İdlib’de M-4 karayolundaki ilk Türk-Rus ortak devriyesinin sorunlarla başlamasını değerlendiren emekli Tuğgeneral Ali Er, Türkiye ve Rusya’nın 5 Mart’ta Moskova’da vardığı mutabakatın sahada uygulanmasının zorluğunun görüldüğünü belirtti.

Emekli Tuğgeneral Ali Er, “Bu devriyelerin sorunsuz bir şekilde yapılması, M-4’ün etrafında hiçbir sorunla karşılaşmadan güvenli koridor tesis edilmesi zaten beklenmiyordu. Önümüzdeki dönemde M-4 hattının güneyindeki alanda bulunan terörist gruplara Rusya’nın desteğiyle bir operasyon düzenlenecektir” dedi.

Türkiye ve Rusya’nın 5 Mart’ta Moskova’da vardığı mutabakat uyarınca İdlib’in ortasından geçen M-4 karayolundaki ilk Türk-Rus ortak devriyesi önceki gün planlanandan çok daha kısa bir mesafede yapıldı. Rusya, M-4’teki ortak devriyenin, “Türkiye’nin kontrolünde olmayan radikal çetelerin planladığı provokasyon” nedeniyle kısaltıldığını açıkladı. Moskova’da varılan uzlaşıyla Halep’i Lazkiye’ye bağlayan ve etrafında El Kaide bağlantılı terör örgütü HTŞ’nin kontrol ettiği birçok yerleşim birimi bulunan M-4 karayolunun 6’şar kilometre kuzey ve güneyinde güvenli koridor kurulması öngörülmüştü. HTŞ ve bağlantılı gruplar, M-4 etrafındaki yerleşim birimlerinden çekilmeyeceğini açıklamıştı.

‘ONURLU ÇEKİLME İÇİN MANEVRA ALANI’
Kısa tutulan devriyeyi Cumhuriyet’e değerlendiren emekli Tuğgeneral Ali Er, “Esasen M-4 etrafında güvenli koridor tesis edilmesi Rusya’nın asıl hedefi değildir. Rusya’nın ilk hedefi, M-4’ün güneyinin tüm terör unsurlarından temizlenmesi, Türkiye’nin de buranın kuzeyinde kalan bölgede kendisiyle işbirliği yapan muhalifleri kontrol altına almasıdır” dedi.

Er, Moskova Mutabakatı’yla Türkiye’ye İdlib’de “onurlu bir geri çekilme” için manevra alanı sağlandığını söyledi. “Moskova Mutabakatı’nda Türkiye’ye ‘Suriye’nin egemenliği çerçevesinde kendi güvenliğinize yönelik adımları atarak çekilin’ mesajı verildi. Rusya’nın Suriye’de Fırat’ın batısında Halep-Şam hattını başka güçlerle paylaşabilme lüksü yoktur. Türkiye’nin görmesi gereken, güvenliğine doğrudan tehdit olan somut hususlara yönelik adım atmasıdır. Bunların birincisi sınırlarına yönelik göçün kontrol altına alınması, diğeri de Tel Rıfat ile Münbiç’te bulunan PKK/YPG unsurlarıdır” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin çıkarlarının, İdlib’de kendi sınırlarına yönelik göçü kontrol etmek için Barış Pınarı Harekâtı bölgesinde olduğu gibi sınırlarından 30 km. derinliğinde bir güvenli alan tesis etmeyi gerektirdiğini kaydeden Er şu görüşünü dile getirdi: “Bunu yaparken de Suriye ordusunun kontrol ettiği bölgelerdeki gözlem noktalarını boşaltması ve buradaki birlikleri M-4 kuzeyine taşıması gerekir. Yoksa o gözlem noktaları, Türkiye ve Rusya’yı tekrar çatıştırmak için provokatif eylemlerle karşılaşabilir.”

Türkiye’nin mutabakat uyarınca M-4’ün kuzeyinde güvenliği sağlarken sorunlarla karşılaşabileceğini belirten Er, “Türkiye hem oradaki göçmen varlığından dolayı hem de orada Türkiye’yle çatışma riski olan silahlı gruplar nedeniyle sıkışmış durumdadır. Bu bölgeden Türkiye’ye yönelik risklerin iyi görülmesi gerekiyor” dedi.