Termik santrallerin iki buçuk yıl daha filtresiz çalışması izniyle ilgili yasa tasarısını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın veto etmesinin ardından gözler termik santrallere çevrildi.

Amerika'nın Sesi'nden Orhan Erkılıç'ın haberine göre, Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde bulunan Çelikler Holding’e ait A Termik Santrali, 31 Aralık 2019’da uygulanacak olan filtre takma kararı sonrası üretimi tam kapasiteye çıkarırken, bölge halkı ölümlerin artmasından ötürü endişeli olduklarını dile getirdi.

Santralin yıllardır zehir saçtığını vurgulayan Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu gönüllüsü Mehmet Dalkanat, “2 yıl sonra şu gördüğün insanların hiçbir tanesini yaşıyor olarak göremeyebilirsiniz’’ dedi.

“İki yıl sonra buradaki herkes ölmüş olacak’’

Termik A Santralinin 1970’li yılların teknolojisiyle inşa edildiğini ve kül tutma filtresinin olduğunu, ancak gaz filtresinin olmadığını ifade eden Dalkanat, “Bu santral 1984 yılından beridir bölgeye sülfürdioksit, kükürtdioksit ve karbondioksit yayıyor. Bu gazlar yaklaşık 100 kilometrekarelik bir alana yayılabiliyor. Ancak bacalardan bırakılan kül dört veya beş kilometre bir çevrede toprağa dökülüyor. Kül çevrede her şeyi olumsuz etkiliyor. O yıllarda toplumumuz bilince sahip olmadığı için burayı bir gelir kaynağı olarak gördüler. Hatta kutlamalar yaptılar. Ancak 35 yıl sonra gördüler ki sadece insan hayatını değil bütün bir hayatı olduğu gibi yok ediyor. Çoğulhan’da artık kanser olmayan yok. Sadece Çoğulhan değil Alemdar, Berçenek ve Altunelma köyleri yakından etkileniyor. Elbistan ve Afşin merkez de her gün bir cenaze kanserden kalkıyor. Artık bu bölgenin insanının kanseri marka olmuş. Ankara’ya hastalar gittiğinde röntgenlerini gören doktorlar, ‘Bu Elbistan ciğeri, Afşin böbreği’ diyor. Bu kadar zarara rağmen bölgeye yeni santraller daha yapılmak isteniyor. 2 yıl sonra burada yaşayan halkın büyük çoğunluğunu yaşıyor olarak göremeyebilirsiniz” şeklinde konuştu.


Termik santralin 25 yıllık ömrünü bitirdiğini ancak bölgenin yaklaşık 40 yıldır duman altında olduğunu belirten Çoğulhan Mahallesi Eski Muhtarı Hasan Kılıç, “Biz 40 yıldır Çoğulhan’ı buradan kaldırın diyoruz, maalesef ne el uzatan var, ne de dil uzatan var. Mademki devletimizin bir avuç Çoğulhan’ı taşımaya gücü yetmiyor, o zaman fabrikanın tamiratını yapsın.Buradan taşısınlar bizi en azından evimizdeki çocuklarımız zehirlenmesin’’ diye konuştu.

“Ay geçmiyor ki bir cenaze kalksın’’

Termik santrallerden dolayı köyün yarısından fazlasının hasta olduğunu ifade eden Elbistan sakinlerinden Mehmet Doğan, “Ben 10 senedir astım hastasıyım. 10 yıldır ilaç kullanıyorum. Biraz yürüdüğüm zaman tıkanıyorum. Bu külü de yutunca, tam tıkanıyorum. Yeter yazık bu millete. Ölümler çoğalıyor, ay geçmiyor ki bir cenaze kalksın buradan. Ölümlerin asıl genel nedeni astım, nefes darlığı, akciğer kanseri. Okullarımızın gidin bahçesine bakın o çocuklar külün altında eğitim yapıyor’’ ifadelerini kullandı.

“Santral köyümüzü ikiye böldü’’

Termik santrallerin arasında kömür naklini gerçekleştiren bandın köyü ikiye böldüğünü ifade eden köy sakinlerinden Aysel Sümbül, “Termik santrallerden yükselen kül ve dumanlardan dolayı ne çamaşır serebiliyoruz, ne de evlerimizi havalandırabiliyoruz. Dışarı bile çıkamıyoruz. Kocam hasta, ben hastayım. Hem bu bant yolunun külünü yiyoruz hem de termik santrallerin külünü yiyoruz. Köyümüzü buradan kaldırmamalarını istiyoruz. Bu millet hep kanser oldu, bizim köyde kanser olmayan kimse kalmadı. Ya santrallere filtre taktırsınlar ya da bu milletin kanına girmesinler’’ diye konuştu.


Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu’nun gönüllü avukat üyesi Özgür Çıkın da bölgede kurulmak istenen yeni termik santrallere verilenolumlu Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunu yargıya taşıdıklarını söyledi.

“Santral bölgeyi susuzlaştırıyor’’

1 Ocak itibariyle filtre takılmaması durumunda lisansın iptali için başvuru yapacaklarını belirten Avukat Çıkın, “Elbistan Akbayır’da Diler Enerji tarafından yapılmak istenen termik santral için olumlu verilen ÇED raporunun iptali için mahkemeye dava açtık. Mahkeme keşif yaptı. Bilirkişi heyeti raporunu düzenledi. Heyet santralin herhangi bir kamu yararı taşımadığını ve çevreye zarar vereceğini tespit etti. Yeni teknolojiye göre yatakta kömür çıkarılırken filtre edilmeye başlanıyor. Buna da akışkan yatak teknolojisi deniyor. Ortaya çıkan gaz iki farklı filtreden geçilerek atmosfere bırakılıyor. Buna rağmen yüzde 99 oranında filtre edilse bile ciddi miktarda ortaya bir karbon salınımı çıkıyor. Bunların hepsi raporda yer aldı. Ayrıca hava kirliliğinin yanı sıra santralin bölgeyi susuzlaştıracağı da raporda yer aldı. Çünkü santral ciddi miktarda soğutma suyuna ihtiyaç duyuyor. Sonuçta suyu da yer altından çekecek. Mahkeme bu sebeple ÇED raporunu olumlu bulmayarak iptal etti. Önümüzde Danıştay süreci var. Danıştay kararı onarsa şu kesinleşmiş olacak. Burada yapılacak bir termik santralin ne kadar son teknoloji ürünü de olsa projede öngörülen filtre sistemleri çalıştırılsa bile çevreye mutlak olarak zarar verdiği kesinleşmiş olacak. A Termik Santrali yasa gereği 31 Aralık tarihine kadar filtresini takması gerek. 31 Aralık’a kadar filtre takılmaması durumunda 1 Ocak itibariyle santralin lisansının iptal edilmesi için bakanlığa müracaat edeceğiz” ifadelerini kullandı.