Meslek odaları, uzmanlar ve bölge halkı,  taş ocakları nedeniyle ekolojik özelliklerine ve değerlerine zarar verilen, birinci derece doğal SİT alanı olan Kıbrıs Vadisi için mücadeleyi sürdürüyor.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi, Mamak Kıbrıs Köylüleri Sağlık ve Sosyal Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, akademisyenler ve İl Kültür Müdürlüğü taş ocakları nedeniyle ekolojik değerlerine zarar verilen Kıbrıs Vadisi’nde teknik inceleme gezisi yaptı.

Geziye Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Mimarlar Odası Ankara Şube Kent İzleme Sekretaryası Redife Kolçak, Şehir Plancıları Odası Ankara Şube Sekreteri Ömer Dursun Üstün, Şehir Plancıları Odası Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyesi  Sevgi Canoğlu,  gazeteci Necati Yalçın, heykeltıraş Aslan Başpınar, Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürü Ali Ayvazoğlu, Prof.Dr. Mecit Vural,  Ali Fatih Akçay, Esra Per, Sühentan Karauz, Hasan Bağ, Erdal Güreş, Sema Çalışkan, Sinem Uğur, Emrullah Kavak ve Hasan Kuy katıldı.

Gezide, taş ocaklarının doğal ve yaban hayatını tehdit ettiği, su ekosistemine, insan sağlığına, tarımsal üretime, tarihi ve arkeolojik SİT alanlarına çok büyük zararlar verdiği, bölgedeki hayvancılık ve arıcılık faaliyetlerini bitirdiği tespit edildi.

Gezide, Kıbrıs Vadisi hakkında bilgi verilirken, “Friglerin, Galatların, Romalıların yerleşim yerleri var. Lidyaların tümülüsleri, Romalılar’ın su yolları var. Doğa harikası bir yer taş ocaklarıyla katlediliyor. Kıbrıs Köyü Vadisi Ankara’nın önemli ekosistemlerinden birisidir” denildi.

'TAŞ OCAKARININ RUHSATLARI İPTAL EDİLMELİ''

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan ise şunları söyledi:

“1990’lı yılların sonundan itibaren buradaki taş ocakları sürecini takip ediyoruz. “Ankara kent merkezine  20 dakikada ulaşılan son derece kritik bir ekolojik eşik konumunda olan Kıbrıs Vadisi,1. derecede Doğal SİT ve Arkeolojik SİT Alanı olarak önemli bir değer taşımaktadır. Ankaralılar için büyük bir şanstır.  Kıbrıs Vadisi ve beraberinde çalışan ekosistemin mutlak koruma zonuna alınması Ankara’nın geleceği açısından hayati önem taşımaktadır. 

Kıbrıs Vadisi eşsiz nitelikler taşıyan bir ekosistem olarak varlığını sürdürmelidir. Ancak  bölgede ekolojik dengeyi alt üst eden taş ocaklarının faaliyetleri ve yeni yapılan taş ocağı ruhsatı başvuruları vadiyi yok etmekte, vadinin kentsel ekolojide yer aldığı varlık değerlerini tehdit etmektedir.

Taş ocaklarının ruhsatları iptal edilerek,Kıbrıs köyü Vadisi kendi doğallığında içinde bulunduğu havza sınırlarından hareketle mutlak koruma alanı ilan edilerek sınır boyunca korunaklı bir bant oluşturulmalıdır. Yerinde gördüğümüz tahribat, su varlıklarının vadi yamaçlarının taşlarla doldurulması, vadinin topoğrafyasının bozulması büyük bir katliamdır.”

Toz değeri sınırı aşılmasına rağmen taş ocaklarına kapasite artışı verilmesi cinayettir
Candan, bölgede 2019 yılında yapılan  hava ölçümlerinde toz değeri sınırının aşıldığının tespit edildiğine dikkat çekerek şunları kaydetti:

''BAKANLIĞA İLETİLDİ''

Ancak buna rağmen hala taş ocaklarına kapasite artışı veriliyor.

Ankara Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, 2019 Faaliyet Raporu’nda kentte geçen yıl yapılan çevrecilik faaliyetleri konusunda açıklama yapıyor ve bu açıklamada  Mamak Kıbrıs Köyü ve Kutludüğün Mahallesi taş ocakları bölgesine ‘mobil hava kalitesi ölçüm istasyonları’ yerleştirildiği, hava kalitesi ve toz ölçümleri yapıldığı ve toz değerlerinin (PM10) bazı dönemlerde sınır değeri aştığının tespit edildiği belirtilerek, ‘Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü ve Valilik Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı ile ortaklaşa çalışma yapılmış ve bölgedeki yerleşim yerlerine yakın olan belirli bölgede madencilik faaliyetlerinin kısıtlanması kararı alınmış ve uygulanması için Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’na iletilmiştir’ ifadesi kullanıldığı halde 2019 yılı sonrasında Kıbrıs Köyü taş ocaklarına  kapasite artışına gidilmiş olması anlaşılabilir değildir.

Toz değeri sınırı aşmasına rağmen taş ocaklarına kapasite artışı verilmesi cinayettir. Acilen,  Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Çevre Şehircilik Bakanlığı harekete geçmelidir“