Abdurrahman Karaman, bugünkü "Üç kritik hafta, en kritiği de son hafta" başlıklı yazısında, "Haftanın son günü verilen Canan Kaftancıoğlu kararı piyasaların iyimser eğilimini bozdu. Türkiye piyasaları dünyadan pozitif ayrışırken negatif ayrışmaya başladı." dedi.

"Toparlanma olamazsa faizde indirimin biraz tıraşlanabileceği kanaatindeyiz. " diyen Karaman'ın yazısı şöyle:
 

İlk haftada Merkez Bankası’nın ve Avrupa Merkez Bankası’nın toplantıları yapılacak. İkisi de Türkiye ekonomisi ve piyasaları açısından önemli. Gelecek hafta FED faiz kararını verecek ve son gelişmelerle Amerika’da faiz indirimine kapı aralandı gibi.

Son haftada ise Erdoğan’ın seçim sonrası beklenen siyasi açılımı gelecek. ABD’de bir dizi temasın ardından hükümet ve partide değişiklikler bekleniyor. Yargı reformu da paralel yürüyor.   

 

Piyasalar, ekonomi ve siyaset açısından kritik üç haftaya girdik. Eylül ayının kalan üç haftası kritik ama en kritiği de son haftası.

-Bu hafta Merkez Bankası faiz düşürecek ve Avrupa Merkez Bankası’nın faiz kararı ve yeni bir varlık alım satışı aynı gün 12 Eylül Perşembe açıklanabilir.

-Gelecek hafta 18 Eylül Çarşamba günü dünyanın da merkez bankası konumundaki FED faiz kararını verecek ve muhtemelen bir düşüş daha yapacak.

SON HAFTAYI KRİTİK YAPAN GELİŞMELER

-Eylül’ün son haftasında ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’ye gidecek ve burada bir dizi önemli görüşmede bulunacak. Suriye konusu, S-400’ler, Doğu Akdeniz’de enerji aranması gibi jeopolitik sorunlar ele alınacak. Bu görüşmelerin ardından Türkiye riskleri küçülecek veya büyüyecek.

-Cumhurbaşkanı Erdoğan yurda döndükten sonra iç politik gelişmeler hız kazanacak. Bir yandan hazırlıkları süren yeni siyasi partilerin sahaya nasıl çıkacaklarını, vitrinlerine kimleri koyacakları giderek netlik kazanacak, öte yandan Ak Parti ve Erdoğan’ın yeni oluşumlara karşı tutumu ve mücadelesi  şiddetlenecek.

ERDOĞAN’IN AÇILIMI?

-Mücadelede ve stratejinin bir yansımasını da hükümette ve Ak Parti üst yönetiminde yapılacak değişiklerde görebileceğiz. Normalde seçim sonrası beklenen bu açılım gelişmelere yanıt verebilmek adına geciktirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın değişiklik ve yeni açılım yapması bekleniyor.  

-Ancak  bunun boyutlarının ne olacağı kestirilemiyor. Radikal ve büyük bir açılımın siyasi ve ekonomik etkisi kendine göre büyük, sınırlı bir açılımın etkisi de düşük boyutta kalacak.

-Üçüncü ve son hafta yurtiçi siyaseti, ekonomiyi ve Türkiye’yi doğrudan etkilemesi bakımından piyasaların yönünü değiştirme gücü da daha fazla gibi görünüyor. Sonbahara adım atarken başlayan üç kritik haftanın en önemlisi de bu son hafta olacak.

MERKEZ’İN KARARINI NE ETKİLER?

-İlk haftada ne olacağı aşağı yukarı belli. TCMB faiz indirecek. Cumhurbaşkanı’nın son konuşması da bu yönde bir talimat gibi yorumlanabilir. Faiz inecek de, ne kadar? Haftanın son gününe gelirken Bloomberg HT’nin yaptığı ankete göre en düşük indirim beklentisi yüzde 2.75, en yüksek indirim beklentisi de yüzde 4.00’teydi.

-Ancak haftanın son günü verilen Canan Kaftancıoğlu kararı piyasaların iyimser eğilimini bozdu. Türkiye piyasaları dünyadan pozitif ayrışırken negatif ayrışmaya başladı.

-Kararın açıklanması beklenen yargı reformuna gölge düşürücü etkisi yanında muhalefet ile iktidar arasında seçim sonrası kurulması beklenen diyalogu da iyice zorlaştırdığı açık. Bu nedenledir ki piyasaların yönünü değiştirdi.

PİYASANIN SEYRİ DE ÖNEMLİ

-Faiz kararının alınacağı perşembe gününe kadar piyasaların seyri aynı zamanda faizin kaç puan düşürüleceğini de belirleyebilir. Bu gelişme olmadan önce bizim beklentimiz üç puana varan bir indirimin rahat bir şekilde yapılacağı, hatta bunun üzerine de çıkılabileceği yönündeydi. Perşembeye kadar piyasalarda toparlanma olursa indirimin boyutunda sorun olmaz.

-Toparlanma olamazsa faizde indirimin biraz tıraşlanabileceği kanaatindeyiz. Piyasadaki gelişmelere rağmen bu tıraşlama yapılmazsa yangına körükle gidilmiş olur.

AVRUPA’YA YARAYAN BİZE DE YARAR

-Avrupa Merkez Bankası ECB’nin alacağı karar da küresel piyasaları yakından ilgilendiriyor. Geçen toplantıda alınması beklenen ekonomiyi destekleyecek teşvik kararının 12 Eylül’deki toplantıya bırakıldığı açıklanmıştı. Bu çerçevede bankanın varlık alımlarına yeniden başlaması, faizlerin düşürülmesi ve yönlendirici metinde değişiklik yapılması bekleniyor.

-Normalde Avrupa ekonomisine iyi gelecek her türlü önlemin Türkiye’yi de pozitif etkilemesi beklenir. Çünkü ihracatın yarıdan bir fazlası bu bölgeye yapılıyor. Turizm gelirlerinde benzer bir oran söz konusu. Dış kaynak sağlamada ise Avrupa bölgesinin payı üçte iki düzeyinde.

EURONUN KAYBINA KAYITSIZLIK OLMAZ

-Türkiye’nin seyirci kalamayacağı bir nokta ise alınan kararlara paralel euronun kayda değer biçimde değer yitirmesi. Dolar karşısında zaten 1.10 düzeyine inmiş olan euronun değer kaybının hızlanması Türkiye’nin aleyhine bir gelişme olur. Bunun da telafisi ancak TL’nin değer kaybıyla mümkün. ECB’nin kararı her bakımdan Türkiye için önemli.

ABD’DE FAİZ İNDİRİMİNE KAPI ARALANDI

-Gelecek hafta 18 Eylül’deki FED kararı da küresel piyasalar, doların değeri, faizlerin düzeyi ve  ticaret savaşlarının seyri bakımından önemli. Faiz indirimi için Başkan Trump bastırıyor, piyasalar da istiyor. Son çıkan ekonomik veriler de kısmı bir zayıflamaya işaret ediyor.

-Dolar Endeksi gelişmelere tepki vererek 2017 başından bu yana en yüksek düzeyine çıkmışken gerileme gösterdi. Normalde FED’in faiz düşürmesi beklenmiyordu. Ancak son gelişmelerin etkisinde çeyrek puanlık indirime gidebileceği tahmin ediliyor.