Korkidis’in Yunanistan Merkez Odalar Birliği’ne yazdığı ve ekonomi dergisi Naftemporiki’de yayınlanan mektubunda şu ifadeler yer aldı:

 "Ülkemizin resmi pozisyonu, vatandaşlarımızın kabul ettiği ve tamamen saygı duyduğu hükümet ve diplomatik düzeydeki çabalardan bağımsız olarak, Merkez Odalar Birliği’ne, girişimciler olarak Türkiye ile ithalat ve ihracat yapmadığımız, tüketiciler olarak 868 ve 869 barkod numarası ile başlayan ürünleri satın almadığımız bir protesto kararının almasını öneriyorum.”

Korkidis, ‘komşunun’ eylemleri nedeniyle Yunan pazarının Türk ürünlerini boykot etmesi ve hükümetin AB’den ticari yaptırımlar uygulamasını talep etmesi gerektiğini kaydetti.  

Korkidis, Türkiye’den ürün ithalatı ve tüketiminin yasaklanmasının ardından, bunun bir yanıtının olacağını ve Yunan ekonomisine büyük zarar vereceğini bildiğini belirterek, “Ancak bir Yunan,  Hıristiyan ve dünya kültür anıtının düşüşüne yönelik eylemlerin bedeli ne kadardır?” diye sordu.

Korkidis, Türkiye’nin Yunan ürünlerinin önemli bir ithalatçısı olduğunu, ancak aynı zamanda savunma ve göçmenler için büyük harcamalar yapılmasına neden olduğuna vurgu yaparak, şunları söyledi:

“Yunan ürünlerinin Türkiye'ye ihracatı 1.4 milyar avroya ulaşabilir, ancak Türkiye'den ithalat da 1 milyar avroya yakın. Peki Türk provokasyonlarını dengelemek için yeterli pozitif ticaret dengesi var mı? Neden dini inançlarımıza, tarihimize ve ulusal egemenlik haklarımıza sürekli meydan okuyan bir ülke ile yakın ekonomik ilişkileri sürdürelim?"