Artarak devam eden işsizlik ve devlet kurumlarına alımın çok az olması ataması yapılmayan öğretmenleri özel okullarda çalışmaya mecbur bırakıyor.

Birgün'den Nisa Küçük'ün haberine göre; atanmayan binlerce öğretmen kendi branşında çalışabilmek için özel okullardaki yoğun çalışma koşullarını kabul etmek zorunda kalıyor.

Ücretsiz fazla mesai uygulamasının yanı sıra birçok ildeki özel okulda, etüt merkezinde çalışan öğretmenlerden kurum reklamını yapmaları isteniyor.

Güvencesiz koşullarda çalışan öğretmenlerden kişisel sosyal medya hesaplarından kurumla ilgili paylaşım yapması talep ediliyor.

Yöneticiler tarafından “kurum aidiyeti için gerekli” denilerek öğretmenlere “Okulumuzun şu fotoğrafını sosyal medya hesabınızdan hikâye atın. Şu metinle bu fotoğrafı gönderi olarak paylaşın” mesajları atılıyor. Bu talimatlara uymayan öğretmenler işten çıkarılma tehdidiyle karşı karşıya kalıyor.

BÖYLE BİR GÖREVLERİ YOK

Özel okullarda etüt merkezlerinde çalışan öğretmenlere yapılan bu baskıyı eğitim hukukçusu Hüseyin Ünal, BirGün’e değerlendirdi.

Özel okul yöneticilerinin uzun zamandır öğretmenleri buna zorladığını kaydeden Ünal, “Kurumların bu dayatmayı yapma hakkı yok. Çünkü öğretmenin görevi kurumun reklamını yapmak değil, böyle bir görevleri yok” dedi. Özel sektörde bu tarz mobbinlerin çok fazla yapıldığını söyleyen Ünal, şöyle konuştu: “Bu sözleşmede olsa dahi geçerli olmayacak bir durum. Çünkü bu öğretmenlerin işleriyle bağdaşan bir şey değil. Yasal bir dayanağı yok. Sözleşmelere ‘Sosyal medya hesaplarınızdan kurumun reklamını yapmak zorundasınız’ maddesi konulsa dahi bu dayatılamaz. Sözleşmede olsa dahi bu yasalar önünde geçersiz sayılacak bir madde. Eğer bu mobbingden dolayı iş akdi feshedilirse işçi tazminatını da alabilir. Ancak öğretmenler işlerinden olmak istemedikleri için bu baskılara katlanmak zorunda bırakılıyor."