GERÇEK GÜNDEM - BARIŞ KAYGUSUZ

20 Aralık 2016'da Türk Hava Yolları'nın Türkiye'den Venezuela'ya uçan ilk uçağı Maiquetía Uluslararası Havalimanı'na indiğinde, havaalanında üst düzey bir karşılama komitesi vardı.

İki ülke ilişkilerinin sonraki yıllarına damgasını vuracak olan uçak seferlerinin ilkini dönemin Turizm Bakanı ve Maduro rejiminin iki numarası olarak gösterilen Diosdado Cabello'nun eşi Marleny Contreras ile dönemin Ulaştırma Bakanı Ricardo Molina karşıladı.

O zamana kadar Türk Hava Yolları, Venezuela'da faaliyet yürütmemişti. Başkent Karakas'ın 37 kilometre güneydoğusunda bulunan bir ticaret merkezi olan Maiquetía ise yaptırımlar nedeniyle Venezuela'daki faaliyetlerini sonlandıran havayolu şirketleri nedeniyle uçuş radarlarında bir kör noktaya dönüşmüş durumdaydı.

Aradan geçen yaklaşık 6 yılda Maduro ve Erdoğan'ın 'köprü' olarak tanımladıkları THY uçuşları kesintisiz devam etti. Bu uçuşlarla Venezuela'dan Türkiye'ye altın, Türkiye'den Venezuela'ya ise gıda taşındığı yönünde haberler ortaya atıldı. Hatta iddialara göre uçuşların temel hedeflerinden biri de ABD'nin Venezuela ve İran'a yönelik uyguladığı yaptırımları delmekti.

Maduro ve Erdoğan'ın karşılıklı ziyaretleri ve verdikleri samimi görüntülerle birlikte, aralarında 10 bin kilometre mesafe bulunan iki ülkenin ilişkileri de eşi benzeri görülmemiş bir noktaya ulaştı. Öyle ki Türkiye-Venezuela ilişkilerine bugün bile güvenlik, diplomasi ve uluslararası ilişkiler bağlamında bir açıklama getirmek zor.

İki ülke arasında kurulan 'hava köprüsünde', biraz da gizli kapaklı bir şekilde işleyen ticari ilişkilerin arka planında ise bir Türk iş insanı ve birlikte çalıştığı Maduro rejimine yakın iki Lübnan asıllı Venezuelalı kardeş olduğu görülüyor.

YAPTIRIMLARI FIRSATA ÇEVİREN TÜRK İŞ İNSANI

2010 yılında Venezuela'ya giden Türk iş insanı S.Ç., ülkedeki birçok iş insanının kapısını çalarak Venezuelalı iş insanlarını Türkiye ile ticaret yapmaya ikna etmeye çalıştı.

S.Ç'nin teklifi Venezuela iş çevrelerinde o dönem pek ilgi görmedi. Zira o yıllarda Venezuela ekonomisinin can damarı petrolün varil fiyatı 100 dolar barajını aşmış ve ülke gayri safi yurt içi hasılada yeni rekoruna ulaşmıştı. Döviz kurlarına yönelik kısıtlamalar 2003'ten itibaren yürürlükte olsa da henüz Maduro rejimine yönelik bir uluslararası yaptırım yoktu ve Venezuela'dan dış dünyaya ticaret yapmak zor değildi. Dolayısıyla S.Ç. gibi bir aracıya da ihtiyaç yoktu.

Armando.info'dan Carlos Crespo'ya konuşan kaynaklar o dönem S.Ç'nin ünlü mağazalar zinciri Traki'yle de görüştüğünü ancak Venezuelalı şirketin aldığı teklife olumlu bakmadığını söyledi.

S.Ç.'nin ülkede yürüttüğü faaliyetlerin ve sunduğu tekliflerin ilgi çekici hale gelmesi ise Venezuela ekonomisinin yaptırımların etkisiyle çökmesi ve izole olmasının ardından geldi.

Veneuzela'da rejime yakınlığıyla bilinen Lübnan asıllı iki kardeşle ortaklık kuran S.Ç., THY uçuşları için lisans alan isimler oldu ve iki ülke arasındaki uçuşlarla sağlanan ticari köprü böyle kuruldu.

İlk uçuştan yaklaşık 1 yıl sonra ise artık S.Ç., Venezuelalı yetkililerle 'THY'nin Venezuela temsilcisi' olarak poz veriyor, aynı dönemde İstanbul-Karakas arasındaki uçuşlar haftada üçten beşe çıkarılıyordu.

TÜRKİYE'DEN VENEZUELA'YA ALTIN AĞIRLIĞINDA UÇUŞLAR

2016'da Türkiye'de gerçekleşen darbe girişiminin ardından bir açıklama yapan Nicolas Maduro, ülkedeki muhalefete Türkiye'de yaşananları göstererek parmak sallıyor, benzer bir durumun Venezuela'da oluşması halinde 'Benim yapacaklarımın yanında Erdoğan bebek kalır' diyordu.

Bu açıklamadan kısa süre sonra ise Ankara'ya gelerek enerji, madencilik, tarım, petrokimya, turizm ve teknoloji gibi alanları kapsayan bir iş birliği anlaşması imzalayan Maduro, THY uçaklarının yakıtının da avantajlı fiyatlarla Venezuela'da doldurulacağını söylüyordu.

Ancak iki ülke arasındaki yakınlaşma sadece siyasi alanda değildi. THY'nin Karakas'tan İstanbul'a direkt uçuşları Venezuela'nın altın rezervlerini Türkiye'ye taşıyordu.

OECD'nin 'Venezuela'dan altın akışı' başlıklı raporunda, Venezuela'da petrol üretiminin azalması ile altın rezervlerindeki düşüşün aynı döneme denk geldiğinin altı çiziliyor ve hemen hemen aynı tarihlerde, THY'nin Venezuela uçuşlarının ilk yılı olan 2017 ortalarında Türkiye'nin altın rezervlerinin de artışa geçtiği kaydediliyor. OECD raporu iki ülkede oluşan bu trendin birbiriyle bağlantılı olduğunu vurguluyor.

OECD raporunda 1 Ocak 2018 tarihinde gerçekleşen bir THY uçuşunda 36 milyon dolar değerinde altın taşındığı belirtilirken, runrun.es'in yaptığı araştırma aynı yıl içerisinde yapılan 32 uçuşla Türkiye ve Dubai'ye 73 ton altın taşındığını ortaya koyuyor.

GELEN ALTIN VE GİDEN ALTIN MİKTARI BİRBİRİNİ TUTMUYOR

Venezuela'dan Türkiye'ye altın transferinin özünde işlenmemiş altının Türkiye'ye gönderilmesi ve burada işlendikten sonra Venezuela'ya geri satılması yatıyor.

TÜİK rakamları sadece 2018 yılında Türkiye'nin Venezuela'dan 900 milyon dolar değerinde işlenmemiş altın aldığını ortaya koyuyor. Ancak alınan altınla, Venezuela'ya tekrar gönderilen işlenmiş altın oranları birbirini tutmuyor.

Bu ticaretin Venezuela ayağı ise ilk etapta gizlilik prensibiyle yürütülmüş, yetkililer THY uçuşları için sadece 'turizm' amacını öne çıkarmıştı. Zira ülke yasalarına göre hükümetin, Türkiye'ye işlenmemiş altın satabilmesi için parlamentodan onay alması gerekiyor.

Muhalefetin 'yasa dışı' olarak tanımladığı bu ticareti Maduro iktidarı ise 'stratejik iş birliği' olarak pazarlıyor.

VENEZUELA'NIN REZA ZARRABI TÜRKİYE'DE DE AKTİF

Konu geçtiğimiz yıllarda Venezuela'ya sıkı bir ambargo uygulayan ABD Hazine Bakanlığı'nın da radarına girmiş ve Venezuela'nın Reza Zarrab'a benzer bir işlevle kullandığı Alex Saab isimli diplomat ABD tarafından gözaltına alınmıştı.

ABD Hazine Bakanlığı'nın değerlendirmesine göre Türkiye, altın karşılığında THY'nin direkt uçuşlarıyla Venezuela'ya gıda ve ilaç sağlıyor.

Halen Florida'daki bir cezaevinde kara para aklama suçlamasıyla tutuklu bulunan Alex Saab'ın ise Beşiktaş'taki bir adrese kayıtlı Mulberry Proje Yatırım Anonim Şirketi isimli bir şirketi bulunuyor.

Aynı adreste kayıtlı bir başka Türk şirketi olan Marilyns Proje Yatırım isimli şirketin ise Venezuela devlet madencilik şirketi Minervan ile bir ortaklık anlaşması olduğu biliniyor.

MADURO'NUN SÜRPRİZ ZİYARETİNİN AMACI 'ŞEMA'YI GELİŞTİRMEK

Geçtiğimiz günlerde sürpriz bir şekilde Türkiye'ye gelen Maduro'nun gündemindeki en önemli konunun da THY uçuşlarının artırılması ve bu yolla gerçekleştirilen ticaretin hızlanmasıydı.

Gerçek Gündem'in ulaştığı kaynaklar, görüşmenin gerçekleşmesinde Türkiye ile Venezuela arasındaki köprüyü kuran S.Ç. ve ortaklarının büyük payı olduğunu belirtiyor.

Görüşmeden çıkan THY uçuşlarının sıklaştırılması kararında ise altın karşılığında gıda ve ilaç ticaretinin hacminin artırılmasına yönelik niyet var.