• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 5 °C

Deniz Seki: Neden ben hep sınavdayım

Deniz Seki: Neden ben hep sınavdayım
Armağan Çağlayan Deniz Seki'yi ziyaret etti. Deniz Seki ziyarette tutuklanmasına ilişkin "Bu kez sınav demeyeceğim" dedi.

Radikal / Armağan Çağlayan - Çağlayan'ın ziyaretine gittiği Seki, "Buna sınavdan geçiyorum falan demeyeceğim. Neden hep ben sınavdayım" diyerek isyan etti. Seki, Bayhan iddialarına da cevap verdi.

6 ay sonra yakalanıp cezaevine gönderilen Deniz Seki'nin yakın dostlarından Armağan Çağlayan, sanatçıyı ziyarete gitti. Cezaevinde görüştüğü Deniz Seki'yle sohbetini Radikal gazetesindeki köşesinde yazan Armağan Çağlayan, sanatçının "Buna bir sınavdan geçiyorum falan demeyeceğim. Çok sıkıldım böyle düşünmekten. Sınav ise neden hep ben sınavdayım" dediğini aktardı.

Deniz Seki, Bayhan'ın ziyaret edeceği ancak bu talebi geri çevirdiği iddiaları üzerine de konuştu. Ünlü sanatçı, "Hayır yok öyle bir şey. Gelmedi. Ama gelirse tabii ki görüşeceğim" dedi.

İŞTE ARMAĞAN ÇAĞLAYAN'IN DENİZ SEKİ'YLE SOHBETİNDEN AYRINTILAR;

"MAKYAJSIZ, DUPDURU BİR GÜZELLİĞİ VAR"

İnfaz koruma memurlarının eşliğinde Deniz Hanım giriyor, kapıdan. Makyajsız. Dupduru bir güzelliği var. Üzerinde gri eşofman bir takım. Elinde dosyalar. Merak edenler için söyleyeyim, hala zayıf ve formunu koruyor. Gülüyoruz birbirimize karşılıklı. İçten, sıcacık. "Geldiğin için çok teşekkür ederim" diyor. Her zaman olduğu gibi zarif ve kibar. İkimiz de telefonlara uzanıyoruz. Çalışmıyor. Deniz Hanım dönüp infaz koruma memurlarına telefonların çalışmadığını söylüyor. Memur telefonu açmaya gidiyor. Bir süre sonra telefon çalışmaya başlıyor. Şimdi daha iyi duyuyoruz birbirimizi.

Konuşmaya başlıyoruz. "Nasılsınız?" diyorum. "Burada ne kadar iyi olunabilirse, o kadar iyiyim" diyor. "Buna bir sınavdan geçiyorum falan demeyeceğim. Çok sıkıldım böyle düşünmekten. Sınav ise neden hep ben sınavdayım" diyor. Karşılıklı gülüşüyoruz. O kendini geliştirme kitaplarının, pozitif düşünce gücünün falan yerle bir olduğu an, bu an galiba. Karşılıklı gülüşüyoruz.

"MEKTUPLAR İYİ GELDİ, YAZMAYA BAŞLADIM"

Ama umduğumdan çok daha iyi bir Deniz Seki var karşımda. Güçlü. Kendinden emin.
"Sezen Aksu'nun ve Haldun Dormen'in mektupları çok iyi geldi bana" diyor. "Haldun Abi mektubunda, lütfen yaz Deniz'ciğim sana iyi gelecek yazmış. O mektubu okuyana kadar tek kelime bile yazamıyordum. Kilitlenmiştim. Mektubu bitirir bitirmez, elime bir kağıt kalem aldım ve yazmaya başladım" diyor. Elinde getirdiği dosyaları göstererek. Sanıyorum bir roman yazıyor. "Ne yazıyorsunuz?" diye sormuyorum açıkçası.

"MATEMATİK PROFESÖRÜYLE İNGİLİZCE ÇALIŞIYORUM"

"Memur koğuşunda kalıyorum, Koğuştaki bir matematik profesörü ile İngilizce çalışıp, İngilizcemi ilerletiyorum, yazıyorum, sevenlerim bir sürü kitap yolladı, ranzamın üst katını kütüphaneye çevirdim, okuyorum" diyor. Cezaevi böyle bir yer sanırım. İmkansızlıkların içinde, kendine imkan yaratabilme yeri.

"SES KAYIT CİHAZIM GELİR BESTE YAPMAYA BAŞLARIM"

"Beste yapamıyorum, ses kayıt cihazım yok, ama Adalet Bakanlığı'na başvurduk, önümüzde ki hafta kayıt cihazım gelir, ben de beste yapmaya başlarım" diyor.

"KENDİ KLİBİMİ İZLERKEN SANKİ BAŞKASINI İZLİYORUM"

Şarkısının ne kadar çok tuttuğunu anlatıyorum, radyolarda sürekli "İyisin Tabii" çaldığını söylüyorum. Gözlerinin içi gülüyor. "Hem dijitalde hem de cd çok satıyormuş" diyor. Keyifleniyoruz. Kendi klibini seyrederken, ne kadar yabancılaştığını anlatıyor, sanki başkasını seyreder gibi seyrettiğini anlatıyor. Bu kez hüzünleniyoruz.

ANAYASA MAHKEMESİ'NE YAPTIĞI BİREYSEL BAŞVURU

"Anayasa Mahkemesi'ne yaptığınız bireysel başvurudan haber var mı?" diyorum. "Hayır" diyor. " Ama Özel Yetkili Mahkeme'lerden ceza alarak hala tutuklu kalan bir tek ben varım" diyor. Aslında şu anda hala "hak ihlaline" uğruyor Deniz Seki. Anayasa Mahkemesi, en kısa sürede bireysel başvuruyu sonuçlandırır umarım. Sonra tanıdıklar, dostlar, arkadaşlar, selamlar...

BAYHAN İDDİALARI

Tam bu sırada gazetelerde bir haftadır çıkan Bayhan haberlerini soruyorum. "Bayhan'ın sizi ziyarete geldiği ve kabul etmediğiniz doğru mu, dün her yerde bu haber vardı" diyorum. "Hayır yok öyle bir şey. Gelmedi. Ama gelirse tabii ki görüşeceğim" diyor.

"HERKES BENİM İÇİN DUA ETSİN"

İnfaz koruma memuru geliyor. Görünce anlıyorum ki vakit tamam! Vedalaşıyoruz. "Herkes benim için dua etsin söyle lütfen" diyor. Gözlerimiz doluyor ikimizin de. Ben belli etmemeye çalışıyorum. Gözlerimi yere indiriyorum. O'da bana belli etmemeye çalışıyor. Göz bebekleri, suyun içinde kıpraşıyor! Hızla çıkmak istiyorum. Hiç dönüp arkama bakmıyorum. Eğer gözyaşlarını görürsem dayanamam diye...

Kendimi dışarıya atıyorum. İçimde tuhaf bir duygu. O'nu da yanımda dışarıya çıkaramadığım için galiba kocaman bir boşluk...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.