GERÇEK GÜNDEM

Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre Türkiye, obezite oranları konusunda Avrupa'da başı çeken ülke konumunda yer alıyor.

Nüfusunun yüzde 32,1'i obez olan Türkiye'yi yüzde 28,9'la Malta ve yüzde 27,89'la Birleşik Krallık takip ediyor.

Avrupa'da obezite oranlarının en düşük olduğu ülkeler ise yüzde 17,9 Bosna Hersek, yüzde 18,9'la Moldova ve yüzde 19,5 ile İsviçre olarak sıralanıyor.

DSÖ verilerine göre dünyada 18 yaş üstü 650 milyon kişi obez olarak tanımlanıyor.

EKONOMİK KRİZ OBEZİTEYİ ARTIRABİLİR

Gelişmekte olan ülkelerde obez nüfusun önemli bir bölümü toplumun yoksul kesimlerindeki insanlardan oluşuyor. Nature dergisinde geçtiğimiz yıl yayınlanan bir makale de obeziteyi ekonomik bir sorun olarak tanımlıyor.

ABD'deki 1990 ile 2015 arasında obezitenin nasıl geliştiğini inceleyen makale, gelir seviyesiyle obezite arasındaki ilişkiye de ışık tutuyor.

Alexander Bentley, Paul Ormerod ve Damian Ruck imzalı makaleye göre bu iki faktör arasında 1990 yılında herhangi bir korelasyon bulunmuyordu. Ancak toplumların değişen yapısı ve yaşam tarzı alışkanlıklarıyla birlikte gelir seviyesi, obeziteyi etkileyen başlıca faktörlerden biri haline geldi.

GELİR AZALDIKÇA OBEZİTE ARTIYOR

Örneğin, ortalama gelirin yılda 45 bin doların altında olduğu tüm Amerikan eyaletlerinde obezite oranı yüzde 35'in üstünde seyrediyor. Ortalama gelirin 65 bin doların üstünde olduğu eyaletlerde ise bu oran yüzde 25'in altına iniyor. Üstelik bu rakamların gelişmiş ülke rakamları olduğunu ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde obezite eğiliminin daha yüksek olduğunu unutmamak gerekiyor.

Makale gelir seviyesindeki düşüşle birlikte obezitenin artmasının temel sebebi olarak sağlıklı gıdalara erişimin azalması ve işlenmiş, şekerli gıdalara yönelimin artmasını gösteriyor.