• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 12 °C

Demokrasi Mücadelesi ve Birey

Haydar Aksoy

Bazı konular, toplumsal yaşamda belirleyici yansımaları olmasına rağmen, farklı nedenlerle yeterince tartışılmazlar. Bireyin demokrasinin gelişimine katkısı da bu konulardan biridir. Kuvvetler ayrılığı, hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü gibi konular sıkça tartışılır. Ancak, bireyin bizzat kendisinin demokratik bir iklimin oluşmasına yönelik katkısı, diğer nedenlerin yanında, bazı ideolojik şablonlar nedeniyle de yeterince tartışılmaz.

Bazı çevreler, “bireyin içinde bulunduğu toplumsal koşulların ve üretim ilişkilerinin ürünü olduğunu” belirtirler. Böylelikle, bireyin toplumsal yaşama, sosyal değişimlere, siyasal mücadelelere ilişkin katkısını silikleştireler. Diğer bazı çevreler ise toplumsal yapıyı ve siyasal sistemi “günah keçisi” ilan ederler. Bunu da kendi vicdansızlıklarını örtmenin, yaptıkları kötülükleri meşrulaştırmanın bir yolu olarak kullanırlar. Kuşku yok ki, içinde bulunduğu toplumsal koşullar ve üretim ilişkileri insanın yaşantısını, yapısını, hayata bakışını önemli ölçüde etkiler. Fakat bu etki karşılıklıdır. Toplumsal koşullar ve üretim ilişkileri bireyi, birey de yaptıkları veya yapmadıklarıyla toplumsal koşuları şekillendirir. Bu etkileşim, bireyin yazgısını, toplumun geleceğini belirler.

Demokratik bilinç düzeyi açısından bakılınca, iki tür bireyden söz etmek mümkündür. Birincisi egoisttir, bencildir. İkincisi ise bilinçli, sorumluluk sahibi, mücadelecidir. Egoist olan, “sahne” demokratıdır. Kendisini demokrasi hayranı olarak sunar. Fakat kişisel çıkarı söz konusu olunca, otoriter, baskıcı, açgözlü yaklaşımları meşrulaştırmaktan çekinmez. Diğer insanların düşüncelerine saygı duyuyormuş gibi görünür. Böylece “sahnede” demokrat olarak algılanma olanağı yakalar. Hakikatin sadece kendi tekelinde olduğunu düşünür. Ama bunu dile getirmekten de kaçınır. Kendi yaklaşımlarını dayatır. Başkalarının düşüncelerini öğrenmeyi küçümser, gereksiz bulur. Kendini “demokrat” olarak sunsa da, gerçekte toplumsal çeşitliliği ve farklılıkları meşru saymaz. Hatta tehlike olarak görür.

“Sahne” demokratı, demokrasiye bağlılığını olur olmaz zamanlarda dile getirir. İnsanların kalbinde ve zihnindeki kilitleri hemen açan kelimelerden birinin demokrasi kavramı olduğunu iyi bilir. Çünkü “demokrasi”, halkı yönlendirmek için en sihirli ve mucizevî kavramlardan biridir. Öyle ki, işlerine geldiği zaman diktatörler ve emperyalist işgalciler bile, demokrasinin en hararetli savunucusu oluverirler.

Şayet, egoist sahne demokratı bireyin bu kaygı verici yaklaşımlarıyla yeterince mücadele edilmezse, demokrasi, kitlelerin gözünde gittikçe işlevsizleşir. Bugün maruz kaldığımız toplumsal çürüme daha da hızlanır.

Demokrat birey ise karşıt fikirlerin de doğru olma, doğruluk payı içerme ihtimali olduğunu bilir. Demokrasinin, sadece karşıt ya da aykırı fikirlere tahammül etmek olmadığının, aynı zamanda bu fikirleri önemsemeyi, bunlardan yararlanmayı gerektirdiğinin bilincindedir. Gerçeğe, yalnız ve ancak farklı fikirlerin çatışması soncu ulaşılabileceğinin farkındadır. Kendi düşüncesini, karşıt düşüncenin penceresinden bakarak da görmeye, yorumlamaya çalışır. Böylelikle düşüncelerinin doğruluğunun sağlamasını yapar. Özeleştiriye açıktır. Demokrasiyi toplumsal “ortak iyi” için savunur. Ortak yarar, kamusal çıkar için demokrasi mücadelesine katkı verir. Bu bireyi empatik demokrat birey olarak da adlandırmak yanlış olmaz.

 

Demokratik hayatın sürdürülebilir olması, demokrasinin direncini de artırdığından, bu toplumsal ve siyasal ortam, demokrat bireylerin çoğalmasını, toplumsal ve siyasal hayatta daha etkin görevler üstlenmesini de sağlar. İşte o zaman siyaset kurumu, bir orta oyunu, bir sahne dekoru haline gelmez. Yağcılık değil, yaratıcılık prim yapar. Vicdan, merhamet, dayanışma duyguları güçlenir. Böyle bir atmosfer, toplumun bir arada yaşamasının da güvencesidir

Kısacası, demokrasiyi ve hoşgörüyü içselleştirir; toplumsal yararı, ortak çıkarı, kamusal faydayı önceleyerek özgür, adil, müreffeh ve barış içinde bir toplumu inşa edebiliriz. Bunun dışında başka bir seçeneğimiz de yoktur.

 

Bu yazı toplam 12010 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.