Türkiye'nin birçok kentinde mevsimlik tarım işçileri her yılın Nisan ayından Kasım ayına kadar tarlada çalışıyor.

Birgün'den Nisa Küçük'ün haberine göre; güvencesiz ve ağır koşullarda çalışmak zorunda bırakılan mevsimlik tarım işçileri seslerinin duyulmasını istiyor. Maaşlarını bir yıl sonra ancak alabilen işçiler aileleriyle birlikte çalışıyor. Aileleriyle birlikte şehir değiştirmek zorunda kalan ve çalışan çocuklar ise eğitimlerinden en az dört ay geri kalıyor.

Tarım Orman İş Sendikası, birçoğu Urfa’dan gelen Ankara Şereflikoçhisar'daki gezici ve geçici soğan işçilerini ziyaret etti. Ziyaret heyetinde bulunan Tarım Orman İş Genel Başkanı Şükrü Durmuş, konuşmasında mevsimlik işçilerin sorunlarına dikkat çekti. İşçilerin zor koşullar altında çalıştığını kaydeden Durmuş, “Emekçiler burada insani koşullar altında çalışmıyor. Çadırlarda sterilize koşullar yok. Tuvalet, su, elektrik yok. Yerel yönetimler bunları karşılayabilir. Dünyayı sarsan pandemi de düşünülürse sağlık riski son derece yüksek olan koşullarda yaşıyorlar” dedi. Yetkililere seslenen Durmuş, “Yetkililerin asli görevinin o ülkede yaşayan insanların dini, dili, ırkı, mezhebi ne olursa olsun sahip çıkması gerek. Ancak bu insanlarımızın hak ve çıkarlarının korunmasına ilişkin hiçbir çaba gösterilmemiştir. Ülkede 180 bin gezici geçici tarım emekçisi var ama hiç kimsenin umurunda değiller” ifadelerini kullandı.

OKULDA OLMALARI GEREK

İşçilerin tek sorunların para olmadığını çocuk işçilerin en az dört ay eğitimden geri kaldığını kaydeden Durmuş, şunları kaydetti:

“Okul açılalı bir buçuk ay oldu ancak çocuk işçiler hala burada. Okulda olmaları gerekirken tarlada çalışıyorlar. Bu büyük bir sorun. Anayasal hak olan eğitim hakkının böylesine gasp edilmesine asla gönlümüz razı olmaz. Bu yüzden buradayız. Bu çocukların soğan tarlasında değil okul sıralarında olması gerekiyor. Gezici ve geçici işçilik sürecekse ki sürecek bu çocukların eğitimden mahrum kalmadığı projeler yürürlüğe girmeli. Buradaki çocukların mobil okullarda eğitim alması mümkündür, bu sağlanabilir. Dört, beş yaşındaki çocuklar tarlada çalışıyor oysa bu çocuklar oyun çocuğu. Yaşıtlarıyla oyun oynaması gerekirken ailesiyle gün ağarırken tarlaya geliyor, gün batarken çadıra dönüyor. Umarım yetkililer seslerimizi duyar.”

DÜZENLEME YAPILMALI

“Türkiye'de hemen hemen herkesin evinde soğan vardır. Bu soğanı yerken gezici işçilerin emekleri, alın terleri unutulmamalı. Geçici işçilerin tek sorunu para değil. Sosyal güvence kapsamı altında çalışmaları ve sağlıklı yaşam koşullarının oluşturulması gerekir. Bu insanların hareketleri kontrol altında olmalıdır. Tüm çalışanlar sosyal güvence altına alınmalıdır yani sigortalı olmalıdır. Bunlar olmadan sağlıklı bir çalışma ortamı sağlanamaz. Yetkililere bir kez daha sesleniyoruz: gezici, geçici tarım işçilerinin çalışma düzeni bir yasayla belirlenmeli. İşçi hareketinin İşkur kanalıyla yapılması gerekir. Çuval başı alınan ücretin Ziraat Odası’yla işçilerin sağlıklı görüşmelerinin ardından belirlenmesi gerekir. Çalışanlar, ‘Soğan para etmiyor’ dedi. Soğanın para etmediği yerde işçilerin hak ettiği parayı alamayacağı çok açık. Bu anlamıyla Türkiye’de bir tarım politikasının da olması gerekir. Ülkede ne kadar soğan ihtiyacı varsa devlet o kadar soğan ektirmeli. Ancak bunlardan da yoksunuz.”