CHP’li Mahmut Tanal, koronavirüs gerekçesiyle maden şirketlerinin Haziran’da ödemesi gereken devlet hakkı borcunun 28 Aralık’a ertelenmesine tepki gösterdi.

Kazdağları’ndaki ağaç katliamını hatırlatan, maden şirketlerine tanınan ayrıcalığın, evine ekmek götüremeyen vatandaşa tanınmamasına isyan eden Tanal, dikkat çekici uyarılarda da bulundu.

CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın koronavirüs salgını tedbirleri kapsamında maden şirketlerinin, Maden Kanunu’nun 14’üncü maddesi gereğince Haziran ayı sonuna kadar ödenmesi gereken 2019 yılı devlet hakkını, 28 Aralık 2020 tarihine kadar ertelemesine tepki gösterdi.

MADENCİLERE TANINAN AYRICALIKTAN VATANDAŞ MAHRUM KALDI  

CHP’li Tanal, kazançlarına kazanç katan maden şirketlerine tanına ayrıcalığın, faturalarını ödeyemeyen ve evine ekmek götüremeyecek duruma gelen yurttaşlara tanınmadığını belirterek, “Salgın nedeniyle gelirinden, işinden olan vatandaşın borçları üç ay öteleniyor. Vatandaşın kredilerinde, kredi kartlarında erteleme işleminden dolayı faiz farkı işliyor. Ancak devlet, maden şirketleri için kendi alacağını hiçbir ekleme yapmadan 6 aya kadar erteliyor. 6 aylık erteleme emekçiler, yurttaşlar için uygulanmadı” dedi.

KAZDAĞLARI HATIRLATMASIYLA 2019’DAKİ KÂR VURGUSU

Siyanürle altın madeni aranan Kazdağları örneğinde olduğu gibi doğa katliamı tartışmalarıyla geçen 2019 yılında maden şirketlerinin kapasite artışına gittiğini dile getiren Tanal, “Sadece yabancı şirketin altın aradığı Kazdağları’nda binlerce ağaç kesildi. Daha birçok yerde doğaya telafisi zor zararlar verildi. Geçen yıl emekçiler vardiyalı çalıştırılarak maden şirketlerinin altın ve diğer değerli maden üretimi zirve yaptı. Gayet güzel paralar kazandılar. Koronavirüs salgını sürecinde de bu şirketlerin çalışmaları sürüyor. Hatta bazı yerlerde pandemi fırsatçılığı yapılarak temponun arttırıldığı yönünde şikayetler geliyor. Ayrıca bu süreçte devlet kontrol edemediği, doğaseverler denetleyemediği için belirlenen sahanın dışına çıkılması da ihtimal dahilindedir. Salgında, sokağa çıkma yasağı ilan edilen günlerde bile ‘şantiye’ kriteriyle yasaktan muaf tutularak üretim yapıyorlar. Siz de kalkıp 2019’dan kalan devlet alacağını, devlet alacağını 6 ay boyunca erteliyorsunuz. Krizden etkilenmeyen şirketlere, madencilere jest yapıyorsunuz ama salgının ekonomiye olumsuz etkisiyle adeta perişan olan, evine ekmek götüremeyen kişilerin borçlarını aynı şartlarda ertelemiyorsunuz. Bu tamamen Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırıdır. Bir de ortada bir kriter yok. Hangi kritere göre bu maden şirketlerinin borçları 6 ay boyunca ertelendi, vatandaşın borcu neden aynı süreyle, aynı kapsamla ertelenmedi? Ortada izaha muhtaç bir durum var” diye konuştu.

YOKSA KAMPANYAYA BAĞIŞ YAPMANIN JESTİ Mİ?

Maden şirketlerine tanınan ayrıcalığı düşündüğünde, “Cumhurbaşkanı Erdoğan öncülüğünde başlatılan ‘Biz Bize Yeteriz Türkiyem’ sloganlı Milli Dayanışma Kampanyası'na maden şirketleri de bağışta bulundu mu’ sorusunu sorma ihtiyacı hissettiğini ifade eden Tanal, “Acaba bu şirketler bağışta bulundular da, bundan dolayı mı borçları ertelendi? ‘Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez’ anlayışıyla mı hareket edildi? Eğer böyle bir durum varsa, maden şirketlerinin bağış parasını hesaplayalım. Bağışlar zaten vergiden düşüyor. Bu durumda kim karlı, kim zararlı ortaya çıkmış olur. Zaten pırlanta vergiden muaftı. Üstüne bir de devlet hakkını erteleme jesti geldi” şeklinde konuştu.

ERTELENEN DEVLET ALACAĞI TAMAMEN AFFEDİLEBİLİR UYARISI

CHP’li Vekil Mahmut Tanal, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın kararı doğrultusunda maden şirketlerinin 28 Aralık’a kadar ertelenen devlet hakkı borcunun, süre bitiminde tamamen affedilmesi, silinmesi gibi bir adımın atılmasının da ihtimal dahilinde olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi:

“Yarın salgının olumsuz etkileri, kriz gerekçe gösterilerek devletin payından vazgeçmesi gündeme getirilebilir. Maden şirketleri çıkıp hep bir ağızdan ‘Zarar ettik, kaybımız var, 28 Aralık 2020’ye ertelenen borcumuz affedilsin. Devlet bize destek versin’ diyebilir. Vatandaşın hakkını kimseye yedirmeyiz. ‘Kaynak yok’ deyip vatandaşa İBAN atarak para isteyeceklerine, maden şirketlerindeki devlet alacakları toplansın ve ihtiyaçlar giderilsin. Alın size kaynak. Ne diye doğayı umursamadan daha fazla kazanma hırsıyla konteynırları altınla, değerli madenlerle dolduran firmalardan parayı almıyorsunuz? Gelirleri bunlara peşkeş çekiyorsunuz, vatandaşa gelince para vermiyorsunuz.”