Kaz Dağları'nda madencilik faaliyeti yürüten Kanadalı şirket Alamos Gold, tepkiler üzerine yaptığı açıklamada siyanürün doğaya sızma riskinin bulunmadığını öne sürdü.

Ancak resmi veriler altın madenlerinin yol açtığı felaketlerin başında siyanür sızıntısının geldiğini gösteriyor.

1971 - 2015 yılları arasında kayıtlaya geçen 11 altın madeni kaynaklı felaketin 7'si siyanürlü suyla bağlantılı.

Ayrıca söz konusu 11 felaketin 6'sı Kanadalı şirketlerin işlettiği madenlerde yaşandı.

Euronews'dan Fatih Yetim'in derlediği habere göre; dünyada yaşanan başlıca altın madeni felaketleri şöyle;

● 1971'de Romanya'da Certej altın madeninin atık barajının patlaması sonucu 300 bin metreküp zehirli su Certeju de Sus adlı kasabayı bastı. Olayda 89 kişi yaşamını yitirdi.

● 1984'te Papua Yeni Gine'de Avustralyalı şirket Broken Hill Proprietary Co.'nun işlettiği Ok Tedi Mine madeni bölgedeki en büyük çevre felaketlerinden birine neden oldu. 2 milyar tondan fazla işlenmemiş atık maden çevresine boşaltıldı. Zehirli atıkların bölgede yaşayan en az 50 bin kişiyi etkilediği sanılıyor.

● Yine aynı yıl Kanadalı şirket Galactic Resources'un ABD'de işlettiği Summitville adlı altın madeninde siyanür kullanması üzerine 610 bin metreküp zehirli atık su biriktiği anlaşıldı. Şirketin iflas etmesi üzerine ABD hükümeti bölgeyi temizlemek için yüzlerce milyon dolar harcamak zorunda kaldı.

● 1995'te, Kanadalı Omai Gold Mines şirketi, Guyana'da işlettiği madende dev bir sızıntı yaşandı. Yaklaşık 3 milyon metreküp siyanürlü atığın bölgedeki Omai ve Essequibo nehirlerine karıştığı ortaya çıktı.

● 1996'ya gelindiğinde, Filipinler, tarihinin en büyük çevre felaketlerinden birini yaşadı. Marcopper Mining adlı Kanadalı şirketin işlettiği Mt. Tapian altın madeninin tünellerinde oluşan çatlak zehirli atıkların Makulapnit-Boac nehrine larışmasına neden oldu. Sızıntı, kısa sürede bölgeye yayılırken, onlarca köy tahliye edildi. Tarım alanları kullanılamaz hale geldi.

● 1998'de Kanadalı Centerra Gold şirketinin Kırgızistan'da işlettiği Kumtor altın madenine sodyum siyanür taşıyan bir kamyon Barşkaun nehrine düştü.

● 2000 yılında Avustralyalı Esmerelda Exploration Limited'ın Romanya'daki Baia Mare madeninde yaşanan çevre felaketiTuna nehrine ve Karadeniz'e kadar uzandı. Yaklaşık 100 bin metreküp siyanürlü su Tisa ve Someş nehrilerine karıştı. Tuna'ya ulaşan zehirli atıkların sadece Macaristan'da bin 200 tondan fazla balığın ölümüne yol açtığı sanılıyor.

● Aynı yıl içinde Avustralyalı Dome Resources adlı şirketin. Papua Yeni Gine'deki Tolukuma altın madenine malezeme taşıyan helikopterden siyanür içeren bir tonluk kargo ormana düştü. Uzmanlara göre yağmurların etkisiyle siyanürün bir kısmı bölgedeki akar sulara karıştı.

● 2009'da ABD'li Newmont Mining şirketinin Gana'daki Ahafo madeninden bölgedeki akar sulara siyanür sodyum karıştığı tespit edildi. Olayın ardından çok sayıda balık ölümü kayıtlara geçti.

● 2014'te Kanadalı Imperial Metals'ın kendi ülkesinde işlettiği Mount Polley altın madeninde zehirli atık sızıntısı yaşandı. Zehirli atığın Polley Gölü'ne kadar ulaştığı kaydedildi. Olayın üzerine bölgedeki somon balığı çiftlikleri kapatıldı. Çevre örgütleri, incelemerin ardından zehirli atığın içinde nikel, arsenik, bakır ve kurşun olduğunu duyurdu.

● 2015'te Kanadalı Barrick Gold adlı şirketin Arjantin'de işlettiği Veladero altın madeninde siyanür sızıntısı yaşandı. Bin metreküpten fazla siyanürlü atık Potrerillos nehrine karıştı. Yetkililer olayın bir vana sorunundan kaynaklandığını duyurdu. İlerleyen günlerde siyanürlü suyun 5 nehre ulaştığı tespit edildi.