Madrid'deki NATO Liderler Zirvesi'nin bildirgesi paylaşıldı.

Bildirgede, "5. Madde de dahil olmak üzere Washington Antlaşması'na bağlılığımız katıdır. Güvenliğin kökten değiştiği bu ortamda, Madrid Zirvesi, ittifakımızı güçlendirmede ve uyumunu hızlandırmada bir dönüm noktasıdır" denildi.

Zirve bildirgesinde, "Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü saldırganlık savaşını en güçlü şekilde kınıyoruz. Bu insani felaketin tüm sorumluluğu Rusya'ya aittir. Rusya bu savaşı derhal durdurmalı ve Ukrayna'dan çekilmelidir" çağrısı yapıldı.

Bildirgeden:

Ukrayna hükümeti ve halkıyla tam dayanışma içindeyiz. Ukrayna'nın bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğüne sarsılmaz desteğimizi yineliyoruz. Ukrayna'nın savunma hakkını ve kendi güvenlik düzenlemelerini seçme hakkını tam olarak destekliyoruz.

NATO'nun Açık Kapı Politikasına bağlılığımızı yineliyoruz. Bugün Finlandiya ve İsveç'i NATO'ya üye olmaya davet etmeye ve Katılım Protokollerini imzalamaya karar verdik. Türkiye, Finlandiya ve İsveç arasında üçlü mutabakata varılmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Finlandiya ve İsveç'in katılımı onları daha güvenli, NATO'yu daha güçlü ve Avrupa-Atlantik bölgesini daha güvenli hale getirecek.

RUSYA EN ÖNEMLİ VE DOĞRUDAN TEHDİT

NATO ülkeleri, Rusya'yı ittifaka en önemli ve doğrudan tehdit olarak tanımladı. İttifakın yeni stratejik konsepti kabul edildi.

STOLTENBERG'DEN AÇIKLAMA

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg'den açıklamalar:

"Acil müdahale gücümüzü 300 binin üzerine çıkaracağız. Bunları daha yeni ekipmanlarla yapacağız. Hava savunma unsurlarını artıracağız. Savunma planlarımızı yenileceğiz. Soğuk Savaş'tan bu yana ilk defa, daha önceden belirlenmiş olan kuvvetlerle güncellenecek. Bunların içerisinde önceden belirlenmiş kuvvetler yereldeki unsurlara aşina olacaklar ki, gerektiğinde daha hızlı şekilde hareket edebilsinler.

Bugün müttefiklerimiz 2014'teki taahhütlerini de yenilediler. NATO'ya yaptıkları katkıyı da artıracaklar. 9 tane müttefikimiz yüzde 2'lik savunma bütçesi hedefini tutturmuş durumdalar. Bu yüzde 2'lik miktar bizim için tavan değil taban oluşturmakta. NATO daha yeni mühimmatlarla tatbikatları gerçekleştireceğiz ve ihtiyaç duyduğumuz tesisleri geliştirebilmek bizim için önemli.

Dünyanın dört bir tarafında stratejik olarak bu adımlar atılmakta. Bugün NATO Stratejik Konsepti güncellendi. En son 2010 yılında hazırlanmıştı. Çin'e de tek bir kelimeyle atıfta bulunduk. Çin'in eylemleri bizim güvenliğimizi ve çıkarlarımızı tehdit etmektedir. Terörle mücadele, siber ve hibrit tehditler de gündemdeydi.

NATO'nun inovasyon fonu da müttefiklerimiz tarafından desteklenmekte. Yeni fonlar sayesinde yeni teknolojiyi Kuzey Atlantik güvenliği için kullanmaya devam edeceğiz.

Bugün öğleden sonra Pasifik'teki ortaklarımız Avustralya, Japonya, Yeni Zelanda ve Kore Cumhuriyeti ile de bir araya geldik. Onlar da ilk kez NATO zirvesine katıldı.

Dün akşam Türkiye ile yapılan anlaşma, tarihi kararımızın önünü açmıştır. Bu manada Türkiye, Finlandiya ve İsveç'e teşekkür etmek istiyorum.

Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya üye olma konusunda davet edilmesi açık kapı politikasının devamıdır. Putin'in NATO'nun kapılarını kapama çabaları sonuca ulaşmayacaktır. Daha fazla bir arada olacağız. Bizim varlığımız bütün müttefiklerimizi koruyacak şekilde olacak ve Finlandiya ve İsveç de buna dahil olacak.

Savunma alanında temelden bir dönüşüm ön görüyoruz. Hava, kara, deniz ve siber alandan bahsediyoruz. Zaten mevcut olan muharip güçlerimizi özellikle ittifakın doğu kısmında daha üst düzeye çıkaracağız. Birliklerin elinde yeterli mühimmatın, yeterli yakıtın olmasını sağlayacağız. Bu noktada Soğuk Savaş'tan bu yana ilk defa daha önceden görevlendirilmiş kuvvetlerle bunu yapacağız. Daha önce oraya yerleştirilmiş ekipmanla birlikte tatbikatlar yapılacak. Almanya'da spesifik bir tabur olacak ve bu tabur Litvanya'daki mevcut gruplarla çalışmaya hazır hale getirilecek."