Erdoğan belediye başkanları ile buluşmasında "Kapının önüne konan, canları yanan, yuvaları başlarına yıkılan insanların ahı üzerine ne siyaset ne adalet ne de hizmet bina edilemez. Son aylarda bazı belediyelerimizde yaşanan hadiseleri üzüntü ile takip ediyoruz.." demişti. İBB'yi kast eden Erdoğan, AKP'li belediyelerdeki işçi kıyımlarını görmezden geldi. Kayyumlar ise işten çıkarmalarda rekor kırdı. 

Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerine atanan kayyumlar, vakit geçirmeden onlarca çalışanın işine son verdi. Kayyumlar ‘Terörle iltisaklı’ argümanından medet umarak ya da “işten çıkardıklarımız belediye başkanının akrabaları” diye gerekçelere bel bağladılar. 

Gazete Duvar'dan Vecdi Erbay'ın haberine göre kayyumlar işten çıkarmadıkları belediye çalışanlarının görev yerlerini değiştirdi. Bağlı oldukları sendikadan istifa etmeleri için mobbing uyguladı.

150 KİŞİ BİR MESAJLA İŞSİZ KALDI

DİSK Genel İş Sendikası Genel Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Salih Doğru, belediye çalışanlarına yönelik uygulamaları, “Sadece Mardin’de 150 işçinin iş akitleri askıya alındı ve geriye kalanlara sendika değiştirme baskısı var” diyerek özetledi.

“Bu ülkede gelişen tüm olumsuzluklardan ilk etkilenen emekçiler oluyor” diyen Doğru, “Mardin, Diyarbakır ve Van Büyükşehir Belediyelerine kayyım atanınca da böyle bir gelişme söz konusu oldu. Özellikle Mardin Valisi görev alır almaz belediyede 150 işçi arkadaşın iş akitlerini fes etti. Büyük çoğunluğu işçilere mesajla bildirildi. Diyarbakır’da da 29 memur, 8 işçi arkadaşımızın iş akitleri askıya alındı. Burada tezat bir durum var ve işçilerin tabii olduğu yasada iş akitlerinin askısı diye bir tabir yok. Bu, işten atılmıyorsunuz ama tüm özlük haklarınız askıya alınıyor demek. İş yasasında olmayan bir uygulama ama ona rağmen uygulanıyor. Van’da da 8 arkadaşımızın iş akdinin askıya alındığını duyduk.”

Doğru, iş akdi feshedilmiş bir üyelerine gelen mesajı gösteriyor ve “Bir mesajla insanların işine son verdiler” diyor. Mesajda, “4A Kapsamına ait işin sonlanması nedeniyle işten ayrılış bildiriminiz, 28.08. 2019 tarihinde yapılmıştır” deniliyor ve şaka gibi şu cümleyle bitiyor: “Sağlıklı ve güvenli günler dileriz.”

SÜRGÜNLERİN ARDINDAN GELEN İSTİFALAR

Son günlerde Mardin belediyelerinden gelen sendikadan istifalara değinen Doğru, bunun Büyükşehir Belediyesi’nden gelen baskıyla yapıldığına inanıyor. Doğru, “Biz dönemsel olarak bakanlıktan yetkilerimizi alıyoruz. İşçilerin çoğunluğunun elimizde olduğu ve sözleşme yapma yetkisinin bizde olduğuna dair yetkiyi alıp belediye yetkilileriyle görüşmeler yaparız. Eylül ayının 17’si son gün olmak üzere bir yetki tespiti süreci vardı. 5 gün kalaya kadar belediye işçilerinden sendikamızdan istifa eden olmamıştı. Bu süreçte istifalar gelmeye başladı. Belediye yetkililerinin ve bürokratlarının işçileri tehdit etmesiyle yaşandı istifalar. İşçilere sendika değiştirme baskısı yapılıyor” dedi.

Doğru’nun dediğine göre işçilere, “İşten atılabilirsiniz, iktidara yakın sendika (Hizmet İş Sendikası) sizin haklarınızı savunabilir, bu sendikada kalırsanız işten atılma, sürgün gibi tehlikeler baş gösterebilir” denilmiş.

Doğru, işçilerden edindiği bilgileri, “Yöneticilerimizin de aralarında olduğu işçiler istifa etmek zorunda kaldılar. Hepsinin ortak söylemi ise ‘belediye yetkilileri bize bu sendikada kalmayın, örgütleneceğiniz sendika Hizmet İş” diye telkinde bulunulduğu yönünde oldu” şeklinde anlattı.

Doğru, son günlerde sürgün furyası başladığını ve sendikadan istifaların baş gösterdiğini belirterek, “Bununla ilgili yasal süreci başlattık ve takipçisi olmaya devam edeceğiz” dedi.

“Baskılar üzerine biz de belediye bürokratları hakkında suç duyurusunda bulunduk” diyen Doğru, şöyle konuştu: “Mahkeme sürecimizi başlatmış bulunmaktayız. Mardin Valisi ve kayyım Mustafa Yaman. Mardin Belediyesi Kırsal Yollar Daire Başkanı Sinan Yıldırım, Mardin Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Hadi Çomaktekin, işçi olarak çalışan Uğur Muratoğlu, Mardin Belediyesi İtfaiye Amiri Aziz Adıgüzel’in isimlerini vererek suç duyurusunda bulunduk. Vali beyin ve hükümetin isminin kullanılarak baskının yapıldığına dair ciddi duyumlarımız var. İşçilerimiz tehdit ediliyor.”

‘İŞÇİNİN İRADESİ ESASTIR’

Çalışanların işten çıkarılması ve sendika değiştirmeleri için yapılan baskılara karşı mücadele edeceklerini vurgulayan Doğru, konuyla ilgili uluslararası sendikaları da bilgilendirdiklerini söyledi.

Doğru, “Ayrıca belediye yönetimi, sendikamız mali sekreteri ve belediye çalışanı yöneticimizi başka bir ilçeye sürgün kararını imzaladılar. Bunun üzerine ayrıca bir mahkeme süreci başladık. Maddi ve manevi arkadaşımızın hakkını savunacağız. Mücadelemiz devam ediyor. Uluslararası sendikaları bu konuda bilgilendirdik. Sendika değiştirilmesi konusunda işçinin iradesi esastır. Baskı ve zorla alınacak bir kararın karşısındayız” ifadelerini kullandı.

VAN’DA SÖZLEŞME İPTAL EDİLDİ

Kayyımla yönetilen belediyelerdeki gelişmeleri aktaran Mehmet Salih Doğru, “Daha vahim bir gelişmeyse Van Belediyesi’nde memur sendikası ile belediye arasındaki toplu sözleşmenin feshedilmesi oldu. Bu sözleşmeler emekçilerin güvencesi olmasına rağmen Valilik böyle bir tasarrufta bulunmuş. Bu tehlikeli gidişatın yarın daha farklı bir saldırı sistemiyle karşımıza çıkabileceğini düşünüyoruz. Bakanlık dönemsel olarak belli tarihlerde en çok üyeye sahip sendikaya söz hakkı verir. Ama durum şu ki diğer memur sendikasıyla, Ben Bir Sen ile bir sözleşme yapıldığı bilgisi geldi. Bu kadar keyfilik bu ülkeye yakışmayan, demokrasiye uymayan bir uygulamadır” dedi.

Kayyımın, Van Belediyesi’nin sendikayla imzaladığı sözleşmeyi iptal etmesini, sosyal ve ekonomik özlük haklarının sömürülmesi ve çiğnenmesi noktasında daha rahat hareket edilmesi için feshedilmiş olabilir” sözleriyle açıklayan Doğru, “Bu durum farklı bir yasal süreç gerektirmektedir. Tek adam rejimini eleştirirken, yerelde de tek adamlığın gelişmesi yönünde ciddi endişelerimizi paylaşacağız. Demokrasinin yerleşmesi yönünde taleplerimizi dile getireceğiz” vurgusu yaptı.

Mehmet Salih Doğru, kayyımla yönetilen belediyelerdeki baskılarla ilgili olarak şunları söyledi: “Tüm uygulamaları kazanılmış haklarımıza saldırı olarak değerlendiriyoruz. Saldırıların derhal geri çekilmesi, KHK ile işinden edilmiş 3 bini aşkın işçimizin derhal işlerine dönmesiyle ilgi yasal süreçleri başlattık. İktidarın sağduyulu ve aklı selim davranması noktasında tekrar çağrıda bulunuyoruz.”