• BIST 103.912
  • Altın 161,198
  • Dolar 3,9233
  • Euro 4,6062
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 5 °C

'Başka gazeteciler de gözaltına alınmalıydı'

'Başka gazeteciler de gözaltına alınmalıydı'
Destici: "Samanyolu ve Zaman grubunun dışında da bu konuyu haberleştirenler var."

Mutlu YUCA - Taner BAYAR / BOLU, (DHA) - BÜYÜK Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, aralarında gazeteci ve dizi yapımcılarının bulunduğu kişilere yönelik yapılan operasyon kapsamında Samanyolu ve Zaman grubu dışındaki gazetecilerin de gözaltına alınması gerektiğini belirterek, "Eğer iddia edildiği gibi bir gruba karşı bir kumpas kurulduğu yönünde soruşturma yürütülüyorsa açıkça Samanyolu ve Zaman grubunun dışında da bu konuyu haberleştirenler var. Hem de şu an Cumhurbaşkanının başdanışmanlığını yapanlar var. Bu konuyu günlerce televizyonlarında işleyenler var ve ses kayıtlarını yayınlayanlar var. O zaman niye diğer basın mensupları bu dosyanın içerisinde yok" dedi.

Partisinin Bolu İl Başkanlığı'nın açılış törenine katılmak üzere kente gelen Destici, mehteran takımıyla karşılandı. Karaçayır Mahallesi'ndeki il başkanlığı binası önünde partililerle tek tek tokalaşan Destici, ÖÇ Aracı (Öneri ve Çözüm Aracı)'nı ilgiyle inceledi. BBP Bolu İl Başkanı Mahmut Alan' ın parti üyeleriyle birlikte mahalle gezileri yaptığı aracı anlattığı Destici ilk kez karşılaştığı uygulama karşısında şaşkınlığını gizleyemedi.

İl Başkanlığı binasının açılış kurdelesini kesen Destici, düzenlediği basın toplantısında 17 ve 25 Aralık operasyonlarına takipsizlik kararı verenlerin ödüllendirildiğini açıklayarak, "17-25 Aralık operasyonları Türkiye'de var olan ve herkesin bildiği ama bir türlü açığa çıkaramadığı ya da açığa çıkmayan yolsuzlukların, hırsızlıkların, rüşvetin gün yüzüne çıkarıldığı tarihi günlerden birisi. Ama ne yazık ki bu Türkiye için bir temizlenmeye ve arınmaya dönüştürülmedi. Maalesef Türkiye'yi yönetenler bunun üzerini kapattılar. Takipsizlik kararına yapılan itirazlarda reddedilince 17-25 Aralık soruşturmaları tamamıyla kapatılmış oldu. Bu dosyalara takipsizlik kararı verilen hakimler ve savcılar bir nevi ödüllendirilerek Yargıtay üyeliğine getirildiler. Adalet biraz topaldır ama er yada geç varacağı hedefe varır. Biz istiyoruz ki adalet gecikmesin. Kim yolsuzluğa, hırsızlığa, rüşvete bulaşmışsa ayrım yapılmadan makam ve mevkisine bakılmadan adalet önüne çıkarılsın" diye konuştu.

MUHALİF SESLERE GÖZDAĞI VERİLİYOR

Destici, aralarında gazeteci ve dizi yapımcılarının bulunduğu operasyona tepki göstererek şunları söyledi:

"Eğer iddia edildiği gibi bir gruba karşı bir kumpas kurulduğu yönünde bir soruşturma yürütülüyorsa açıkça Samanyolu ve Zaman grubunun dışında da bu konuyu haberleştirenler var. Hem de şu an Cumhurbaşkanı'nın başdanışmanlığını yapanlar var. Bu konuyu günlerce televizyonlarında işleyenler var ve ses kayıtlarını yayınlayanlar var. O zaman niye diğer basın mensupları bu dosyanın içerisinde yok. Şimdi bizim bunu sorma hakkımız yok mu? Bir gruba karşı bir kumpas kurulmuş ve bunun içerisinde gazetecilerde köşe yazılarında buna değindikleri için bu operasyonun içerisindeyse eğer başka gazeteler de var. Bu talimatı veren dönemin bakanı, İçişleri Bakanı, genel müdürü, valisi bunlar niye bu soruşturmanın içerisinde yok? Bu durumda bile bakıldığında bu soruşturmanın taraflı, yanlı bir gruba karşı öfkeyle hesap sorma, kin ile öç alma ve cadı avı şeklinde yapıldığı çok açık. Onun için bu bir hukuki operasyon değildir. Bu gözaltılar hukuki değildir. Bu gözaltılar tamamen siyasidir. Medya üzerine yapılmıştır, sanatçılar üzerine yapılmıştır.

Sadece medyaya değil Türkiye'deki tüm muhalif seslere de gözdağı verilmek istenmiştir. Bütün muhalif sesler susturulmak istenilmiştir. Başka soruşturma dosyalarının olduğunu söylüyorlar. Nereden biliyorsunuz siz bunları ? Demek ki bunlar sizin talimatınız ile başlatılıyor. Kimin hangi saatte sorgulanacağı, kimin sorgusundan sonra serbest bırakılacağı, kimin gözaltında tutulacağı, kimin tutuklanıp tutuklanmayacağı önceden planlanmış. Bizim karşı duruşumuz buna. Eğer birilerine karşı kumpas kurulmuşsa elbette cezasını çeksin. Ama burada böyle bir durum yok."

ETYEN MAHÇUPYAN'DAN FARKLI YORUM BEKLEMİYORUM

Öcalan'ın algı operasyonuyla şirin gösterilmeye çalışıldığını vurgulayan Destici, "Televizyonlarda gazetelerde bebek katilinin, İmralı canisinin gülen fotoğrafları var. Masum ve şirin gösterilmeye çalışılıyor. Türk milletine alıştırılmaya, meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Başbakan'ın danışmanı Etyen Mahçupyan "Öcalan'ın kendisine verilecek itibara ihtiyacı yok, zaten kendisi 30 yıllık mücadelesiyle itibarını kazanmıştır" dedi. Ben Etyen Mahçupyan'dan farklı bir yorum beklemiyorum nihayetinde aynı soydan geliyorlar, aynı kökten geliyorlar. Dolayısıyla ben ondan farklı bir yorum beklemiyorum. Ama bunu Başbakan'ın başdanışmanı söylüyorsa ve Başbakan Davutoğlu bunu yalanlamıyorsa ben bunu Davutoğlu söylemiş sayarım. Bugüne kadar Davutoğlu'nun bir açıklaması olmadı. PKK sözcülerinin tüm açıklamalarında, rest çekmelerinde ne Davutoğlu'nun ne Cumhurbaşkanı'nın, ne hükümet sözcüsünün, ne parti sözcüsünün ne de bakanların yeterli cevapları gözükmedi. Çünkü Ak Parti çözüm süreci adı altında PKK ile bir müzakere süreci yürütüyor. Yürekleri varsa çıkıp biz pazarlık yapmıyoruz, müzakere etmiyoruz desinler" diye konuştu.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.