• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara -1 °C

Bilal Erdoğan: Hakikaten bir bilinmeze doğru sürükleniyoruz

Bilal Erdoğan: Hakikaten bir bilinmeze doğru sürükleniyoruz
Bilal Erdoğan, TÜGVA Ankara İl Temsilciliği binasının açılışında konuştu.

AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, “Kula kul olanlardan çok çektik. Makama, mevkiye, şana, şöhrete, paraya, pula, başka şeylere kul olanlardan bu millete hayır gelmedi. Şimdi sadece Allah’a kul olan, dinini, inancını doğru kaynaklardan, doğru şekilde öğrenen ve bu doğrultuda kendi geleceğini kendi tayin edebilen, bilimin, teknolojinin geldiği nokta nereyse orayı çok iyi bilen, dünyanın hiçbir köşesinden habersiz olmayan böyle bir gençlik ideali peşindeyiz" dedi.

TÜGVA Ankara İl Temsilciliği binasının açılışı, Bilal Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Açılış töreninde konuşan Bilal Erdoğan, dünyanın çalkantılar içinde olduğunu söyleyerek, “Hakikaten bir bilinmeze doğru sürükleniyoruz. 3. dünya savaşını dahi konuşmak artık adetten hale geldi adeta. Kuzey Koresi’nden Orta Doğusu’na, Amerika'sına varıncaya kadar çeşitli sıkıntıları, Avrupa’daki çeşitli ülkelerin sıkıntılarını konuşuyoruz. Ülkemizin yanı başında Suriye’de, Irak’ta olanlarla ilgili kendi sınırlarını, hukukunu, geleceğini korumak adına bir uğraşın içerisinde, bir bağımsız ülke olmanın gereklerini yerine getirmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bizim ülkemize aslında biçilen kader bu muydu? Bizi o zaman işgal etmek için gelen Avrupalı güçler, kendileri işgal etmekte muvaffak olamayacaklarını görünce çekildiler. Çekildikten sonra taşeronlarını üstümüze saldılar. Onları da mağlup ettik. Kurtuluş Savaşımızda şehitler vererek yine bir mağlubiyet yaşattık düşmanlarımıza. Böylelikle bu vatan sathının işgal edilemeyeceğini dünyaya göstermiş olduk. O şekilde işgal edemeyeceğini gören güçler ne yaptılar; bizim gençlerimizi, insanımızı adeta dimağlarında işgale giriştiler. Bizim istediğimizi yapacak, bizim emrimizden çıkmayacak bir ülke olursa Türkiye o zaman işgale de gerek kalmamış olur, bunu çok kolaylıkla yürütmüş oluruz diye düşündüler. Bize biçilen misyon, rol buydu. Bunu epeyce zaman sürdürmeyi de başardılar diyebiliriz. Şimdi geldiğimiz noktada neden bizimle bu kadar uğraştıklarını, neden Türkiye’nin bu kadar cephede köşeye sıkıştırılmaya çalışıldığında düşününce özellikle son 4 yılda Gezi kalkışmasıyla başlayan süreci şöyle bir inceleyecek olursak, 15 Temmuz darbe girişimine varıncaya kadar olan bitenler bu resmi halkımızın çok net bir şekilde görmesini sağladı. Oyunu gördüğümüzde işte bugün dünyanın büyük güçleriyle olan ilişkilerimizdeki olan bitenlere baktığınız zaman neyi görüyoruz; ‘sözünden çıkmaya çalışan çocuğu dayakla yola getirmeye çalışan birisi gibi’ davranıldığını görüyoruz. Türkiye’de 'bu dayağı yemeyeceğim' diyor, 'ben kendi kaderimi kendim çizeceğim' diyor. Ülkemiz, vatandaşlarımız, halkımın menfaati neyi gerektiriyorsa yeniden ecdada yaraşır bir şekilde kendi kararını veren, kendine yön veren, kendi istikametini çizen bir ülke olmak için ne yapmam gerekiyorsa onu yapacağım dedikçe üstümüze gelinmeye devam ediliyor."

Eğitim sisteminin de Batı'nın dayatmaya çalıştığı kadere göre kurgulandığını ileri süren Erdoğan, “Bu sadece bizim için böyle değil. Bu eski sömürgeci dediğimiz güçlerin dünyada tasarladıkları, Japonya'sından Kore'sine, Almanya'sına varıncaya kadar eğitim sistemlerini kurguladılar. Oradan yetişecek çocukların bu sisteme uygun bir şekilde yetişmesini temine çalıştılar. Bize de aynısını yaptılar. Nitekim eğitim sisteminden beklenen sadece itaat, sadece tek tip insan yetiştirmek oldu. Şimdi okulun içinde böyle bir düzene mahkum edilmeye çalışılan ülkemizde bizler tarihimizden, geleneğimizden geldiği gibi hayatın her köşesinin bir eğitim, terbiye alanı olduğunu düşünüyoruz. Onun için Türkiye Gençlik Vakfımız okul dışında gençlerimizin geçirdiği vakitlerinde onların bu istikameti dolu dolu yaşayabilmeleri için kendi kaderlerini kendilerinin belirleyebileceği anlayışını idrak edebilmeleri için bir araya geliyorlar ve buna inanan gönüller gün geçtikçe artıyor” ifadelerini kullandı.

"Kula kul olanlardan çok çektik”

“Kula kul olanlardan çok çektik” diyen Bilal Erdoğan, “Makama, mevkiye, şana, şöhrete, paraya, pula, başka şeylere kul olanlardan bu millete hayır gelmedi. Şimdi sadece Allah’a kul olan, dinini, inancını doğru kaynaklardan, doğru şekilde öğrenen ve bu doğrultuda kendi geleceğini kendi tayin edebilen, bilimin, teknolojinin geldiği nokta nereyse orayı çok iyi bilen, dünyanın hiçbir köşesinden habersiz olmayan böyle bir gençlik ideali peşindeyiz. Biz burada TÜGVA’da yeni nesil gençlik vakfından kasıt nedir? Birilerinin şunu yapacaksın, bunu yapacaksın dediği gençlik oluşumu değil, gençlerin kendi projelerini hayata geçirdikleri yer. Bugün TÜGVA bu kadar hızlı bir şekilde Türkiye’nin dört bir yanında varsa, bu kadar hızlı büyüyorsa bunun sebebi bu büyümenin, bu gelişmenin motorunun bizzat gençlerimizin kendileri olmasıdır. Mekan önemli değil, içindekiyle şereflenmesi. Burada yapılacak faaliyetlerle, buraya gelecek insanlarla buraların şereflenmesini bu güzel mekanın hakkının verilmesini biz sadece istiyoruz. TÜGVA’da ortaokul çocuğundan çalışan gençliğe varıncaya kadar nesillerin bir araya gelmesini, birbirlerine ağabeylik, kardeşlik etmelerini, inşallah bize biçilen bu kaderin bizim kaderimiz olmadığını bilen, anlayan çocukların, gençlerin buralardan geçmesini diliyorum” açıklamasında bulundu.

"Bizim çocuklarımız Allah’a inandığı zaman o zaman gerçek anlamda özgür olacak"

Erdoğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

“Bugün dünyada teknolojide, ilimde, fende ileri olanlar okulları çok iyi olduğu için. kitapları çok iyi olduğu için buralara gelmiyorlar. İnsanın önünü açtığınız zaman, onu özgür bıraktığınız zaman. ona imkanlar sağladığınız zaman insanoğlu harikalar oluşturmaya muktedir. İçinde Allah vergisi o yaradılıştan gelen bir güç var. Bunu ülkemizde geçtiğimiz 150-200 yılda bir Batılılaşma adı altında buna ket vurmaya çalıştılar. İnsanımızın özgürlüğünü çalmaya çalıştılar. İman en büyük özgürleştirici güçtür. Bizim çocuklarımız Allah’a inandığı zaman o zaman gerçek anlamda özgür olacak. Neden özgür olacak? Başkalarının üstünde kurmaya çalıştığı tahakkümden özgür olacak. Benim üzerimdeki yegane tahakküm sahibi Allah’tır dedin mi o zaman dünya dengesinde başka hiç kimseye esir olmazsın. Bizde gençlerimizi böyle yetiştirirsek inanıyorum ki bugün bizim aklımızın erdiğinden çok daha büyük işler yapacaklardır.”

Etiketler:
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • THY uçağında pilottan acı anons...18 Kasım 2017 Cumartesi 20:57
  • Mehmet Cengiz Erdoğan'ın helikopterinde18 Kasım 2017 Cumartesi 20:20
  • Mavi Balina oyunu öldürmeye devam ediyor18 Kasım 2017 Cumartesi 20:06
  • Perinçek'ten NATO tepkisi: Atomu parçalayabilirsiniz ama...18 Kasım 2017 Cumartesi 19:34
  • İşte Türkiye'nin 'diş' karnesi18 Kasım 2017 Cumartesi 19:15
  • Türkiye’nin tek temiz havalı şehri belli oldu18 Kasım 2017 Cumartesi 19:02
  • AKP'li Metiner: Reza Zarrab'ın canı cehenneme18 Kasım 2017 Cumartesi 18:48
  • Bakan Eroğlu, İstanbul'daki orman yüzdesini açıkladı18 Kasım 2017 Cumartesi 18:22
  • İBB'den 10 kat açıklaması18 Kasım 2017 Cumartesi 18:19
  • Meteoroloji açıkladı: Soğuk hava geliyor!18 Kasım 2017 Cumartesi 18:02
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.