• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 19 °C

'Bütçede kadının adı yok'

'Bütçede kadının adı yok'
CHP'li Özdemir, "Ekonomi Bakanı'nın sunumu ülke gerçekliğini yansıtmıyor" dedi.

CHP Milletvekili Özdemir, “Hükümet tarafından bir ihracat artışı hedeflendi ancak bu hedef de tutturulamadı. Türkiye bugün hâlâ ithal girdiye bağımlı düşük teknoloji noktalarında yoğunlaşan bir ihracata ve doğal olarak orta teknoloji tuzağı ve orta gelir tuzağı yaşayan bir ülke konumunda” diye konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Sibel Özdemir’in TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda devam eden 2017 bütçe görüşmeleri kapsamında Ekonomi Bakanlığı bütçesi, uyguladığı politikalar ve Türkiye ekonomisi ile ilgili yaptığı konuşması şöyle:

İzlediğim bütçe görüşmelerinde çok az sayıda kadın bürokratımızın Komisyon sıralarında olduğunu ve olanların da arka sıralarda oturduğu konusunda bir eleştiri getiriyorum. Bu durum, toplumsal cinsiyete dayalı bütçe yapımının önündeki temel yapısal bir sorundur.

BAKANININ SUNUMU ÜLKE GERÇEKLİĞİNİ YANSITMIYOR

Sayın Ekonomi Bakanının sunumunu dikkatlice izledim, çok önemli, ülkemizin kalkınması noktasında, sanayi ve teknoloji anlamındaki gelişmeler noktasında önemli sorumluluklarınız var. Sunuşunuzda önemli ve tabii ki değerli çalışmalardan bahsedildi ama bunların birçoğu içinde bulunduğumuz, yaşadığımız ülkemizin gerçekliklerini yansıtmıyor. Sayın Bakan, özellikle AR-GE harcamaları üzerinde ağırlıklı olarak durdunuz. Ancak TÜİK verilerine baktığımız zaman 2014’ten 2015’e 1,12’den 1,08’e bir düşüş görülüyor. Yine, 4 Kasımda yayınlanan G20-Innovation/Yenilik Raporu’nda da özellikle kamu destekli AR-GE harcamalarında 2013 yılından itibaren bir düşüş seyrediyor.

BİLİMSEL YAYIN VE PATENT DÜŞÜK

Ülkemizde kişi başına düşen bilimsel yayın sayısı sadece 325. Yıl içinde alınan patent sayıları bakımında oldukça gerideyiz. Ülkemizde alınan her 100 patent izninin 85’i yabancı patent. 2015 yılında AR-GE’ye bütçe ayıran ilk 20 küresel şirketin toplam AR-GE harcaması 176,5 milyon dolar. Bu listede ne yazık ki Türkiye kökenli şirket yok. Sanayisizleşme olgusu çok önemli, böyle bir süreç yaşıyoruz ve sanayi üretimindeki düşüş ülke ekonomisi için alarm vermekte.

OECD ORTALAMASININ ALTINDAYIZ

Yükseköğretim harcamalarında ve üniversite sanayi iş birliğinde maalesef OECD ortalamalarının çok gerisindeyiz, alt sıralarında yer alıyoruz. İlk 500 küresel şirket arasındaki Türk şirketlerinin oranı yine OECD ortalamasının çok altında. Sizlerin de bildiğiniz üzere, AR-GE’ye yatırım yapan küresel şirketler arasında Türk şirketleri üst sıralarda yer alamıyor. Bilim ve mühendislik dallarında mezuniyet ortalaması da genç patent sahibi şirketlerimizin sayısı da yine OECD ortalamalarının altında yer almakta.

BÜTÜNCÜL EĞİTİME İHTİYAÇ VAR

Hükümet tarafından bir ihracat artışı hedeflendi ancak biz hâlâ ithal girdiye bağımlı düşük teknoloji noktalarında yoğunlaşan bir ihracata ve doğal olarak orta teknoloji tuzağı ve orta gelir tuzağı yaşayan bir ülkeyiz. Bugün baktığımız zaman işte Güney Kore bu başarılı sanayileşme ve kalkınma stratejileri uygulayan ülkeler içerisinde. Güney Kore başta olmak üzere Doğu Asya ülkeleri çok önemli bu anlamda. Bu stratejilerinin arkasında bütüncül eğitim, kalkınma, sanayi, AR-GE, inovasyon, istihdam, birbiriyle entegre bütüncül politikalar uyguladılar ama biz sizin hükûmetleriniz döneminde bu politikalardan uzak bir strateji gözlemledik.

KARŞILAŞTIRMALI ÜSTÜNLÜKLERİMİZE SAHİP ÇIKILIMIYOR

Sayın Bakan sunuşunda, nasıl Sayın Zekeriya Temizel Bakanımız belirtti; bizim karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olacağımız bir stratejik alanımızı biz burada göremedik, ona yönelik bir istihdam, bir sanayileşme, bir teknoloji politikası somut adımlar yine yok burada. Evet, başarılı çalışmalar var, teşvikler var, AR-GE noktasında çalışmalar var ancak bunların üretime, istihdama etki analizleri nedir, ölçüldü mü? Burada çok büyük eksiklikler var. Hâlâ 4 gençten birisi işsiz. İstihdam sorunu yaşıyoruz ve sizin bakanı olduğunuz hükûmetler döneminde bir kısır döngüye dönüştü istihdam sorunu. Bunların hepsi bütüncül bir sanayi, teknoloji ve çağı yakalayan politikalarla ve stratejilerle uygun olacak.

Sanayisizleşme konusu önemli. İmalat sanayiinde istihdam azalışı ve imalat sanayinin ve KOBİ’lerin yoğunluklu olarak olduğu ve KOBİ’lerin giderek güvensiz yatırım ortamında küçüldüğü, azaldığı, kapandığı ve imalattan çekildiği ve buradaki istihdam kaybını gelişmiş ülkelerin yaptığı gibi katma değeri yüksek olan yeni alanlar, yeni sektörlere absorbe edemiyoruz ve bu kısır döngü devam ediyor hâlâ.

KURUMSAL YAPILARIN İÇLERİ BOŞALTILDI

En önemli kısma belki geliyorum, sizim Bakanlığınızın temel ayakları TÜBİTAK, TÜBA ve üniversiteler, temel kurumlar. Biz bu kurumların sizin iktidarlarınız döneminde nasıl içlerinin boşaltıldığını, işte bugün “Fetullahçı cemaatçi” yapılanma dediğimiz yapılanmaya nasıl kurban edildiğini ve sizin burada büyük sorumluluklarınız olduğunu, sizi ne kadar uyardığımızı bu kürsülerden, bu sıralardan, katlettiğinizi bu kurumları, bilimsel anlamda burada, bu sunuşunuzdaki bu olumlu gelişmelerin hiçbir anlam ifade etmediğine, bu demokrasinin, bu ülkenin özerk kurumlarının; özerk, bilimsel, şeffaf kurumlarının ne kadar değerli olduğunu çok söyledik, uyardık, uyarmaya devam edeceğiz. Çünkü, burada işte yeni bir yapılanmaya gidiyoruz diyorsunuz, nasıl bir yapılanmaya gidildiğini bilmiyoruz.

BU EĞİTİM SİSTEMİ NİTELİKLİ İNSAN YARATAMIYOR

Üniversitelerimizin şu an içinde bulundukları durumlar; üniversitelerin, akademisyenlerin, araştırmacıların bilimsel ve akademik özellikleri, yetişen nitelikli insan kaynağı yaratma noktasındaki… Sorguluyoruz bunları, ne kadar nitelikli insan kaynağı yetiştiriyoruz? Çünkü biz görüyoruz ki nitelikli insan kaynağı ülkeyi terk ediyor ve üniversitelerin nitelikli insan kaynağı yetiştirme potansiyelleri yok ediliyor. Çünkü bilimsel özerklik, hepimizin bildiği gibi, bugün tartıştığımız temel sorun.

Bu noktada sizin Bakanlığınızın ve sizin çalışmalarınız neler çünkü Millî Eğitim Bakanlığı ve YÖK’le bir iş birliğinden bahsettiniz sunuşunuzda. Söylediğim gibi, 1950 yılında Doğu Asya ülkeleri ilk kalkınma stratejilerini eğitim politikaları ve üniversiteleriyle başladı ve özerk bilimsel kurumlar kurarak başladılar. Bu noktadaki görüşlerinizi merak ediyorum.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.