• BIST 105.026
  • Altın 162,753
  • Dolar 3,9187
  • Euro 4,6430
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 4 °C

Bakan'dan Yargıtay Başkanı'na yanıt

Bakan'dan Yargıtay Başkanı'na yanıt
Bozdağ'dan Alkan'a: "Önyargıya dayanan açık bir güvensizlik itirafı.

ANKARA (ANKA) – Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Yargıtay Başkanı Ali Alkan’ın TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlayacak olan ve Yargıtay’ın yapısında değişiklik öngören, “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne ilişkin tepkisine yazılı açıklama ile yanıt verdi.

HSYK’nın Yargıtay’a tetkik hakimi atamasının Anayasa gereği görevi olduğunu, Yargıtay’ın iç işleyişine müdahale olmadığını belirten Bozdağ, “Yargıtay Başkanının bu şahsi açıklaması, mevcut ve yeni seçilecek Yargıtay üyeleri ile HSYK’nın henüz oluşmamış iradesine karşı önyargıya dayanan açık bir güvensizlik itirafıdır” dedi.

Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun görüş verilmemesi yönündeki kararına rağmen Yargıtay Başkanı’nın şahsi düşüncelerini sanki Yargıtay’ın kurumsal görüşüymüş gibi yansıtmasının etik bir davranış olmadığına dikkat çeken Bozdağ, “Bu davranış farklı düşünen Yargıtay üyelerinin görüşlerini Yargıtay Başkanı’nın dikkate almadığını da göstermektedir. Kaldı ki, kanun teklifinin Adalet Komisyonu görüşmelerine Yargıtay’ın temsilcileri katılmış ve kurumsal görüşlerini ifade etmişlerdir. 1 Kasım 2014 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan ve Komisyon’da kabul edilen kanun teklifi hakkında, 23 gün sonra (24 Kasım 2014 tarihinde) Başkan’ın şahsi basın açıklaması yapma gereği duyması anlaşılamamıştır. Teklifle Yargıtay Kanunu’nda yapılması öngörülen değişikliklerin kimleri ve hangi çevreleri rahatsız ettiği herkesin malumudur. Yargıtay Başkanı bu şahsi açıklamasıyla söz konusu çevrelere dolaylı da olsa destek vermiştir” açıklamasını yaptı.

Kanun koymanın, değiştirmenin ve kaldırmanın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yetki ve görevleri arasında olduğunu belirten Bekir Bozdağ, TBMM’deki yasama faaliyetlerinin, yürütme ve yargıya müdahale olmadığını kaydetti. Bakan Bozdağ, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülen kanunların yargıya müdahale olarak değerlendirilmesi, yasama faaliyetlerinin yapılmasını imkânsız kılar” dedi.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, HSYK'nın Yargıtay'a tetkik hakimi atamasının Anayasa gereği görevi olduğunu, Yargıtay'ın iç işleyişine müdahale olmadığını belirterek "Yargıtay Başkanının bu şahsi açıklaması, mevcut ve yeni seçilecek Yargıtay üyeleri ile HSYK'nın henüz oluşmamış iradesine karşı önyargıya dayanan açık bir güvensizlik itirafıdır" dedi.

Kanun koymanın, değiştirmenin ve kaldırmanın, meclisin yetki ve görevleri arasında olduğunu belirten Bozdağ, TBMM'deki yasama faaliyetlerinin, yürütme ve yargıya müdahale olmadığını savundu. TBMM'deki görüşülen kanunların yargıya müdahale olarak değerlendirilmesinin, yasama faaliyetlerinin yapılmasını imkânsız kılacağına dikkat çeken Bozdağ, yasama, yürütme ve yargının, TBMM'nin çıkardığı kanunlara uymak ve bunları uygulamakla yükümlü olduğuna vurgu yaptı. Yargıtay'ın daire ve üye sayısının, kurulların, personeli ve işleyişine ilişkin yasal düzenleme yapmanın, TBMM'nin münhasır yasama yetkisi içinde olduğunu anımsatan Bozdağ, Yargıtay Başkanı'nın vazifesinin, bu düzenlemeleri doğru anlamak ve uygulamak olduğunu vurguladı.

-YARGITAY'IN İÇ İŞLEYİŞİNE MÜDAHALE YOK-

Meclis Genel Kurulu'nun gündeminde bulunan teklifte, Yargıtay'a seçilecek yeni üyelerin iradelerinin Yargıtay yönetimi ve işleyişine yansımasına imkân vermek için Birinci Başkanlık Kurulu'nun yeniden oluşturulmasının öngörüldüğünü belirten Bozdağ, yeni seçilecek Yargıtay üyelerini HSYK'nın, Birinci Başkanlık Kurulu üyelerinin, yeni kurulacak dairelerin başkanlarının ve üyelerin hangi dairede çalışacağını ise Yargıtay'ın belirlediğine dikkat çekti.

Bu süreçlerin hiçbir aşamasında hükümet ve hükümetin müdahalesinin bulunmadığını kaydeden Bozdağ, 2011 yılında yeni seçilen Yargıtay üyelerinin göreve başlaması konusunda da aynı uygulamanın yapıldığını anımsattı. Anayasa Mahkemesi'nin bu değişikliğin iptali istemini reddettiğini vurgulayan Adalet Bakanı Bozdağ, "O tarihte yargı bağımsızlığına halel getirmeyen ve Anayasa'ya aykırı bulunmayan düzenlemenin bir benzerinin, Anayasa değişmediği halde Anayasa'ya aykırı nitelendirilip yargı bağımsızlığına müdahale olarak takdim edilmesi izaha muhtaçtır. HSYK'nın Yargıtay'a tetkik hakimi ataması Anayasa gereği görevi olup, Yargıtay'ın iç işleyişine müdahale değildir" dedi.

-BİLİNÇLİ BİR YANILTMA VAR-

Bozdağ, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kurulan ve görev yapan HSYK'nın Yargıtay'a ve Danıştay'a üye seçmesinin, bölge adliye ve ilk derece mahkemelerine hâkim ve savcı atamasının bugüne kadar yargı bağımsızlığına müdahale olarak nitelendirilmediğini, aksine yargı bağımsızlığının teminatı olarak görüldüğünü kaydetti.

Seçilen Yargıtay üyelerinin ve atanan tetkik hâkimlerinin hangi dairede görev yapacağına Yargıtay'ın karar verdiğini ifade eden Bozdağ, "Yargıtay'a yüksek mahkeme vasfını Anayasa vermektedir. Yargıtay üyelerini HSYK'nın seçmesi Yargıtay'ın yüksek mahkeme vasfını değiştirmediği gibi tetkik hâkimlerini ataması da Yargıtay'ın yüksek mahkeme vasfını değiştirmez. Kaldı ki, diğer bir yüksek mahkeme olan Danıştay'da görevli tetkik hâkimleri de HSYK tarafından atanmaktadır" dedi. Yargıtay Başkanının şahsi açıklamasının, mevcut ve yeni seçilecek Yargıtay üyeleri ile HSYK'nın henüz oluşmamış iradesine karşı önyargıya dayanan açık bir güvensizlik itirafı olduğunu savunan Bozdağ, "Yargıtay Başkanı şahsi açıklamasında, Birinci Başkanlık Kurulu'nun teşekkülü ile ilgili olarak, 'bu müdahale daha ne zamana kadar devam edecektir?' ve 'yürütme, bu kurul nasıl oluşursa memnun kalacaktır?' sorularıyla hükümeti yargıya ve Yargıtay'ın iç işleyişine müdahale etmekle itham etmektedir. Bu yaklaşım, yargıdaki tüm olumsuzlukların sorumluluğunun 'yasama' ve 'Yürütme'ye yüklenmesi ve bu organların yegane suçlu olarak gösterilmesi sonucunu doğuran bilinçli bir yanıltmadır" dedi.

- YARGI GÜCÜNÜ KENDİ SİYASİ, ÇIKARLARI DOĞRULTUSUNDA KULLANANLAR, EN FAZLA ZARARI VERİYOR-

Bozdağ, hiçbir demokratik sistem, adalet dağıtmakla görevli yargı mensuplarının siyasi, ideolojik, zümrevi veya paralel bir yapının ilkelerine dayanarak keyfi muamelede bulunmasına, yetki ve görevlerini suistimal ederek vatandaşların yargı eliyle mağdur edilmesine ve bu haksızlığın yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı adı altında yasama ve yürütmeye fatura edilmesine müsaade etmeyeceğini, edemeyeceğini belirtti. Yargı görevi yapanların belirli bir siyasi, ideolojik veya zümrevi çıkar amacıyla hareket ettikleri yönünde bir algının oluşmasının, yargıya verilebilecek en büyük zarar olduğunu kaydeden Bozdağ, yargı gücünü kendi siyasi, ideolojik, zümrevi çıkarları doğrultusunda kullananlara karşı ilk itiraz etmesi gerekenlerin, yargı görevi yapanlar olması gerektiğini ifade etti. Bozdağ, taraflı ve bağımlı hareket ederek yargı gücünü kötüye kullananların, en fazla zararı, görevini tarafsız ve bağımsız bir şekilde ifa eden hâkim ve savcılara, onların güvenilirliğine, saygınlığına ve hukuk güvenliğine verdiğini ifade etti.

-ADLİ AÇILIŞ TÖRENİ YASAKLANMIYOR-

Yargıtay Başkanı Ali Alkan'ın açıklamasında, objektif bir hukuksal değerlendirme yerine siyasi iradeyi hedef alan bir niyet okumayı tercih ettiğini savunan Bozdağ, "Yargıtay Başkanı'na düşen siyasal içerikli değerlendirmeleri siyasi partilere bırakarak, objektif hukuksal değerlendirmeler yapmasıdır" dedi.

Kanun teklifinin Yargıtay'ın adli yıl açılış törenleri yapmasını yasaklamadığını, Yargıtay tekeline son verdiğini ifade eden Bozdağ, düzenlemenin yasalaşmasından sonra da Yargıtay'ın daha önce olduğu gibi adli yıl açılış törenleri düzenleyebileceğini ifade etti. Bekir Bozdağ, adliyelerde, Yargıtay'da, Danıştay'da ve barolarda bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da adli yıl açılış törenleri yapılmasında yasal bir engel olmadığını belirterek, adli yıl açılış törenleri yasaklanıyormuş gibi bir algı oluşturulmasının büyük bir çarpıtma olduğunu kaydetti. Adalet Bakanı Bozdağ, "Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun görüş verilmemesi yönündeki kararına rağmen Yargıtay Başkanı'nın şahsi düşüncelerini sanki Yargıtay'ın kurumsal görüşüymüş gibi yansıtması etik bir davranış değildir. Bu davranış farklı düşünen Yargıtay üyelerinin görüşlerini Yargıtay Başkanı'nın dikkate almadığını da göstermektedir. Kaldı ki, kanun teklifinin Adalet Komisyonu görüşmelerine Yargıtay'ın temsilcileri katılmış ve kurumsal görüşlerini ifade etmişlerdir. 1 Kasım 2014 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan ve Komisyon'da kabul edilen kanun teklifi hakkında, 23 gün sonra (24 Kasım 2014 tarihinde) Başkan'ın şahsi basın açıklaması yapma gereği duyması anlaşılamamıştır. Teklifle Yargıtay Kanunu'nda yapılması öngörülen değişikliklerin kimleri ve hangi çevreleri rahatsız ettiği herkesin malumudur. Yargıtay Başkanı bu şahsi açıklamasıyla söz konusu çevrelere dolaylı da olsa destek vermiştir" dedi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.