• BIST 105.268
  • Altın 163,659
  • Dolar 3,9681
  • Euro 4,6634
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara -2 °C

Cumhurbaşkanı der;

Yalçın Koçak

Biz bildiğimizi yaparız…
Cumhurbaşkanımız söylemesine söylüyor da; arkasını takip edecek adamı yok.
2005 yılında Putin ile ortak bir Türk – Rus Üniversitesi kuralım dediler, sonuç? YOK.


Başbakanlığında Lizbon sözleşmesine imza koydular Mecliste 5463 sayı ile kanunlaştırdılar, YÖK takıyor mu? YOK.
Üniversiteyi imtihansız yapacağız dediler, beceren var mı? YOK.


Şimdi ecnebi Üniversitelerle ortak program yapın diyor, yapılanları baltalayan, taşlayan kim? YÖK.
Yardımcı Doçentlik dünyada yok diyor, doğru Ph.D’nin ne anlama geldiğini bilmeyen Prof’larımız var, onları ne yapacağız? Lafın arkası YOK.


Aynı okulda Lisans, Yüksek Lisan ve Doktora ile Prof olan Parafsör’lerini ne yapacağız? Bilen YOK.
YÖK’te ki cemaat adlı terör unsurları temizlendi mi?
KHK ile kaçı ihraç gördü? Bilgi YOK.


Adamlar korunuyorlar; kim tarafından, elbette ki YÖK imamı tarafından, YÖK imamı kim? Bu soruya cevap verecek Babayiğit YOK.


YÖK’ün eski arızalı başkanlarının yönetmeliklerin satır aralarına gömdüğü TÜRKÇE düşmanlığı elan devam ediyor. Çözen var mı? YOK.


2011 yılında Ankara Üniversitesi ile Kosova’da başlattığımız “Ortak Program” YÖK içerisinde ki hukuk makyajlı cemaat çetesince sabotaja uğratıldı. Danıştay, Yargıtay ve İdare Mahkemelerinde uzantılarınca hala davalarımız oyalanır, engellenir, uzatılır. Aleyhte dahi karar alsak bilirler ki AİHM’de haklı çıkacağız, hakkı tavsatırlar.
YÖK’te Darülfünun yok edilmektedir.


Hukuk ve Tıp ekolleri ittifakına Fen Bilimleri üvey evlat yapılmıştır, durum vahimdir, bir edebiyatçının da bunu anlaması çok zordur hatta imkânsızdır.
Ülkenin bilim geleceği, Türklerin ilim aklı iyi yönetilmemektedir.
Adeta emekli Profesör arpalığı özelliğinde ki bazı Vakıf Üniversitelerinde, burs adı altında gizlenen tenzilatlar ve setrettiği fahiş fiyatlar vergi kapsamına alınmalı, bu naylon Akademisyenlerden vaz geçilmeli, iyi para ödeyerek gerekirse dışarıdan getirerek yeni ilim, kaliteli öğretim, lazım ve güncel olan eğitim ve uygulama modeline geçirtmeliyiz.
Devletin sanayiciye, AR-GE’ciye ve yenilikçiye verdiği destek ve teşvikler bu naylon bilim taifesinin süzgeç ve vana asalaklığından kurtarılmalıdır.
Tübitak teknik heyetlerinde; Meslek odaları ile Ticaret ve Sanayi odalarımızın meslek komite üyeleri muhakkak bulunmalıdır.


FETÖ örgütünün San-Tez, Tübitak ve DPT kaynaklarını soymak için kurduğu şirketler mercek altına alınmalı sadece tasviye ile kalınmamalı, yuttukları kaynaklarda boğazlarından geri alınmalıdır.
Bu modeller bu örgütçe yapılandırılmış modellerdir. Süratle değişime gidilmelidir. Kaynaklarımız akılla yönetilmelidir.
Bilim Bakanlığımız; Akademik sıfatları ve dil bilgilerini süratle tadat ve incelemeye almalıdır.
Sonuç; Darülfünun (Bilmeyenler için batı tabiriyle Üniversite demek. Fen okulu demek) Hukuk ve Tıp çeteleşmesinden kurtarılmalıdır.


180 kredilik Hukuk eğitimini 240 kredilik ilimlerin üzerine çıkaran zihniyete ülkenin geleceği teslim edilemez.
Yazık ettiler bize, çok yazık…

Bu yazı toplam 4734 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.