İzmir'in Dikili ilçesine bağlı Deliktaş Mahallesi’nde yaklaşık 600 hektarlık alana yapılması planlanan kum ocağına karşı eylem başlatan köylüler, "Köyümüzü satıyorlar. Meramızı satıyorlar. Biz temiz hava istiyoruz. Toprağımızın satılmasını istemiyoruz" dedi.

Deliktaş Mahallesi’nin 300 metre kadar uzağındaki ormanlık alana yapılacak kum ocağına karşı köylülerin eylemleri sürüyor. Zeytin ve çam ağaçlarının bulunduğu 100 dönümlük ormanlık alanın 5 dönümüne yapılacak kum ocağı için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) ‘gerek yoktur’ raporu verildi. Deliktaş Mahallesi’nde yaşayan köylüler ise karara karşı 12 Ekim tarihinde İzmir 1. İdare Mahkemesi'nde yürütmeyi durdurma davası açtı.

Tarım ve hayvanlıkla geçimini sağlayan köylüler yaşam alanlarının yakınına kum ocağı yapılmasını istemiyor. Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz’e tepki gösteren köylüler, yaşlısı genci hafta sonu gerçekleştirdikleri yürüyüş ile kum ocağının yapılacağı alana yürüdü. Köylüler kum ocağı projesinden vazgeçilene kadar eylemlerini sürdüreceklerini söylüyor. 

'KÖYÜMÜZÜ SATIYORLAR'

Köyde yaşayan avukat Yusuf Yılmaz, kum ocağını ÇED ‘gerekli değildir’ raporu verilmesine tepki göstererek, “Bu kadar ağaçların olduğu bir bölgede ÇED raporu nasıl gerekmez? Ağaçlara dokunmadan bölgeden malzeme alınmasının mümkün değil. Tepenin arkasında 300 metre ötede zeytin ağaçları var. 200 metre sonra yerleşim yerleri var. Toz bulutu insan sağlığına da zarar verir. Tek geçim kaynağı çiftçilik. Ürünlerin verimi düşer" diye konuştu.

Köylülerden 56 yaşındaki Melek Dalkılınç, "Akıtmayın gözümüzden yaşları, yıkmayın güzel kayaları. Çam mantarı toplarım koronadan kendimizi koruruz. Maden istemiyoruz. Köyümüzü satıyorlar. Meramızı satıyorlar. Biz temiz hava istiyoruz. Toprağımızın satılmasını istemiyoruz" diyor.

Zeytin ve bamya yetiştiriciliği yapan Servet Sever ise kum ocağının köylünün geçim kaynağını yok edeceği görüşünde. Sever, kum ocağı yapıldığı taktirde köydeki tarım ve hayvancılığın biteceğine dikkat çekiyor. Seyran Çelebi de hayvanlarını otlattıkları meranın yok olacağı ve etikleri ürünler toz içinde kalacağı için kum ocağına karşı çıktıklarını dile getiriyor. (ANKA)