• BIST 107.673
  • Altın 151,891
  • Dolar 3,7069
  • Euro 4,3562
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C

Arcayürek: RTE iktidardan gitmedikçe...

Arcayürek: RTE iktidardan gitmedikçe...
"RTE iktidardan gitmedikçe bu ülke ne gerçek demokrasiyi, ne de demokrasinin gereği özgürlükleri görebilir. "

Cumhuriyet yazarı Cüneyt Arcayürek, 14 Aralık operasyonu ile ilgili sert bir yazı kaleme aldı. Yapılan operasyonların basın özgürlüğüne yeni ve son bir darbe olduğunu belirten Arcayürek, sorumlu olarak ise Ankara'yı gösterdi. Arcayürek, "Kin ve intikam duygularını tatmin etmek için kendi hesabına çalışacak polis ve savcı ekipleri tezgâhladı. Uydurma darbe iddiasını, demokrasinin olmayan varlığını kanıtlamak için…" diye yazdı.

İşte Arcayürek'in bugünkü köşe yazısı:

Demokrasi mi? Nerede?

Ne Zaman gazetesi ile ne de sözcülüğünü yaptığı Gülen’le ilgim oldu. Gülen’e bir gün olsun sempati ile baktığım olmadı...

Ama önceki günkü operasyonlar başka bir şey. Zaten ahı gitmiş vahı kalmış basın özgürlüğüne vurulan yeni ve son bir darbe.

Ama bu darbeyi Bay RTE başka biçimlerde yorumlayarak başka bir yöne.. düne kadar kankası, dostu hatta devlet için denediler seyerine getirdiği, her alanda at koşturan uygulamalarına şapka çıkardığı Gülen’i ve cemaatini bugün yerden yere vurmak için kullanmadığı devlet olanağı kalmadı.

***

İç ve dış medya, operasyonu basın özgürlüğüne vurulan darbe diye niteliyor.
Avrupa Birliği RTE’den umudunu kesmiş; operasyonlar Birliğin temel ilkelerine ters düştüğümüzü açıklıyor. Avrupa Parlamentosu Başkanı Schulz, endişeli olduklarını söylerken yardımcısı hükümetin zulmü yeğlediğini belirtiyor. ABD keza...

İçeride dışarıda operasyonlara bu denli şiddetle karşı çıkışların nedeni, acaba Bay RTE’nin on iki yıldır gevelediği saçma sapan gerekçeler değil herhalde.
Bütün çabalarının17/25 Aralık sürecinde bir veba mikrobu gibi ta hükümetine dek bulaşan rüşvet ve yolsuzluk dosyalarının üstünü örtmek olduğunu artık içeride dışarıda yadsıyana rastlanmıyor. Ya da yıllarca ne istedi ise verdim dediği kankası Gülen’in artık ülke içindeki yapılanması ile başa çıkamamaktan ileri gelen bir savaşa girişiyor.

Bugün baksın iç ve dış medyaya, operasyonların gerçek demokrasiyi tehdit eden bazı gizli girişimleri önlemek amacını taşımadığını…

…bilakis operasyonların bir zamanlar vazgeçemediği dostu Gülen’i vebasın özgürlüğünü yok etmeye yönelik girişimlerinin yeni bir parçası olduğunu yazdıklarını görecek…

…Ya da baksın Saray’daki aynalardan birine; operasyonların temel hedefinin Gülen’e duyduğu kinden kaynaklanan, intikam peşinde koşan, artık devlet adamı diye de söz edilmeyen bir siyaset adamıyla, yani badem bıyıklı ile karşılaşacak!

***

Sıkıştı mı iktidarını muhafaza edebilmek için toplumun duyarlı olduğu bir konuyu sürekli istismar etti. Sosyal, toplumsal eylemleri, örneğin Gezi eylemlerini, ta kendisine ve oğluna uzanan dört bakanlı rüşvet ve yolsuzluk ile ilgili 17 Aralık operasyonlarını hükümete darbe diye yorumlayıp yutturarak seçmen avında kullandı. Darbe, darbe... Şimdi de Gülen ve cemaat darbesi. Peki ama nerede bu darbe iddialarının belgeleri, kanıtları?

Yokk! Örneğin Gülen’i mahkemeye çekecek kanıtlar olmadığı için elinde, şimdi yakın uzak ona taraflı gazetecileri içeri atıyor.

***

İçlerinden biri örneğin talimatlar Pensilvanya’dan geliyor diyecek olsa…
…İşte devlet içinde devlete paralel yapı ve bu yapıya polis ve savcıları da ortak ederek, yandaşlar bularak darbe yapmaya hazırlanan Gülen diye ortaya fırlayacak!

Bu operasyonların asıl amacı Gülen’i suçlu duruma düşürecek kanıtları bulmak! Ötesi fasa fiso! Bu nedenle zaten adamın basın özgürlüğü anlayışı, ancak kendi ve peşi sıra giden sürgiti AD’nin konuşmaları, davranışlarının yayımlanmasıyla kısıtlı.

Bu ülkede basın özgürlüğü var diyorsa buna inandığı için değil, demokrasiyi bu ülkede içe dışa varmış gibi göstermek içindir…
Bu, her alanda kullandığı idarei maslahatçı zihniyetinin eseridir.

***

Bir kez daha yazalım.
RTE iktidardan gitmedikçe bu ülke ne gerçek demokrasiyi, ne de demokrasinin gereği özgürlükleri görebilir.

Kin ve intikam duygularını tatmin etmek için kendi hesabına çalışacak polis ve savcı ekipleri tezgâhladı. Uydurma darbe iddiasını, demokrasinin olmayan varlığını kanıtlamak için…

Demokrasinin ve özgürlüklerin temel koşulunun var olmadığı bir ülkede gerçek demokrasiden söz edilebilir mi?

Elbette edilemez ve Türkiye’de demokrasinin var olmadığının son kanıtlarını yaşadık, yaşıyoruz: Zira RTE, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nda, Yargıtay’da ve Danıştay’da üye sayısını artırarak ve yeni daireler kurarak yargıyı ele geçirdi.
Sırada Anayasa Mahkemesi var!

***

Bu ülkenin cumhurbaşkanı kendisini sultan gördükten sonra…
Şimdi de başbakanı bir konuşmasında Osmanlı veziri azamlarını halef-selef görerek sadrazamlığını ilan ettikten sonra..
…Bu kafalarla bu ülkede gerçek demokrasi ve özgürlükler olacak ha?

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.