladı. Aradan geçen 6 yılı aşkın sürede İGA’ya dudak uçuklatan teşvikler sunuldu.

3,5 milyar avrosu kamu bankaları olmak üzere toplamda 4,5 milyar avro kredi İGA’ya verildi. Vadesi ise tam 16 yıldı. Üstelik ilk 4 yıl geri ödemesi bulunmuyordu.
İlk 13 yıl için 6,3 milyar avroluk yolcu garantisi verildi. Garanti tutarı dış hatta 20 avro, iç hatta 5 avro, iç hattan gelip dış hata gidecekler için de 3 avroydu. Bu tutar yıllara yaygın şekilde bölündü ve devlet İGA’ya “Bu tutarın altında gelir elde edersen ben sana üstünü tamamlayacağım” demiş oldu.

Yer teslimi yapılmadığı için ihale şartnamesinde sözü edilen başlama tarihi şirketlerin lehine olacak şekilde 2 yıl ertelendi. Böylece şirketler yaklaşık 3 milyar avroluk avantaj sağladı.
7 milyar 354 milyar avro olarak ilk etap yatırımının en büyük maliyet kalemi hafriyat ve dolguydu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu’nun iddiasına göre ihale şartnamesindeki havalimanı yerleşkesinin 90 metre yükseltilmesi gerekiyordu. Buna rağmen 60 metre yükseltilerek şirketler lehine yaklaşık 2,5 milyar avroluk avantaj sağlandı.
Ancak gerek ihale bedeli olan 22 milyar 150 milyon avro, gerekse kredi borcu olan 4,5 milyar avro İGA şirketlerinin kendi öz sermayeleriyle karşılayabileceği yükümlülüğün çok ötesindeydi ve deyim yerindeyse her şeyin yolunda gitmesi gerekiyordu. Başka bir deyişle faizler ve döviz kuru yükselmemeli ve dahası havalimanına olan talep azalmamalıydı. Ancak ihalenin alındığı tarihten 3. Havalimanı’nın açıldığı tarihe dek faizler ve dolar kuru fırladı. Yeni havalimanı ise beklenen performansı göstermedi.

29 Ekim 2018’de cumhuriyet bayramına denk getirilen açılıştan kısa süre sonra anlaşıldı ki İGA toplam yükümlülüklerinin faizini dahi ödemekte zorlanıyordu. Havalimanı açılmıştı ancak henüz Atatürk Havalimanı’ndan taşınma gerçekleşmemişti. “Büyük taşınma” için mart ayının sonu beklenecek ancak yolcu garantisi için geri sayım başlamış olacaktı.

TARİH 29 EKİM 2018: AÇILIŞ YAPILDI, ORTAKLAR ÇEKİLİYOR

29 Ekim’deki açılışın hemen ardından 31 Ekim’de Hürriyet gazetesinden Uğur Cebeci, Türk Hava Yolları’nın havalimanı işletmesinin yüzde 40’ını İGA’dan satın alacağını haberleştirdi. Hemen ardından İGA’nin ortaklarından Limak haberi yalanlasa da spekülasyonlar devam etti.

Bu spekülasyonlardan 2 ay sonra 9 Ocak 2019’da ortaklarından daha öngörülü olduğu anlaşılan Kolin, İGA’daki hisselerinin bir kısmını Cengiz Holding’e bir kısmını ise Kalyon İnşaat’a sattı. 9 Ocak’ta Kolin’den yapılan açıklama, bu satışın ardındaki sebepleri açıklamaya yetmedi. Açıklamada, “Türkiye’nin son dönemde ortaya koyduğu önemli mega projelerden biri olan İstanbul Havalimanı’nın sıfır noktasından itibaren ortakları arasında yer alan kuruluşumuz, bu yatırımın projenin tamamlanma aşamasına gelmesi ve işletmeye açılmasıyla birlikte yeni bir değerlendirmeye gitme kararı almıştır” demekle yetinildi. Böylece elde kaldı 4 şirket; Cengiz, Limak, Kalyon, MNG.

TARİH 4 KASIM 2019: BORÇLAR ÖDENEMİYOR

Önceki gün Reuters’ta yer alan haber 3. Havalimanı’ndaki sis bulutunu daha da artırdı. Daha önce 4 yılı geri ödemesiz olarak alınan kredilerin ilk taksitlerinin vadesi gelince İGA, borcunu yapılandırmayı tercih etti. 4 Kasım tarihli habere göre İGA borçlarının 5 milyar avroluk kısmını yapılandıracak. İGA’dan Reuters’a yapılan açıklamaya göre İGA iddiayı doğruladı ve “İGA olarak proje finansman maliyetini düşürmeyi hedefliyoruz. Bunun için de şartların yeniden değerlendirilmesi için görüşmeler yapıyoruz” denildi.

İGA konsorsiyumunu oluşturan şirketlerin ana faaliyet alanı inşaat ve enerji. Üstelik bu iki sektördeki en büyük firmalar İGA şirketlerinden oluşuyor. Ancak özellikle son yıllarda inşaat ve enerji sektörünün borçları sık sık konuşulur oldu. Henüz 2 ay önce 10 eylülde enerji sektörüne verilen kredilerin 12-13 milyar dolarlık batık riski olduğu Türkiye Bankalar Birliği tarafından açıklanmıştı. Açıklamada bu tutarın 10 milyar dolarlık kısmının bu yıl içinde yapılandırılacağı da ifade edildi. Bu tutarın ne kadarının İGA’yı oluşturan şirketlere ait olduğu bilinmiyor. Ancak bu borcun önemli bir kısmının İGA’yi oluşturan şirketlerin enerji işlerinden olduğunu söylemek zor değil. Zira 2005’ten bu yana enerji sektörünün kredi borcu dolar cinsinden dahi 60 katına çıkmış durumda. İGA ortaklarının ana faaliyet alanı olan inşaatta ise toplam borçluluk aynı dönemde dolar cinsinden 9 kat arttı.

GELECEKTE NE OLACAK?

İstanbul Havalimanı (İHL) işletmesini bekleyen en büyük tehlike, yüksek kapasiteli olmasına rağmen havalimanına dönük talebin yeterince yüksek olmaması. Gerek döviz kurunun gerekse faizlerin ilgili dönemde yükselmesi zaten İGA’yı yeterince zorluyordu. Tüm bunlara bir de yeni havalimanının Atatürk Havalimanı ile neredeyse eşit miktarda yolcu taşıması eklendi. Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nin (DHMİ) 2 havalimanının da tam kapasite çalıştığı mart sonundan eylül sonuna dek yayımladığı verilere göre ilgili dönemde İHL henüz AHL’yi dahi geçemedi. Üstelik bu durum 2019’da rekor kıran turist sayılarına rağmen yaşandı. Bu perfomansın havalimanına yapılan metro ile bir nebze düzelmesi hesap edilse de metronun daha çok yurtiçi yolcuların konforunu etkileyeceği biliniyor. Performansı bu şekilde gitmesi durumunda İGA’nın toplam borcunun ödenebilmesi de mümkün görünmüyor. Bu durumda ise 82 milyon yurttaşı bekleyen 2 tehlike bulunuyor.

•İşletmesi büyük bir batığa dönen havalimanı’nı THY’nin alması.

•Kamu bankalarına olan devasa borcun ödenmeyerek görev zararına dönüşmesi.