Okulların açılıp açılmayacağına ilişkin tartışmalar devam ediyor. Vaka sayıları artmadan önce özel okulların 17 Ağustos'ta, devlet okullarının ise 31 Ağustos'ta açılacağı duyurulmuştu.

Ancak vaka sayıları yeniden artışa geçti. Bu durum ikinci dalga endişelerinin de artmasına neden olurken, okulların açılması da önemli bir tartışma konusu haline geldi. Peki, okullar açılmalı mı, açılırsa ne gibi önlemler alınması gerekiyor?

SÖZCÜ'ye konuşan Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve Kayseri Erciyes Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Doğanay önemli bu soruların cevabını verdi...

“EĞİTİM VE ÖĞRETİM BAŞLAMALI”

Doğanay, konuyla ilgili Milli Eğitim Bakanlığının da katılacağı bir toplantının yapılacağına dikkat çekti, toplantının ardından yapılacak uygulamaların netleşeceğini vurguladı.

Öngörülerde bulunan Doğanay, “Muhtemelen eğitim başlayacak. Başlamalı da. Ama nasıl olmalı? 30 kişilik sınıfta 15 kişi olmalıdır. Muhtemelen hem yüz yüze eğitim hem de online eğitim. Yani birkaç yöntem bir arada kullanılarak, 2020-2021 eğitim öğrenim yılı böyle tamamlanması gerekir diye düşünüyorum” dedi.

“DÜZENLEMELER İLLERE GÖRE YAPILMALI”

İllere göre vaka sayılarında çok ciddi değişikliklerin olduğuna işaret eden Doğanay, şu önerilerde bulundu:

* Dolayısıyla eğitim uygulama yöntemlerinin vilayet bazında yapılması lazım. Niğde'deki durum Ankara'daki durum İstanbul'daki duruma göre aynı kuralları uygulamak uygun olmayabilir. Tahmin ediyorum ki karar da bu yönde çıkacak.”

“HENÜZ BİRİNCİ DALGA BİLE BİTMEDİ”

Okulların marttan beri kapalı olduğunu anımsatan Prof. Dr. Doğanay, sözlerini şöyle sürdürdü:

* Yeni bir döneme giriyoruz. Eğitimi kapatarak tamamen online götürmek, eğitimde çok ciddi sıkıntıya neden olur. Bu benim şahsi görüşümdür. Eğitim bir şekilde açılmalıdır.

* Çünkü bu salgının dünyada ne kadar daha devam edeceğini bilmiyoruz. Bir takım insanlar kalkıyor, ikinci dalga filan diyor.

* Daha birinci dalga bitmedi. Birinci dalganın dalgalanmaları var. İki yıl gidebilir. Daha uzun gidebilir. Tarihe baktığımızda dört yıla kadar süren salgınlar var. Biz bu dönemde tedbirlerle normal yaşamı nasıl sürdüreceğimizin çözümünü üretmemiz lazım.