GERÇEK GÜNDEM - BARIŞ KAYGUSUZ

Yunanistan'da Miçotakis hükümeti, ülkeyi 1967-74 arasında yöneten Albaylar Cuntası yönetimini hatırlatan dinleme skandalı nedeniyle istifa çağrılarıyla karşı karşıya.

ABD'deki Watergate skandalına benzetilen ve PASOK lideri Nikos Androulakis'in istihbarat servisi EYP tarafından dinlendiğinin ortaya çıkmasıyla kamuoyuna yansıyan skandal Yunanistan siyasetinde deprem etkisi yarattı.

Ülkenin en büyük üçüncü partisi PASOK lideri Nikos Androulakis'in telefonlarının istihbarat servisi EYP tarafından dinlendiğinin ortaya çıkmasının ardından Yunanistan istihbarat şefi Panagiotis Kontoleon ve Miçotakis'in yeğeni ve EYP'den sorumlu özel kalem müdürü Grigoris Dimitriadis saatler içerisinde istifa etmişti.

İstihbarat servisinin doğrudan Başbakan Miçotakis'in ofisine bağlı çalıştığı biliniyor. Dinleme skandalı yerel ve uluslararası medya tarafından Yunanistan'ın Watergate'i olarak yorumlanıyor.

Telefonlarının dinlenildiğinin ortaya çıkmasının ardından bir açıklama yapan Androulakis, "Yunan hükümetinin karanlık yöntemler kullanarak benim için casusluk yapmasını asla beklemezdim. Yunanistan vatandaşlarının özgürlüklerini ve insan haklarını korumak bizim demokratik görevimiz. Bugün kibirliler ve kendini dokunulmaz hissedenler için hakikat zamanı" ifadelerini kullanmıştı.

MİÇOTAKİS: AFFEDİLEMEZ BİR HATA

İstihbarat şefi Panagiotis Kontoleon ve özel kalem müdürü Grigoris Dimitriadis'in istifalarının ardından pazar günü konuyla ilgili konuşan Miçotakis, telefon dinlemenin 'devasa ve affedilemez bir hata' olduğunu söyledi.

Bundan bir gün sonra bir açıklama daha yapan Yunan lider, "Olanlar yanlıştı. Ben farkında değildim, olsam izin vermezdim" ifadelerini kullanırken, istihbarat servisinin olayın siyasi boyutunu hafife aldığını söyledi.

Ancak peş peşe gelen istifalar ve Miçotakis'in olayı 'hata' olarak değerlendirmesi Yunanistan kamuoyunda bir suç itirafı olarak yorumlanıyor.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan ana muhalefet lideri Aleksis Çipras ise işlenilen suçlarla ilgili altını kaldırmadıkları taş bırakmayacakları sözü verirken, "Miçotakis iki yüzlü yalanlar ve özürler yerine başka hangi siyasetçiler ve gazetecilerin takip edildiğini açıklamalı. Bu büyük ve affedilemez bir hata değil. Bu bir rejimin affedilemez kibrini ve kendisini kimsenin kontrol edemeyeceğini düşünen bir başbakanı temsil eden büyük bir skandal" ifadelerini kullandı.

DİNLEME SKANDALI NASIL ORTAYA ÇIKTI?

PASOK lideri Androulakis'in telefonlarının dinlendiği bilgisi ilk olarak Yunan siyasetçinin kendisi tarafından kamuoyuna duyuruldu.

Aynı zaman bir Avrupa Parlamentosu vekili olan Androulakis, AP'nin kendisini uyararak cep telefonunun Predator isimli bir yazılım aracılığıyla izlendiği bilgisini paylaştığını açıkladı. Yunan siyasetçi ardından savcılığa giderek suç duyurusunda bulundu.

Predator isimli yazılım şifreli mesajları okuyabiliyor ve cep telefonlarındaki kamera ve mikrofonları aktif hale getirebiliyor.

İstihbarat servisi EYP'nin savcılıktan izin alarak gerçekleştirdiği dinlemelerin yabancı istihbarat servislerinin isteği üzerine olduğu iddia ediliyor. Yunan medyası Ukrayna ve Ermenistan'dan gelen talepler üzerine dinlemenin yapıldığını öne sürerken, Androulakis AB-Çin Ticari İlişkiler Komitesi'nin bir üyesi olmasının bu taleplerde rol oynadığını belirtiyor.

STELYA: ERKEN SEÇİM SÜRECİ HIZLANABİLİR

Konuyla ilgili Gerçek Gündem'in sorularını yanıtlayan gazeteci Nikolaos Stelya, yaşananların Yunanistan'da erken seçim tartışmalarını hızlandırabileceğini söyledi.

Muhalefetin skandalla ilgili Miçotakis hükümetini sert bir şekilde eleştirdiğini belirten Stelya, "ABD'de 1973'te yaşanan Watergate'i andıran çok büyük bir skandaldan bahsediyoruz. Sadece Pasok lideri ile sınırlı bir mesele değil, çok boyutlu bir mesele. Hükümete muhalif gazetecilerde dinlemeye takılmış durumda. Muhalefet biz Macaristan'a veya Erdoğan'ın Türkiyesi'ne dönüşmek istemiyoruz şeklinde eleştiriler yapıyor. Skandal oldukça büyük. Üçüncü partinin dinlenmesi söz konusu. PASOK son dönemde yeniden güçlenen bir konumda. Muhtemelen gelecek seçimlerde kilit önemde bir parti olacak. Kısa bir zaman zarfında gündemden düşecek bir gelişme değil."diye konuştu.

Yunanistan siyasetinde istifaların ender görüldüğünü belirten Stelya, "Son dönemde gündemde olan erken seçim tartışmalarını hızlandıracak bir gelişme. Çünkü hükümet yıpranmış durumda. Kötüleşen bir ekonomik durum var. Yeni Demokrasi birinci parti olmasına rağmen son anketlerde oyları eriyor. Bu bağlamda bundan sonra erken seçim süreci hızlanacak diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.