GERÇEK GÜNDEM - MERVE ÇOBAN/ Almanya'da gerçekleştirilen Federal seçimlerin geçici sonuçları açıklandı.

Açıklanan sonuçlara göre merkez soldaki Sosyal Demokratlar (SPD), Angela Merkel'in CDU/CSU muhafazakar bloğunun yüzde 24,1 oranını geçti. SPD, yüzde 25,7 oy aldı. Yeşiller'in oy oranı yüzde 14,8 olurken Liberal Demokratlar (FDP) ise yüzde 11,5'5'te kaldı.

Diğer yandan 2017 seçimlerine göre oyunu 5,2 puan artıran SPD, 2002'den sonra ilk kez sandıktan ilk sırada çıktı. Yeşiller Partisi'nin ise  şimdiye kadarki genel seçimlerde en yüksek oy oranını yakaladığı görüldü.

Göçmen ve İslam karşıtlığı ile bilinen Almanya için Alternatif (AfD) partisinin ise 2017'ye göre oy oranında 2,3 puan düşüş yaşandığı görüldü. AfD, beşinci parti olurken, Sol Parti 4,3 puan oy kaybederek 4,9 ile sandıktan altıncı parti olarak çıktı.

Sandıktan çıkan sonuçlar, Angela Merkel sonrası dönemi belirlemek amacıyla ülkede partiler arası koalisyon pazarlığının yaşanacağını gösterdi. Ülkede seçimler öncesi partiler Afd ile koalisyon görüşmeleri yapılmayacağını duyurmuştu. CDU ise Sol Parti ile herhangi bir hükümete girmeyeceğini kamuoyuna açıklamıştı.

Ülkede parlamentoya giren milletvekilleri de netleşirken 19 Türk kökenli vekilin Federal Meclis’e girme başarısını gösterdiği  Almanya Federal Seçim Kurulu'nun açıkladığı sonuçlarla netleşti. 

Geçici resmi sonuçlara göre meclisteki milletvekili dağılımı şu şekilde oldu:

SPD 206, CDU/CSU 196, Yeşiller 118, FDP 92, AfD 83, Sol Parti 39.

CHP Berlin Birliği Başkanı Kenan Kolat, Almanya'daki seçim sonuçlarını ve Türkiye ilişkilerine olası yansımalarını Gerçek Gündem'e değerlendirdi:

"IRKÇILIĞA KARŞI MESAJ"

Seçim sonuçlarına göre Türk kökenli 19 vekil parlamentoya girdi. Almanya'da seçim sonuçlarının ülkede yaşayan Türk kökenli vatandaşların yaşamına etkisi ne olacak?
İlk defa Almanya'da parlamentoya bu kadar yüksek sayıda siyasi partiden Türkiye ya da Türk kökenli milletvekili girmiş olması ırkçılığın yükseldiği dönemde çok önemli bir mesaj. 

İlk kez parlamentoya giren Türk vekillerin yüzde 65'i ise kadın. Önemli bir oran. Ben yaptığım çalışmalarda her zaman bunun önemini vurguluyorum. 

Seçilen arkadaşlarımızın hemen hemen tamamının - birkaçı hariç-  kendi partilerinde tabanları var. Bu büyük önem taşıyor. Yani paraşütle tepeden inme isimler değil. Parlamentoda 735 milletvekili var. 

Sonuçlar Alman kökenli seçmenlerin de ırkçılığa karşı verdiği bir mesaj anlamı taşıyor mu?

Tabii ki. Meclise sadece Türkler değil çok sayıda göçmen kökenli vekil girdi. Almanya'daki çeşitlilik açısından sembolik önem taşıyor. İyi bir mesaj.

"BÜTÜN PARTİLERİN METİNLERİNDE TÜRKİYE İLE İLGİLİ BÖLÜMLERİ VAR" 

Seçim sonuçları uluslararası açıdan değerlendirildiğinde Türkiye politikalarında değişim yaşanması bekleniyor mu?

Kurulacak hükümetin biçimine bakmak gerek. Yeşiller ve Hür Demokratik Parti başbakanı belirleyecek. Hür Demokratlar, Türkiye ile Avrupa Birliği müzakerelerin kesilmesini istiyorlar. Hristiyan Demokratlar ise Türkiye ile ilişkilerin sürmesini istiyor fakat "Türkiye bizim dönemimizde Avrupa Birliği'ne giremez" diyorlar. Almanya Sosyal Demokrat Partisi (SPD) ve Yeşiller Türkiye ile üyelik müzakerelerinin devam etmesini isteseler de Türkiye'nin antidemokratik yönetim ile üye olamayacağını belirtiyor. 

SPD diyaloğun devam etmesinden yana. SPD'nin yönetimindeki bir hükümette Türkiye ile müzakereler demokrasi ve insan hakları üzerine yoğunlaşır. Hristiyan Demokrat Parti başbakanlığı döneminde ise Merkel çizgisi devam edecek. Sol Parti'de ise silah ticaretinin bitirilmesi talebi yoğunlaşır. 

Bütün partilerin metinlerinde Türkiye ile ilgili bir bölüm var. Ekonomik ilişkiler, jeostratejik konumu ve Almanya'daki Türklerin yoğunluğu nedeniyle. Türkiye'deki partilerin tüzüklerinde dış politika yer alır ancak Almanya yer almaz.

Türkiye ile Almanya arasında çok büyük bir fark var. "Seçimler oldu, ilişkiler bozuldu." diye bir durum yok. Devletin hükümetler dışında bir politikası var. Bir karar ile her şey değişiyor gibi bir ortam yok. 

Berlin'de seçimlerle birlikte konutların kamulaştırılması hakkında halk oylaması gerçekleştirildi. Buradan çıkan "evet" sonucu ne anlam taşıyor?

Almanya'da ekonomik kriz yok. Sistem akışına uygun diyor. Konut sıkıntısının farklı sebepleri var. Plansızlık, evlerin turizm için kiralanması gibi farklı nedenleri var. Halk oylaması yasal düzenlemeyi gerekli kılmıyor. 3 binin üzerinde konutu olan şirketlerden kamulaştırılacak. Devletin konut şirketleri var. Devletin şirketleri de kar yapmalı yasaya göre. Kiraların daha da aşağıda tutulması amaçlanıyor. Ben ve benim gibi pek çok kişi konunun parlamentoda tartışmaya açılması için "evet" dedi. Gelen hükümetin bu konuyla ilgilenmesi gerekiyor. 

Devletin satın alması için bu konutları 30 milyar Euro gibi bir kaynak gerekiyor. Bu kaynak ile yeni konutlar yaparsınız. Öneri yeni konut getirmiyor. Almanya'da gençler çekirdek aile içinde kalmıyor- 16-18 yaşına gelince evine çıkıyor. Çok büyük bir mobilite var. Berlin'de üniversite var. Almanya'da Türkiye'den farklı olarak insanların çok büyük bölümü kirada oturuyor. Ben de 6 ay ev aradım günde 4-5 yere bakarak. Merkeze yakın olsaydı iki katı kira ödemem gerekecekti.