Stanford Üniversitesi ve Caltech’den bilim insanları canlı denizanasına, mikroelektronik implant yerleştirerek yüzme hızlarını 3 katına çıkardı.

Aurelia aurita türü deniz analarında yapılan bu çalışmada robot denizanası yerine, canlı deniz anası kullanılarak sayborg ya da diğer bir tabirle biyo-hibrit bir canlıya dönüştürüldü. Araştırmacılar biyo-hibrit robotun normal su robotlarına kıyasla 10 ila 1,000 kat daha az kütle başı güce ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Denizanaları çok iyi yüzücüler olarak biliniyor ve ucuza mal olduklarından ideal yapı platformuna sahipler.

Her ne kadar denizaltı makineler, denizanalarından çok daha hızlı yüzse de;genelde kablolarla bağlanarak dışarıdan güç verilmesi gerekiyor. Fakat denizanaları yavaş ama stabil yüzen, kendilerini iyileştirme özelliğine sahip canlılardır. Bu nedenle okyanus görüntülemede kullanılabilirler.

“Çünkü, denizanaları doğal olarak farklı tuz yoğunluklarında, sıcaklıklarda,oksijen konsantrasyonların ve çok derinlerde(3700 m ve Marianna çukurundan daha derin) yüzebiliyorlar. İşte bu nedenle bu biyo-hibrit robotlar dünyanın okyanuslarını kontrol etme potansiyeli gösteriyorlar,” araştırmanın yazarları.

Tabi bu biyonik robotlar için daha fazla kontrol gerekiyor. Fakat bugüne kadar denizanaları üstünde böyle bir kontrol sağlanamamıştı. Deniz anasına tutturulan mikroelektronik yüzme kontrolörü, kasları stimüle edebilecek pulslar üretebiliyor.

(Gerçek Bilim)