Covid-19 salgını ile dijital platformlara taşınan eğitim, fırsat eşitsizliğini daha da derinleştirdi.

Evinde interneti olmayan 3 milyon 17 bin öğrencinin bulunduğu Türkiye’de, düşük hızlı internet bağlantısı ve kota sorunu da eğitimi erişilebilir olmaktan çıkardı.

Uzaktan eğitim sürecinde milyonlarca öğrenci, internete erişimi olmadığı için akranları ile derslere katılamadı.

Uzaktan eğitim sürecinde yaşanan erişim problemleri, yoksul ailelerin çocuklarını daha fazla etkiledi. Çok çocuklu aileler çevrimiçi dersler için televizyon ve tablet sağlamakta güçlük çekerken internet kotaları da öğrencileri zora soktu.

Evinde bilgisayarı olmayan ya da bilgisayarını kardeşiyle paylaşmak zorunda kalan öğrencilerin karşısına şimdi de “Gigabyte sorunu” çıktı. Uzaktan eğitime cep telefonuyla katılan öğrenciler, internet paketleri bitince ya derslere katılamadı ya da dersleri yarım bırakmak zorunda kaldı. Öğretmenlerine WhatsApp üzerinden mesaj gönderen öğrenciler, internetlerinin bittiğini, derslere katılamayacağını bildirdi.

KOMŞUNUN İNTERNETİ

Öğretmenlere gönderilen bazı mesajlarda, şu ifadeler yer aldı:

♦ Kızım bugün derse katılamayacak, ablasıyla aynı anda dersi var, o derse girecek.

♦ Komşunun internetinden bağlanıyorum o yüzden internetim sürekli kesiliyor, sesinizi duyamıyor, not alamıyorum.

♦ Annemin internet paketi bitti derse giremeyeceğim.

♦ İnternet hızımız çok yavaş, dersler donuyor, ekranı göremiyorum öğretmenim.

TABLO GERÇEK DEĞİL

Eğitim Uzmanı ve CHP Grubu Eğitim Danışmanı Ali Taştan, uzaktan eğitim sürecinde düğmenin baştan yanlış iliklendiğini söyledi. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un sunduğu toz pembe tablonun gerçeği yansıtmadığını dile getiren Taştan, “Bilgisayarı ve tableti olmadığı için eğitime erişemeyen çocuklar bir yanda internet kotası dolduğu için derslere giremeyen çocuklar diğer yanda. MEB, çocukların internetlerinin ücretsiz olması konusunda daha önce uyarılmıştı” dedi.