Hüsnü Mahalli, bugünkü "Oldu bitti maşallah" başlıklı yazısında, "S-400 sorunu çözülmeden hiçbir konuda anlaşma sağlanamaz." dedi.

"Muhalefet Erdoğan ve AKP’yi eleştirmekle uğraşırken Erdoğan şimdiye kadar olduğu gibi istediği her şeyi yapacak." diyen Mahalli'nin yazısı şöyle:

 

Aylardır papatya falına bakılan görüşme nihayet gerçekleşti.

Beyaz Saray’da pozlar verildi yandaş medya rahatladı.

Trump’ın alaycı ve iğneleyici tavır ve söylemi kimin umurunda!

Vatana millete hayırlı olsun!

Adam daha oturur oturmaz ‘İyi mallarımız var’ diyerek niyetini açığa vurdu.

Bir ara ödüm koptu:

Körfez’in kral ve emirlerine yaptığı gibi kartonları gösterip ‘bak şu uçağımız şu kadar milyon dolar ya da şu denizaltımız şu kadar milyar dolar’ diyecek diye.

Adamın işi gücü para.

Çok normal çünkü adam iş adamı.

Peşinen söyleyeyim: Başı belada olan Trump’la birlikte Türk-ABD ilişiklerinde hiçbir şey değişmez ve kör topal olan bu ilişki böyle devam eder gider.

Bu da Erdoğan’ın işine gelir.

Aşksız, sevgisiz ve heyecansız.

S-400 sorunu çözülmeden hiçbir konuda anlaşma sağlanamaz.

Gülen’in iadesi, Halk Bankası, yaptırımlar, Erdoğan serveti vs…

ABD’nin PYD/YPG ilişkisi Türkiye’ye değil daha çok Rusya ile ilgili bir konu. Bunun için de Trump ya da Kongre yakında YPG Komutanı Mazlum Abdi’yi davet edecektir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da bugün ya da yarın Putin’i arar Beyaz Saray izlenimlerini anlatır.

Trump ve Putin’le her şeyi konuşan Erdoğan Beyaz Saray’da Amerikalı Senatörler tarafından medyanın önünde ‘sorgulandı’.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun ayakta kalması herkesi şaşırttı.

Senatörlerin sorularını yanıtlamak zorunda bırakılan Erdoğan belki bir gün gelir CHP, HDP ve İYİ partili vekillerin de sorularını yanıtlar.

Yakın gelecekte yeni bir Beyaz Saray hikayesi yazılmayacağına göre herkes iç politikaya dönmek zorunda kalacak.

Tabi Trump yeni bir mektup göndermezse.

Ya da gecenin bir saatinde duygusal bir anında bir twit atmazsa.

Adamın işi çok zor.

Kongre sıkıştırıyor ve kavganın bir yerinde ve hedefinde Erdoğan ve Erdoğan’dan dolayı Türkiye var.

Türkiye’nin derdi ise bambaşka.

Ankara’nın Suriye ve bölge ile ilgili çok farklı ideolojik hesapları var.

Bu hesaplarla halka ‘kendi sorunlarını unut’ deniliyor ve denilecek.

İnsanların zamları, vergileri, işsizliği ve yoksulluğu kabullenmesi sağlanacak.

İnsanlara ‘Söz konusu vatansa gerisi teferruattır’ denilecek.

ABD’li ya ABD’siz dış politik konular sürekli gündemde tutulacak.

Gündemi kendine göre dizayn eden Erdoğan muhalefeti tali konularla meşgul etmeyi başaracak.

Şimdiye kadar olduğu gibi.

Muhalefet Erdoğan ve AKP’yi eleştirmekle uğraşırken Erdoğan şimdiye kadar olduğu gibi istediği her şeyi yapacak.

Yapılmayan şey kaldıysa!

Nasıl olsa tüm dünya onu Beyaz Saray’da ‘dünyanın patronu’ Trump’ın yanında gördü.

Bizim Saray daha ‘haşmetli’ ama olsun!

Bu kadarı da olacak.

ABD 243 yıl önce kuruldu devamı olduğumuz söylenen Osmanlı Devleti 1299 yıl önce vardı.

ABD aradaki farkı kapattı ama Trump ne yaparsa yapsın hiçbir zaman Sultan olamaz.

Çar hiç olamaz.

Özetle değişen hiçbir şey yok ve yakın gelecekte olmayacak.

Erdoğan’ın ikili özel görüşmede Trump’la neyi görüştüğü ya da hangi konularda anlaştığı bilinmez ama Ankara’nın Washington’la olan gereksinimi devam edecek.

Yabancı medyaya göre bu ‘gereksinim’ Damatlar tarafından detaylandırılacak.

Trump’ın damadı ve özel danışmanı Jared Kushner ve Erdoğan’ın damadı ve Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak.

Önemli olmamakla birlikte Yahudi olan Kushner aynı zamanda Netanyahu’nun çok yakın dostu ve müttefiği.

Karışık bir durum ama olsun.

Biz Fırat’ın doğusu ve batısıyla uğraşırken başkaları başka işlerle uğraşıyor.

Kanlı Arap Baharı’nda ölen yüz binler, yıkılan ülkeler ve perişan edilen halklar kimin umurunda!

Hele hele Beyaz Saray’dakiler!