Sözcü yazarı Yılmaz Özdil, Patriot füzelerinin Türkiye'ye satış teklifinin resmi olarak geri çekilmesini değerlendirdi. 

Özdil, "Sayın ahalimiz S400 füzesinin bizi koruyacağını sanıyordu.
Halbuki, S400 füzesi tam 12'den bizi vurdu." ifadelerini kullandı. 

"Akıl doğuştandır Aptallık öğrenilir. " diyen Özdil'in yazısı şöyle:

2015…
Sadece dört yıl önce.

Rus savaş uçağını vurduk.

Sayın ahalimiz pek mutlu oldu.
Kornalarla şehir turları atıldı.

Asrın liderimiz muzaffer başkomutanımız olarak “sınırımız ihlal edilirse tereddütsüz yine vururuz” dedi.

Stratejik derinlik Ahmet efendi o dönem başbakandı, “kardeşlerimize ateş yağdıran her kim olursa mesajımız işte bu kadar açıktır” dedi.

Putin çok kısa konuştu, “sırtımızdan bıçaklandık” dedi.

Karargahta hâlâ iki üç tane de olsa mantıklı adam kaldığı için, genelkurmay başkanlığımız diplomatik bir dil kullandı, “bile bile vurduk” demedi, “milliyeti bilinmeyen uçak vuruldu” dedi.
Ama nafile… Sayın hükümetimizin borazanı Anadolu Ajansı şakır şakır “Rus uçağı, Rus uçağı” diye yayın yapıyordu.

Stratejik derinlik Ahmet efendi iyice havaya girdi, “vur emrini bizzat ben verdim” dedi.
Asrın liderimizle sidik yarışı yapıyordu, Rus uçağını vurma onurunu (!) kimseyle paylaşmak istemiyordu.

Asrın liderimiz de stratejik derinlik Ahmet efendiye rol kaptırmak istemiyordu.
Muhtarları sarayına topladı, esti gürledi…
“Kim olursa olsun, bugün olsa yine düşürürdük” dedi.
Ayakta alkışlandı.

“Rusya doğalgazı keserse ne olur?” tartışması başladı.
Sayın ahalimiz kahraman hükümetimizin arkasındaydı, “rızkı veren Allah, tezek yakarız” dediler.
Yalaka medyamız alkışladı.

Rusya kapıları kapattı, Türk mallarının Rusya'ya girişi durduruldu, Türk vatandaşlarına vize serbestisi kaldırıldı, Türk firmalarının Rusya'daki faaliyeti yasaklandı, Rus turistler bıçak gibi kesildi.

Putin yine çok kısa konuştu.
“Türkiye'nin mevcut lider kadrosu yüzünden Atatürk herhalde mezarında ters dönmüştür, Türkiye pişman olacak, cevabımızın sadece yaptırımlarla sınırlı kalacağını düşünenler yanılıyor” dedi.

Putin'in aslında ne demek istediğine kimse kafa yormadı.
“Yaptırımlarla sınırlı kalmayacak” ne demekti?
Kimse umursamadı.

Kendimizi çok akıllı, Putin'i şapşal zannettiğimiz için… Ufak ufak yumuşatma hareketlerine başladık.

Milli İstihbarat Teşkilatımız, Rus pilotun cenazesini Suriye'den aldı, Hatay'a getirdi, papaz filan ayarladık, kilisede dini tören yaptık.
Şeref kıtasını dizdik, Rus bayrağı örttüğümüz tabuta selam durduk.
TSK'nın özel uçağıyla Ankara'ya getirdik, askeri tören yaptık, generaller falan selam durdu, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin resmi çelengiyle Mehmetçik tarafından taşıdık.
Utanmasak şehit ilan edecektik…
Rusya'ya biz getirelim diye teklifte bulunduk, Rusya kabul etmedi, cenazelerini kendi uçaklarıyla alıp gittiler.

Öldürdüğümüz pilot, Oleg Anatolyeviç Peşkov, yarbaydı.
Kremlin tarafından Rusya'nın en yüksek dereceli onur madalyası olan “Rusya'nın Kahramanı” nişanıyla yüceltildi.
Bu madalyayı alanlar arasında, uzaya çıkan ilk insan Yuri Gagarin'in olduğunu söylersek, Rus halkı için ne manaya geldiği daha iyi anlaşılır sanırım!
Rusya Askeri Onur Müzesi'nde kişisel eşyaları ve fotoğraflarıyla sergi açıldı.
Bitmedi… Uçak düşürüldüğünde Suriye'deki Rus deniz komandoları derhal bölgeye gönderilmiş, Oleg Peşkov'u arama kurtarma operasyonu yapılmıştı. Bu operasyon sırasında Aleksander Pozinçuk adında bir Rus komandosu öldürülmüştü.
Rus devleti, bu hadiseyi unutmamak ve Peşkov'la Pozinçuk'un hatırasını yaşatmak için anıt yaptırdı.

Kendimizi çok akıllı, Putin'i ahmak zannettiğimiz için, Rusya'daki bu gelişmeleri hiç umursamadık.

Asrın liderimiz ufak ufak Putin'i kafalama çalışmalarına başladı.
“Rus uçağı olduğunu bilseydik, farklı davranırdık” dedi.
“Çok üzgünüz, maalesef böyle bir şey oldu” dedi.
“Bundan sonra böyle bir şey olmaz” dedi.

Bilahare, suçu bizim pilotlara yıktı…
“Bir pilotun yapmış olduğu hata” dedi.

Rus uçağını düşürdüğünde kahraman ilan edilen pilotlarımız, gözaltına alındı iyi mi!

Daha iki gün önce “gene olsa gene vururuz” diyen asrın liderimiz, iki gün sonra gayet rahat şekilde “yargının şüphesi var, Rus uçağını düşüren iki pilotun Pensilvanya ile bağlantısı olabilir” dedi!

Aradan iki üç ay geçti.
Rusya ambargoyu kaldırdı.
Yeniden bizimle temas kurdu.
Hiçbir şey olmamış gibi davrandı.
Hatta, eskisinden daha yakın davranmaya başladı.

Kendimizi çok akıllı, Putin'i gerizekalı zannettiğimiz için, hiç huylanmadık… Aksine, Rusya'yı kandırdığımızı, meseleyi tereyağından kıl çeker gibi hallettiğimizi düşündük.

Rus uçağının düşürülmesini, Rus pilotun öldürülmesini “sineye çektiklerini” düşündük.
Dünyaya yön veren dünya lideri bir ülke (!) olduğumuz için, Rusya'nın mecburen geri adım attığını, mecburen bizimle barışmak zorunda kaldığını düşündük.

Aslında böyle düşünmekte haklıydık…
Putin, Leningrad Üniversitesi'nden hukuk diploması alırken, bizimki imam hatipten mezun oldu.
Putin KGB'ye girerken, bizimki İETT'ye girdi.
Putin yarbay rütbesiyle Doğu Almanya'da casusken, bizimki kantin asteğmeniydi.
Putin KGB'nin yerini alan istihbarat teşkilatı FSB'nin başkanlık koltuğuna otururken, bizimki henüz belediye başkanı bile değildi.
Yani, Putin'den katbekat üstün olduğumuz kesindi!

Asrın liderimizin yanında Putin havagazıydı!

Bu özgüvenle, Rusya'yla cankuş olduk.
Üstünzekalı olduğumuz için, bir Allah'ın kulu çıkıp sormadı…
Kardeşim, Rusya gibi süpergüç devletler, kendisine yönelik askeri saldırıyı unutur mu?
Saldıranın yanına bırakır mı?
Hiçbir şey olmamış gibi kurdukları bu samimiyet tuhaf değil mi?
Putin salak mı?

Kimse merak etmedi.

Hatta…
Tarihimizde ilk kez, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin polisi, başkent Ankara'nın göbeğinde, tekbir getirerek Rus Büyükelçisi'ni vurdu.

Rusya gene hiç istifini bozmadı.

Üstünzekalı olduğumuz için sormamaya devam ediyorduk…
Rusya niye hiçbir şey olmamış gibi davranıyor?
Uçağı düşürüldü, pilotu öldürüldü, elçisi öldürüldü, niye hâlâ bize karşı tavır koymuyorlar da, bizimle eskisinden daha iyi geçiniyorlar?
Putin açık açık “Türkiye'yi pişman edeceğim” dememiş miydi?
Laf olsun diye mi söylemişti?
Hiç merak etmedik.

Putin o kadar hödüktü ki…
“Ben sizi çok seviyorum, size S400 füzesi satayım” dedi.
O kadar ilerizekalıydık ki…
2.5 milyar dolar ödedik, aldık.

Kendi hava sahasını korurken Rus uçağı düşüren Türkiye…
Kendi hava sahasını korumak için Rus füzesi aldı.
Bu derece ileri zekalıydık.

Sayın ahalimiz gene pek mutlu oldu.
“Rus uçağını düşürdük” diye kornalarla şehir turu atmışlardı…
Bu defa “Rus füzesi aldık” diye kornalarla şehir turu attılar.

Ama küçük bi pürüz vardı.
ABD.
S400 füzesini fişe takarsanız, sizi oyarım dedi.

Kendimizi çok akıllı, ABD'yi gerizekalı zannettiğimiz için… Biz bu Rus füzelerini ambalajından çıkarmayalım, depoya kaldıralım dedik.

Kendimizi çok akıllı, ABD'yi gerizekalı, Trump'ı zaten şapşal zannettiğimiz için… ABD'nin “aferin” demesini bekliyorduk.
Ama öyle olmadı.
F35 savaş uçaklarının parasını ödemiştik, parasını ödediğimiz halde uçakları vermediler, üstüne, bizi F35 programından attılar.

Dün itibariyle de…
Patriot füzelerinin Türkiye'ye satış teklifi resmi olarak geri çekildi.

E bilmiyorum artık, Putin'in aslında ne yaptığı şu anda daha net anlaşılıyor mu?

Büyük devletin liyakat sahibi yöneticisi olarak, höt zöt yapmadı, devlet aklını kullandı…
Füze fırlatarak değil, füze satarak Türkiye'yi imha etti!

Misilleme yapmadı zannediliyordu.
Aslına “missile”me yaptı.

Sayın ahalimiz S400 füzesinin bizi koruyacağını sanıyordu.
Halbuki, S400 füzesi tam 12'den bizi vurdu.

Putin tribünlere oynayarak şov yapacağına, Rus devletinin çıkarlarını gözetmeyi tercih etti.
Füze satarak, Türkiye'yi ABD'nin hasım'ı haline getirdi, NATO'nun hasım'ı haline getirdi, AB'yle iplerini kopardı.

Putin öfkeyle Türkiye'yi vursaydı…
Bu kadar zarar veremezdi.
Sakin kalmayı başardı…
En ağır zararı verdi.

Kendimizi çok akıllı, Putin'i gerizekalı zannettiğimiz için… Parasını ödediğimiz halde F35'lerini alamayan, parasını ödediğimiz halde S400'lerini kullanamayan, parasını ödemeye razı olduğumuz halde Patriot alamayan ülke olduk.

Kendimizi çok akıllı, geriye kalan herkesi aptal zannettiğimiz için… Bu halimizle, Kıbrıs Rum Kesimi ve Suriye dahil, bölgenin hava sahası en zayıf ülkesi olduk.

Sadece dört yıl içinde, Rus ambargosundan ABD ambargosuna savrulduk.

Eminim kimsenin aklına ihtiyacımız yoktur ama, ben gene de yazayım, şöyle bir Rus atasözü var…
Akıl doğuştandır
Aptallık öğrenilir.